Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Ne mutlu, Atatürk'ümüz var..

Yani nasıl bir tesadüftür bu iki gece arka arkaya gelen programım.. İki Süreyya programı..
Salı gecesi sinemaya gittik.. Süreyya'yı Taşlamak / The Stoning of Soraya filmine..
Çarşamba gecesi, bu defa Süreyya salonundaydım, Kadıköy'de.. İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı Bale Bölümü öğrencilerinin yıl sonu gösterisinde..
..Ve de Türkiye'nin nerelere gidebilecekken, oralardan ebediyyen uzaklaşıp, nasıl uygar, nasıl çağdaş bir ülkeye dönüştüğünü arka arkaya bu iki gecede, önce kanım donarak, sonra coşarak gördüm, yaşadım ve Atatürk'ü bir kez daha damarlarımda dolaşan kanın her damlasında hissettim..
Çarşamba gecesi başımı yastığıma koyarken azılı Atatürk düşmanı Lloyd George'un 1922'de İngiliz Parlamentosu'nda "Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dâhi, çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemal'in dehasına karşı elden ne gelirdi" deyişini düşünüyordum.. Hazla, keyifle, mutlulukla...
Süreyya'yı Taşlamak, Humeyni devriminden sonra İran'da yaşanmış gerçek bir olaya dayanıyor.
Koca, 14 yaşında bir kıza tutulunca, dört çocuğunun annesi Süreyya'dan kurtulmak istiyor. Aslında ikinci eşi de alabilir ama geçindirecek gücü yok. Bu yüzden onu yok etmek istiyor. Köyün muhtarla birlikte eş yöneticisi Molla ile işbirliği yapıp, Süreyya'yı zina yapmakla itham ediyor. Cezası taşlanmak. Süreyya kendisinden emin. Muhtara "Köy benim nasıl namuslu bir kadın olduğumu bilir. Kanıtlayamazlar" diyor. Muhtar geçerli şer'i yasayı söylüyor Süreyya'ya..
"Erkek kadını itham ederse, kadın suçsuzluğunu kanıtlamak zorundadır.. Kadın erkeği itham ederse, erkeğin suçlu olduğunu kanıtlamak kadına düşer.."
Yasa önünde kadının durumuna bakar mısınız?. Ve de iki şahit yetiyor, kadını suçlayan erkeğe, kanıtlamak için. Biri zaten davacı, kocanın kendisi.. Biri de tehditle satın alınan bir zavallı..
Süreyya'nın taşlanarak ölüm kararı, köy mahkemesinden anında çıkıyor.. İtiraz falan yok. Bir saatte de infaz..
Seyretmesi gerçekten güç, çok sert çekilmiş taşlama sahneleri başlıyor.. İlk taşı öz babası atıyor. İkinciyi kocası.. Üçüncü ve dördüncüyü, öz oğulları..
Film mi, palavra mı?.
You Tube'da, ya da Google'a girin.. "Stoning / Taşlama" yazın, bazı İslam ülkelerinde, Afganistan, İran, Somali ve daha başka yerlerde nelerin olduğunu görün..
Kadını bu rezil köle durumundan çıkaran, ona erkekle eşit haklar veren Medeni Kanunu, "Suçu kanıtlanana kadar herkes masumdur" ilkesine dayalı Ceza Yasası'nı bu ülkeye getirerek, en büyük hukuk devrimini gerçekleştiren Atatürk'e ve adını uluslararası hukuka altın harflerle yazan, (Bozkurt- Lotus davası, ders diye okutulur) unutulmaz Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt'a neler borçlu olduğumuzu bir kez daha anlamanız için bu filmi görmeniz gerek.
Keşke Süreyya'yı Taşlamak'ı imkân olsa, kent kent, kasaba kasaba, köy köy dolaştırsak ve herkese, özellikle de kadınlarımıza izletebilseydik..
Ertesi akşam Kadıköy Süreyya'da gencecik dansçılarımızı izledim.. Atatürk'ün başlattığı sanat hamlesini devam ettiren kurumların başında gelen İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı Bale Bölümü öğrencilerinin insanın göğsünü gururla, heyecanla ve umutla dolduran gösterilerini..
Atatürk devrimlerini yaşamasak Süreyya olabilecek genç kızlarımızın, eşit, özgür ve çağdaş bireyler olarak nasıl harikalar yarattıklarına şahit oldum.
Yazacağım.. O muhteşem geceyi ayrıca yazacağım..
Bugün sadece bir farkın altını çizmek ve o farkı yaratan büyük adama minnet ve şükranlarımı sunmak istiyorum..
Teşekkürler Atatürk..
Ne mutlu bana ki, sana sahip bir ülkenin evladıyım!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA