YAZARA MAİL GÖNDER 2013 Barış yılı olacaksa..

YAZARLAR

Başbakan, 2012'nin son konuşmasını Urfa'da yaptı ve terör örgütü için
"Silahları gömsün, fikriyle konuşsun" dedi.. Haberi Antalya'da okurken "İşte Türkiye'yi kurtaracak ilke" dedim.. "Dönünce altını çizmeliyim.."
Silahları bırakıp, fikirle konuşmak!.
Söylemesi kolay da yapması zor.. Zorluğu aşacak, herkese aştıracak kim?. Başbakanın kendisi..
Fikirlere değer verirsen, insanlar fikirleriyle savaşı yeterli görmeye başlarlar..
Bu bir..
İkincisi.. Söylediklerine önce kendisi örnek olmalı..
Yani!..
Silahları önce başbakan bırakmalı..
Başbakanın silahı ne?.
Söylemleri.. Aslında en büyük, en yaralayıcı, en vurucu silah değil mi, dil?..
"Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez" demiş eskiler.
Yüzde 47 oyla, seçimi silmiş süpürmüş, Meclis'e tek başına iktidar olarak girmiş.. Yapılan son anketlere göre oy oranı yüzde ellileri aşmış. En yakın rakibi CHP'nin iki mislinden fazla..
Yani..
Yumuşama ve yumuşatma için her şeye sahip.. 2013, Başbakan Erdoğan'ın "Öfke yılı" 2012'den farklı olmalı.. Başbakan Erdoğan 2012'de sadece kendisine oy verenleri değil, 75 milyonun hepsini kucaklamalı..
Türkü, Kürdü, Ermenisi, Rumu.. Daha kimi varsa..
CHP'li, MHP'li, BDP'li.. Daha kimi varsa..
Sünnisi, Şiisi, Alevisi, Hıristiyanı, Yahudisi.. Daha kimi varsa..
Bu ülkede yaşayan, bu ülkenin pasaportunu taşıyan herkesi kucaklamalı..
"Öteki" ilanlarını bırakmalı.. "Biz" demeli.. "Hepimiz, biziz, biz!.."
..Ve artık sadece "Barış" konuşmalı..
Bunun işaretlerini de fazlasıyla verdi.. Yargının bitmez tükenmez tutuklama kararlarını eleştirmesi, Dördüncü Yargı Paketinin en kısa zamanda çıkacağını açıklaması..
Şerafettin Elçi'nin cenazesinde, en önde saf tutması.. .
.Ve en güzeli..
Ahmet Türk ve Ayla Akat'ın İmralı ziyaretleri!..
2013'e umut dolu girmek için bu yeterdi aslında..
..Ve CHP, hemen, gelişmeyi desteklediğini açıkladı.. Bu da çok önemliydi. Ana muhalefet, "Barış"ı, seçim aleti olarak kullanmayacağını gösteriyor ve iktidara "Yanındayız" diyordu.
Başbakana 2013'ün ilk yurt dışı gezisine çıkarken "İktidara yeni bir kredi açıyoruz" diyen Kılıçdaroğlu'nu sordular..
Yanıt verdi.. "Kendisi muhtac-ı himmet bir dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede...
Sen nereye kredi vereceksin, sen krediye muhtaçsın.
Hangi krediyi vereceksin? ..dürüst olması lazım, dürüst değil. Hâlâ doğru olmayan, dürüst olmayan.. açıklamalar yapıyor.
Eğer samimiyse dürüstse.. buyurun bu çalışmayı yapalım, ama dürüst olalım.."
Şimdi "Buyurun bu çalışmayı yapalım" dediğiniz bir lidere ve guruba, bu tarz hitap ederseniz, "Beraber çalışma" şansınız olur mu?.
Başbakan güçlü.. Başbakan korkusuz.. Başbakanın seçim kaygısı yok..
O zaman, öyle ya da böyle, uzatılan bir eli yakalayıp sıkması mı gerek, yoksa terslemesi mi?.
Anlayışlı, hoş görüşlü ve kucaklayıcı olma görevli, güçlülere düşer..
Bu ülkeye barış, bu ülkeye huzur gelirse, bundan en çok yararlanacak olan iktidar olacaktır. O zaman, uzatılan eli sımsıkı yakalamak, ayrıca iktidarın menfaatinedir de..
Başbakan ve danışmanları, iyi, çok iyi düşünmeli!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.