Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kemal Kılıçdaroğlu bu yaştan sonra "Halkçı Liderlik" nedir öğrenebilir mi?.
Sanmam..
O zaman ikinci soruya aslında gerek bile yok ya..
"Bu Kılıçdaroğlu, CHP'yi iktidara taşıyabilir mi?.."
Yesin içsin dua etsin, bu ülkenin koşulları sayesinde kendisine çoktan yeten ana muhalefet liderliğini sürdürür gider..
Koşullar belli..
Öyle bir Siyasal Partiler yasamız var ki, bir kez partiyi ele geçirdiniz mi, ortaya kasetler çıkmazsa, kimse size bir şey yapamaz artık..
Öyle bir seçim yasamız var ki, BDP, baraj yüzünden seçime parti olarak giremez ve CHP'yi geçemez..
Öyle bir MHP var ki.. Birinci parti olma yolunda giderken, partiyi barajın altına düşürmüş, bozguna uğrayınca Aykut Kocaman gibi istifa numarası yapmış. Adam kıtlığı varmış gibi, yeniden getirmişler.. Yeniden barajın altına doğru yürüyor.
Bakın, iktidarın başı Recep Tayyip Erdoğan'a kimse kızmasın.. Bunların hiç ama hiç birinde zerre katkısı yok.. Hepsini hazır buldu. O da geldi.. Kullanıyor..


***

Kılıçdaroğlu hakkında acımasız olduğumu söyleyenler var.. Az bile yazıyorum.
Başından sonuna, Başbakan'ın her sabah hazırladığı gündeme, balıklama dalıyor. Bağır Allah bağır.. Söv Allah söv.. Muhalefet yaptığını sanıyor..
Başbakan konuşuyor. 10 dakika sonra Kılıçdaroğlu, cevap yetiştiriyor.
Bugüne dek bir orijinal konu ortaya atmış, bir sorun çözmüş mü?.
Başbakan'ın yapay gündemine zerre aldırmayıp, halkın gündemine bakmış mı?. Onları analiz etmiş mi?. Çözümler önermiş mi?. Çözüm yolunda bir adım atabilmiş, bir adım öteye varabilmiş mi?. CHP onun geldiği günden bu yana tek parmak mesafe alabilmiş mi?.
İşi gücü, azamet!..
Etrafında bir kalabalıkla geziyor ki, geldiği yerde dikkat çeksin.. Bu mudur halkçı liderlik.. Bu mudur, halktan biri olmak..
Yahu partinin adı "Halk," ilkesi "Halkçı!.."
Bu mudur?.
Kılıçdaroğlu'nun halkın arasına karıştığını, onlardan biri olduğunu gören, duyan var mı?.
Gandhi'ymiş.. Sevsinler..
Millet Levent Kırca'nın usulüne saldırırken, esasta nasıl haklı olduğunu tek kişi yazmadı.
Bu ülkenin aydınları, sanatçılar, şairler, yazarlar, Tarık Akan, Edip Akbayram, Ataol Behramoğlu ve arkadaşları, "Sanatçılar Girişimi/ Reddediyoruz/
Ferman Padişahın Ülke Bizimdir" diye Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir etkinlik düzenlemiş.. Yani muhalefet için bire bir, ısmarlasan olmaz bir hazırlop..
Konuşmalar başlıyor.. Sıra Levent Kırca'ya geliyor.. O ana kadar ortalarda görülmeyen Ana Muhalefet Lideri ve şürekası, paldır küldür salona giriyorlar. Efendim Kılıçdaroğlu'nun çok yoğun işleri varmış.. Kalamazmış. Sıra mıra boş verilsin, kürsüye o çıksınmış..
Levent'i kenara alıyorlar. Kılıçdaroğlu aklınca şovunu yapıyor ve çekip gidiyor. Kimseyi dinlemeye, orada beş dakika oturmaya tenezzül etmeden..
Yani orada yapılacak konuşmalarla ilgisi yok. Onlardan yararlanma gibi bir niyeti yok. Tek amacı, şov yapıp gitmek..
Kalsa.. Bir kaç saat için o aydınlardan biri olmayı denese, halk olamıyor madem..
Halkçı, aydın lidere bakar mısınız?. Politika buysa, ben Siyasal Bilgiler'de boşuna okumuş, 55 yıl boşuna gazetecilik yapmışım..
Levent öfkeyle kürsüye fırlayınca, benim sevgili medyam esası unutuveriyor. Levent'e vurmak kolay.. Daha da cazip..
Beşiktaş Belediyesi İlhan Selçuk anıtı yapmış.. Kılıçdaroğlu açacak.. Davet ettiler, gittik tam saatinde.. Bir saat Kılıçdaroğlu'nu bekledik, gene etrafında bir yığın kişiyle şov yaparak geldi.. Yüzlerce insanı, halkı bekletti, halkçı lider.. İşleri yoğun ya..

***

Daha iktidar olmadan azametinden geçilmiyor, hazretin.. O zaman niye, söyler misiniz niye ona oy verelim?. Gelirse ne değişecek, neyi değiştirecek ki?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER