YAZARA MAİL GÖNDER Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

YAZARLAR

Abuzittincim,
Geçen gün bi yakınımızı ağrılarından dolayı "acil"e götürmemiz gerekti. Acil Servis deyince Ankara'da akla Hacettepe Hastanesi geliyor. Herkesin aklına aynısı geliyor olmalı ki bi gittik, öfff, ana baba günü. Bi karmaşa bi keşmekeş. Hasta diye hasta sahibini ameliyata götürebilirler yani.
Neyse, güçlükle ilk formaliteler tamamlandı.. İyi de hasta iki büklüm, sancısı var. Bi iskemle, tabure olsa da oturtsak.. Veya bi sedye. Yok Abuzittincim. Oraya git yok, buraya git yok. Hani yağmurlu havalarda nasıl taksiler yok olur, burada da iskemleler, sedyeler yok kardeşim. Biri çıksa, tabure ile sedye kiralasa valla seneye kalmaz köşeyi döner!
Uzun çabalardan sonra sedye bulundu. Hastamızı yatırdık, bekle ki doktor gelsin. Gelemez Abuzittincim, sanki bütün Ankara orada.. Doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar, koşturup duruyorlar. Habire de yeni hasta geliyor. Hangi birine baksınlar.. Biri ".. yetişin ölüyooo!" diye bağıracak ki oraya yönelsinler.
Ben şahsen Sağlık Bakanımızı severim. Kasıntı değildir. İyi işler de yapmıştır. Eminim sokaktaki insanların çoğu da kendisini sevip sayıyorlardır..
Mesela benim köyümdekiler, telefonla hastaneden randevu alabileceklerini hayal bile edemezlerdi. Sistem devreye girdiğinde de bi süre inanamadılardı.
Şimdi burnu sızlayan "alu doğtor beğ.. burnum aki.." doğru hastaneye. Şu anda köydeki sosyal hayatın en büyük lüksü bu.
Lakin, büyük şehirlerde durum karışık. Hele acil servisler, içler acısı.
Özellerin acillerindeyse " .. bizde uzman hekim yok!" diyebiliyorlar. Yani nazikçe "başka kapıya!" Onların bambaşka bi işleyişleri var zaten. Mesela bi işci emeklisi gitti, özelde göz ameliyatı oldu diyelim. Ameliyatın maliyeti (çok komplike değilse) 1250 lira. SGK bunun 750'sini ödüyor.. Ya gerisi ? "Arkadan dolanma" diyorlar. Özeti, faturaya yapılmamış bi sürü şeyi ekle! Bunun bi kısmı hastadan (bazı bazı bu kallavi bi kısım da olabiliyor) gerisi SGK'dan alınıyor. Ve de habire büyüyen sosyal güvenlik açığı. Eski parayla 70 katrilyon. Ben bunu Obama'nın ödeyeceğini hiç sanmıyorum. Marmaris'te benzinin litresi 5 liraya dayandı!
Sevimli Bakanımızın, giderayak, verdiği müjdeyse çok çarpıcı Abuzittincim. Artık tüm hastanelerde "telefonla randevu" sistemi uygulanacak. Koridorlarda beklemek yok.. Doktorlar hasta başına 9 buçuk dakika ayıracaklarmış. Peki nasıl olacak bu.. Hekimlerin performans durumu da var. Ne kadar çok hastaya bakarsa o kadar prim alıyorlar. Telefonla randevu başlarsa, hesapladım, non stop çalışmaları lazım. Tuvalete bile gidemezler!
Zaten doçentler Bakana küs, hastaya bakmıyor. Proflar daha da küs. Hiç ilgilenmiyor. E peki asistanlar da tutmaktan prostat olursa, hastalara kim bakacak Abuzittincim? Yoksa Başbakan baktı ki durum kritik Bakanı ondan mı kabine dışı bıraktı?
Münasip yerlerinden öperim kardeşim.

Güneş. tecelligunes@yahoo.com.tr

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.