YAZARA MAİL GÖNDER Tekin de gitti.. Büyük Tekin!..

YAZARLAR

14 Şubat yazıma "Hayat sana teşekkür ederim" diye nokta koyarken, karşımdaki ekrana bir "Son dakika" düştü..
"Tekin Akmansoy'u kaybettik.."
Hayata teşekkürümün bir sebebi de oydu.. Tekin Akmansoy'un dostu olmak nasıl bir lütuftu bana..
Bizim salı gurubunun asli üyelerindendi. Her salı gelir, ayrıca Ertekin'in Ortaköy'ü, bizim ihtiyarın 15 günde bir değişen (Ayşe (Özyılmazel) ne güzel yazmıştı geçen gün) fikirleriyle ayağımızı kesene dek, hemen her gün buluşurduk.. Dünyalar tatlısı ve yorulmaz savaşçıydı.. Her defasında bir projeyle gelirdi. TRT başta, çeşitli kanallara yaptığı teklifleri anlatırdı..
Onun için emekli olmak yoktu.. 87 yaşındaydı, sahneye çıktığında ve bir buçuk saatlik oyunu hem de nasıl oynadığında.. Yazmıştım..
Tekin'i tanıdığımda, daha doğrusu, sadece sesiyle tanıdığımda ortaokul öğrencisiydim. 50'li yılların başları.. Antakya.. Pazar sabahları aileyi radyo başına toplardı pazar skeçleri.. Tekin orda, Anadolu şiveli uşağı öyle seslendirirdi ki, sevgilisi olmuştu ailenin.. Babam hiç kaçırmaz, bize de kaçırtmazdı..
Sonra Ankara'ya tayin olduk.. Tekin'i tiyatroda izlemeye başladık.. Harikalar yaratıyordu, klasiklerde, çağdaş oyunlarda, trajedilerde, komedilerde..
Benim en unutamadığım rolü My Fair Lady'de oldu.. Önce Eliza'nın babasının dört serseri arkadaşından biriydi.. Sonra Şahap'ın, Büyük Şahap Akalın'ın yerine Bay Doolittle oldu.. O Şahap ki, sahnede ve filmdeki büyük oyuncu Stan Halloway'den iyiydi. Tekin'in onun ardından gelmesi talihsizlik değil miydi?.
Tekin role Tekin yorumu getirdi.. Harika oynadı, söyledi, dans etti.. "Aman nikâh kalmasın/ Get me to the church on time" sahnesini hâlâ unutmam..
Tüm Türkiye'nin sevgilisi olmasını Kaynanalar sağladı. Yazmış, kadroyu kurmuş, yönetmiş, oynamıştı. Türk televizyonlarının efsane dizisi Kaynanalar yıllarca çeşitli ekranlarda kaldı..
Ramazanlar, bayramlarda Meddah geleneğini yaşatan iki kişi vardı.. Erol Günaydın ve Tekin.. İşte asıl şimdi, son meddah da gitti..
Son büyük işi NTV'ye yaptığı klasikler dizisi oldu. Dünya tiyatro tarihinin en seçkin eserlerini bugünkü gençlere tanıtmaktı amacı.. Günümüz tiyatroları artık klasikleri oynamıyordu. 2.5, 3 saat süren oyunları televizyonların yayınlaması da söz konusu değildi. Tekin harika bir mizansenle, oyunu özetliyor, ruhunu anlatıyor, en önemli sahnelerini de, dekoru kostümüyle tekrarlıyordu. Tiryakisi olmuştum.. NTV nedense bu harika diziyi sahiplenmedi. Bana gelip "Bitirdiler" derken nerdeyse ağlayacaktı..
"Emekli olmak, oturmak onun işi değildi" dedim ya.. Hemen kolları sıvadı, yeni projeler üretmeye başladı.. Üretiyor ve bize anlatıyordu, bıkmadan, usanmadan ve yorulmadan..
Carl Ebert'in öğrencilerindendi o da..
Macide'nin ardından, Tekin de gitti..
Ağlasam, sesimi duyar mısınız, satırlarımda..
O zaman ellerinizi gazeteden çekin..
Çekin ki, ıslanmasınlar!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.