YAZARA MAİL GÖNDER Keyfinize bakın gitsin!..

YAZARLAR

Yani bu aptal tartışmadan bıkmadık, yıllardır.. 1981'in şubat ayıydı, o sene yayınlanmaya başlayan Erkekçe'nin ikinci sayısında (şubattı aylardan) Sevgililer Günü'nü ortaya attık.. Böyle bir günün olduğunu Holly öğretmişti bana.. 1974 yılında arkadaşlığa başladığımızdan beri her 14 Şubat'ta üzerinde en güzel aşk laflarının yazıldığı kartlar, ille kırmızı ambalajlı çikolatalar getirirdi. Hediyeler de alırdı..
Yahu o zaman zaten ikimiz de üç otuz para kazanıyor, ay sonunu zor buluyoruz.. Yıl sonu en zorlu aylarımız.. Benim doğum günüm, onun doğum günü, Holly'nin vazgeçilmezleri, Thanksgiving Day ve Noel.. Tabii yılbaşı.. Hepsi kasım ve aralıkta.. Ocak ayında bir nefes almaya çalışırken, bu 14 Şubat..
Ama el mahkum.. Holly istiyor.. İstemekle kalmıyor, büyük bir sabırla, beni de ikna ediyor, yıl yıl..
Öyle etti ki, şubat 1981 Erkekçe'de Sevgililer Günü'nü Türkiye'ye sunmaya karar verdik.. Holly'nin sağladığı kitaplar, dergiler, makalelerin hepsini Erkekçe'nin tüm imzasız yazılarını kaleme alan Kurthan Hocaya (Fişek, nur içinde yatsın) verdik. Harika bir sunum yazdı. Kapağa koyduk..
Dergi 100 bin satıyor ama yetmez, geniş kitlelere duyurmaya.. Her büyük gazetede arkadaşlarımız var.. Onlara bol malzeme verdik.. 14 Şubat öncesinde ve gününde büyük gazetelerin hemen hepsinde yazılar çıkmasını sağladık.. Dahası..
Yakın dostumuz Deniz Adanalı, o zaman Vakko'nun Halkla İlişkiler Müdürü.. Beyoğlu'nda da harika bir mağazaları var, alt katında muhteşem vitriniyle..
"Bir Sevgililer Günü vitrini yapın" dedim ona.. Gün hediye günü.. Vakko da hediyenin en iyisini satan yer değil mi?.
Deniz işe bizden fazla sarıldı.. Sonrasını biliyorsunuz?.
Bugün hemen her gazete, şubat ve mart maaşlarını, Sevgililer Günü için yaptığı özel eklere gelen reklamlarla ödüyor.. Geçen hafta açıklandı. Bu yıl 14 Şubat ekonomiye bir milyar liralık hareket getirecekmiş..
İşin romantik yanı ayrı.. Bir de böyle ekonomik durumlar var yani..
Peki o zaman tartışma neden?.
Efendim bir takım insanlar böyle özel günlere inanmazlarmış.. Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü neymiş..
Eee.. İnanmasınlar.. Bu inanmamak onlara tasarruf da sağlıyor. İnanmadın mı, hediye almama bahanen hazır..
Efendim, böyle günler kapitalizmin, tüketim tuzaklarıymış..
Hepimiz o yollardan geçtik bir zamanlar.. Solculuğu klişeler sanır, ezberlerimizi bozmamak için elimizden geleni yapardık. Bizim gibi savaş sonrası yokluk yıllarının "Tasarruf Marşları" ile büyüyen kuşakları hele "Tüketim"in lafından bile nefret ederdi. Ama devir değişti. Şimdi en büyük felaketin tüketimin durması olduğunu yaşayarak öğrendi herkes. 14 Şubat diye yaptığınız her harcamanın, hediyelerden, mesela akşam yemeği davetlerine, yanan mumdan açılan şaraba, bir ailenin karnını doyurduğunu öğrendik..
Efendim, Müslüman ülkede salyangoz satılır mıymış?. Sevgililer Günü, Hıristiyan Azizi Valentine'in günüymüş.. Bize neymiş?.
Yahu, bayram işte.. Yılbaşı da öyle değil mi?. Roma İmparatorları Hıristiyanlığı kabul edince, Avrupa'nın dört bir yanına yayılmış paganlarla ters düşmemek için onların bayramlarını aynen almışlar. Ucuna bir "Hıristiyan kulp" takmışlar ki, millet alıştığından vazgeçmesin. Hıristiyanlığı daha kolay kabul etsin..
O zamanın koşullarında tutmuş da taktik..
Bugün "Yılbaşı kutlanıyor, Sevgililer Günü kutlanıyor" diye din değiştiren bir kişi gördünüz mü?.
Yahu isteyen kutlar, istemeyen kutlamaz.. Herkesin keyfi kendine.. Ama 30 yıldan beri, bir santim ilerlemeden dön dolaş her şubat ayında ayni şeyleri ortaya atmaktan bıkmadık mı?. Yahu konu sıkıntısı mı var?.
Sevgilim yok ama anılarım yeter!.
Bugün benim Sevgililer Günüm!.. Kime ne?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.