YAZARA MAİL GÖNDER "Hey" gidi günler hey!..

YAZARLAR

Hey Dergisi, efsaneydi bu ülkede.. Büyük kentlerde yaşayan her gencin elinde, cebinde görürdünüz mutlak.. Kuzen Doğan Şener, Milliyet Magazin Müdürü iken başlattığı haftalık Hafif Müzik sayfalarını geliştirmiş ve dergiye dönüştürmüştü. Hey bir okul oldu.. Kimleri kimleri yetiştirmedi ki.. Başta, genç yaşta kaybettiğimiz Yener Süsoy, halen Takvim'de keyifle okuduğum, yaşayan en iyi röportaj yazarlarından Arda Uskan.. Ve de Hulusi.. Hulusi Tunca..
'Hey Gidi Günler / Bir Best Offf Çeksem/ 70'li Yıllar" adlı kitabının ikinci cildini de yazmış, Hulusi. İlk kitapta 70'li yılları anlatıyordu. İkincisi 80'li yıllar..
Hulusi kitaplarını HEY'de yayınlanan röportajlarından derliyor.
İkinci ciltten bana seçip yolladığı röportaj güncel.. 2013'te de güncel.. Geçen ay İstanbul'da harika bir jübile ile sahneye çıkan ve yıllar sonra yeniden gündeme gelen Durul Gence "Arabesk" üzerine konuşmuş, o zaman. O yıllarda başlayan tartışma 35 yıl sonra hâlâ devam ediyor, iyi mi?.
"Türkiye'nin sorunları var mı" diye sormuş, Hulusi..
"- Olmaz olur mu?.. Başka milletlerin yıllar önce çözümledikleri sorunları biz hâlâ çözememiş durumdayız. Üstelik müzikte yeni bir boyut aramak yerine yeni sorunlar yaratıyoruz."
"- Ne gibi?"
"Örneğin Arabesk.."
"- Sizce bir sorun mu bu?"
"- Hayır, Arabesk bir sorun değil, bir sonuçtur. 1960'lı yıllarda ilk pilli radyolar çıktığında radyolarımızın etkili yayın alanını araştırırsanız gerçeği görürsünüz. Düşünün, şehirdeyken çalışır halde aldığı radyosunu, köyüne götürdüğünde dinleyemeyen köylü ne yapsın..
Dinleyeceği ilk yayın, kendisine yakın olarak bulduğu ve o gün bugündür gümbür gümbür yayın yapan Arap radyolarıdır. Bu zaman içerisinde kente göç eden, iş gücü sahibi hatta milyoner olan birçok ailenin o gün doğan çocukları bugün 22 yaşındadır ve bu müzikle büyümüştür. Böylece Arabesk dediğimiz bu müzik, yine hepimizin seve seve yediği lahmacun gibi günümüz Türk toplumunun bir gerçeği ve bir parçası haline gelmiştir.."
"- O zaman siz Arabesk'in aleyhinde değilsiniz.."
"Değilim. Zaten Arabesk'in yanında veya karşısında olmak için çok geç. Önemli olan Arabesk ile müziğe başlayanların, geçirecekleri evrim sonunda yarının daha bilgili ve daha seçkin müzikseverleri haline dönüşebilmesini sağlamaktır. Bundan 25 yıl önce kendi kültürü içerisinde bir Arabesk'ten farklı değerlere sahip olmayan Rock'n Roll'ün giderek bir Beatles'ı ve bugünü öteki ünlü sanatçılarını doğurmuş olduğu gerçeğini unutmamalıyız.."
Hulusi, röportajın çıktığı haftanın Hey'indeki, Türkiye'nin her yanındaki plakçılardan gelen satış rakamlarıyla belirlenen "Haftanın Listesi"ni de yollamış.. (15 Kasım 1982) Bir o güne bakın, bir de bugüne ve müziğimizin nerden nereye geldiğine siz karar verin, isterseniz..
1. Aşıksam Ne Fark Eder (Nükhet Duru) 2. Zaman Zaman (Fikret Kızılok) 3.Bizim Diyar (Nil Burak) 4. Mum Işığında (Ahmet Selçuk İlkan) 5. Sevdim Seni (Ajda Pekkan) 6. Çocuklarımız İçin (Modern Folk Üçlüsü]) 7. Gülümseyişin (Salih Turan) 8. Mutluluğun Bedeli (Sezer Güvenirgil) 9. Koca Çınar (Coşkun Demir) 10. Firuze (Sezen Aksu).


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.