Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Abuzittincim,
Benim şef (Hıncal Uluç) "Bilader pazar sabahları şöyle neşeli şeyler yaz. İnsanlar keyifle okusunlar" der. Haklı.. Artık yaz da geldi, karanlık günler geride kaldı. Pazar sabahları keyifli şeyler yazmak lazım. Bu hafta akrepleri (!) yazayım dedim.
Esasında bu konu aklımda yoktu. Fakat dün, eşimle, Marmaris'ten köydeki evimize döndüğümüzde, kapıyı açar açmaz yan duvarda kocaman bi akrep gördük. Akrepler (adını yazarken bile insanın içi bi tuhaf oluyor) sabırlı mahluklardır, avlarını durdukları yerde bekleyerek avlarlar.. Herhalde bi örümcek mörümcek gördü onu bekliyor. Uzatmim Abuzittincim, hemen koşup böcek ilacını kaptım. Üzerinde "Anında öldürür" yazan spreylerden. Fıss, fıssss.
İlkin hiç oralı olmadı sonra "anında ölecek" olan büyük hızla yürümeye başladı.. Fıssss.. fısssssss! Gidiyor. Karım "Öldürsene şunu"diye bağırdı. Evet, fıslamakla olacak gibi değil. Sert bi şeyle üzerine vurmalıyım diye düşünürken akrep kapının pervazında bi çatlak bulup içeri daldı. Daldı ama tam da sığamadı. Kuyruğunun ucunu görebiliyorum. Fıssssss!
Artık yapabilecek başka şey yok. Herif orada duruyor. Ege, Akdeniz'de akrep bayağı vardır. Bizim köyde her yaz bir iki akrep sokması olur. Ben 30 yıldır oralardayım henüz akreple o şekilde teşerrüf etmedik. Ama tedbirli de davranıyorum. Rastgele taşları kaldırmam, kapılarda, camlarda sineklik telleri, bahçede tavuk. Biliyorsun tavuklar akrebi canlı yutarlar. Fakat akrepler genelde geceleri dolaşırlar tavuklar da geceleri uyur. Böyle bi ters durum var. Ve bu yaratıklar öyle dayanıklılar ki mesela o kovukta yemeden içmeden bir yıl yaşayıp, sonrada "Beni öldürmeye çalışan sen miydin?"diyip bi gece uyurken beni sokabilir.
Bereket, bu yörenin akrepleri, Doğu veya Güneydoğu Anadolu'dakiler gibi öldürücü değil. Can yakıyorlar. Ama gene de doktora gitmek gerek. Ama mesela ilk defa Adıyaman, da bulunan, Leiurus Abdullah Bayrami diye adlandırılan (Bu cinsi ilk inceleyen zoolog olduğundan Latincesinin yanına Abdullah Bayrami'nin adı da eklenmiş ) sarı cins akrep türü soktu mu derhal hastaneye.. Dünyanın en zehirlilerinden.. Şakası yok, götürür !
Ben pervazın yarığına iyice yanaşıp "Hemen öldürücü" ile fıslayıp duruyorum. Tam burnumun hizasından.. Başım dönmeye başladı. "Bi tuhaf oluyorum" diyip koltuğa çöktüm. Fıslarken ben zehirlendim akrep hala yaşıyor Abuzittincim.. Karım dışarı çıkardı. Akrebi unutup kendi derdimize düştük. Bol oksijen iyi geldi. Tekrar içeri girdiğimde, akrep ordan çıkmış, bi 70' liği susuz devirmiş gibi yalpalayarak yürüyor. Bi kaç adım daha attı pat yere düştü. Karım işi sağlama bağlamak için pabucunun topuğu ile üzerine vurmak üzereyken "Dur" dedim. "Bu kadar dayanıklı bi yaratığa saygı duymak lazım. Ezme!"
Ölü akrebi şöminenin maşası ile ucundan tutup bahçede uzak bi köşeye gömdüm, ama zehrini püskürten kuyruğunu kopardım. Canlanır manlanır!
Benim şef biliyorum "...gene şu pazar günü iç açıcı bi yazı yazmadın" diye kızacak. Farkındayım yaşlandıkça huysuzlaşıyorum. Haftaya eğlenceli bi şi bulmak için şimdiden düşünmeye başladım..
Münasip yerlerinden öperim Abuzittincim.
Kardeşin Güneş. tecelligunes@yahoo.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER