YAZARA MAİL GÖNDER Cumhurbaşkanı İstanbul'a sahip çıktı!..

YAZARLAR

Önceki gün, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e bir açık dilekçe yazmış ve İstanbul trafiğinde yaşanan rezillikler ve bu rezilliklerle ilgili artık dağları aşan ve halkın devletine ve polisine inancını sarsan boyutlara ulaşan rüşvet dedikodularını araştırmak üzere kendisine bağlı Devlet Denetleme Kurulu'nu göreve çağırmasını dilemiştim.
Yanıt yıldırım gibi geldi..
Öğle üzeri Cumhurbaşkanı Basın Danışmanı Ahmet Sever aradı ve "Sayın Cumhurbaşkanı yazınızı sabahın ilk saatlerinde okudular ve Devlet Denetleme Kurulu'na 'İnceleyin. Bu konu yetki alanınıza giriyorsa, derhal gerekenleri yapın' talimatı verdiler" dedi..
Bu konuda İstanbul Valisi, İstanbul Belediye Başkanı, İstanbul Emniyet Müdürü'ne hitaben yığınla yazmış ve tek satır yanıt almamıştık. "İstanbul sahipsiz" diye bas bas bağırmıştık. Gene umurlarında olmamıştı. Çünkü onlar İstanbul'un Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü değillerdi.
Maaşlarını vergileriyle ödeyen İstanbul halkına karşı zerre görev duyguları yoktu.
Cumhurbaşkanı'nın gün bile değil, saatler içinde tepki göstermesi, dilerim bu kentin atanmış ve seçilmiş yetkililerine de örnek olur, ders olur.
Ahmet Sever "Sayın Cumhurbaşkanı trafik konusunda çok hassas.. Kuralların uygulanmasına örnek olmak istiyor. Örneğin, makam arabasının arkasında oturmasına rağmen emniyet kemerini bağlar" dedi.
Oysa İstanbul'da trafik polisleri önlerinden geçen, Emniyet kemeri açık, bir elinde telefonla konuşarak araba kullananlara, hele servis şoförü iseler hiç karışmazlar.
Sever "Sayın Cumhurbaşkanı İstanbul trafiğinin ne durumda olduğunu yakından bildiği için, çekilen sıkıntılara, yeni sıkıntılar eklememek için çok hassas davranır.
İstanbul'da mümkün olan en küçük konvoyla hareket eder. İstanbul Emniyet'inden yolların sadece son anda, geçerken açılmasını, saatler önceden tüm güzergahın trafiğe kapatılmamasını özellikle ister. İstanbul içi hareketlerinde mümkün olduğu kadar deniz araçları ve helikopter imkanlarını araştırır" dedi.
Bu kentte valinin kızı için Nişantaşı'nda hem de Vali Konağı Caddesi'nin kapatıldığını ve kerime hanımefendinin eskortlu arabasıyla ters yönden nasıl gelip geçtiğini, gözlerimle görmüş ve yazmış bir gazeteci olarak, bu duyarlığa şaşmamam elde değil.
Dilerim, İl İdaresi Yasası'na göre, ilde devletin (Yani Cumhurbaşkanının) temsilcisi olan İstanbul Valisi gereken mesajı almıştır.
Dilerim İstanbul Emniyet Müdürü her fırsatta halkın üzerine sürdüğü polislerin aslında bu halkın polisleri olduğunun farkına varmıştır.
Devlet Denetleme Kurumu yetkilileri, İstanbul trafiğini katleden servisleri ve bunlara belediye ve trafiğin alabildiğine müsamaha göstermesinin sebepleri konusunda dolaşan feci dedikoduları araştırmanın görevleri arasında olduğuna her halde karar vereceklerdir.
TRT'ye, program başı 300 liraya "Tele Pazar" yapan Hıncal Uluç'un kurumu soyduğu iddialarını araştıran kurum, böylesi bir rezalete seyirci kalabilir mi?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.