YAZARA MAİL GÖNDER Amerikalılar, Yunus Emre ilahilerini bir okudu ki..

YAZARLAR

Önde bir senfoni orkestrası.. Bizden. Cemal Reşit Rey Senfoni.. Arkada bir harika koro.. Onlar bizden değil.. Amerika'nın bol ödüllü, en ünlü korolarından biri.. Jonathan Griffith kendi adıyla bilinen koroyu yönetiyor.. Ve Amerikalılar harika bir Türkçeyle Yunus Emre'nin ilahilerini söylüyorlar..
"Allah!.. Allah!.. Allah.." diye bağırıyor Amerikalılar, düşünebiliyor musunuz?.
Rus Kızıl Ordu Korosu'ndan, Itri'nin melodileriyle Tekbir'i dinlerken nasıl heyecanlandığımı hatırlıyorum. Şimdi de Ahmet Adnan Saygun'un notalarıyla Amerikalılar Yunus Emre ilahileri söylüyor, ne güzel..
Saygun, Yunus Emre Oratoryosu'nu Atatürk'ün 1 Kasım 1934 Meclis Açış nutkundan çıkarak bestelemişti.
"Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musiki değişikliğini alabilmesi, kavrayabilmesidir. Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki yüz ağartıcı değerde olmaktan uzaktır. Bunu açıkça bilmeliyiz. Ulusal, ince duyguları, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir an önce genel musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu şekilde, Türk ulusal Musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.."
..Ve işte amaç buydu.. Amerikalılar, Amerika'da Yunus Emre söylüyorlardı.
Asıl sürpriz sonda geldi... Bir Amerikalı besteci Christopher Tin de bir Yunus Emre bestelemişti. Orkestra ve Koro, biste "Haktan gelen ses" adlı bu ilahiyi seslendirdi. Solo kemanda Düsen Kaseinov vardı.. Kazakistan'da Kültür Bakanlığı yapmış bir sanatçı.. Ve koro sanki bugünler için yazılmış gibi duran dizeleri haykırdı..
Yunus'un evrenselliği de bu değil mi zaten..
"Haktan gelen şerbeti içtik elhamdülillah
Şol kudret denizini geçtik elhamdülillah
Kuruyuduk yaş olduk, ayak olduk baş olduk
Kanatlandık kuş olduk, olduk uçtuk elhamdülillah
Beri gel barışalım, yad isen bilişelim
Atımız eğerlendi, eştik elhamdülillah."
Bu konserleri organize eden de solo kemancı Kaseinov.. 1993 yılında Turgut Özal'ın düşünceleri ışığında kurulan Türksoy'un Genel Sekreteri.
Türksoy, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı.. Bugün Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dahil, 14 Türk Cumhuriyetini çatısı altında barındırıyor. Rusya Federasyonu da gözlemci üye. Amacı, Türkçe konuşan ülkelerin ortak kültürünü aralarında paylaşmak ve dünyaya yaymak.
2013, Türksoy'un 20. yılı.. Kutlamalar için Ahmet Adnan Saygun'un Yunus Emre Oratoryosu seçilmiş.. Oratoryo, 1946'da ilk kez Ankara'da, ardından iki kez Paris'te, 1958'de ise Birleşmiş Milletler'in kuruluş yıldönümü dolayısıyla New York'ta Leopold Stokowski yönetiminde seslendirilmişti.
Türksoy'un organizasyonu ile Yunus Emre, 54 yıl sonra New York'a geri döndü. Ardından Washington konseri geldi.
Hepsinde koro, Jonathan Griffith'ti.. Amerika'da Türksoy Senfoni, İstanbul'da CRR Senfoni eşlik ettiler..
İstanbul konserinin solistleri bizdendi. Esin Talınlı (Soprano), Ferda Yetişer (Mezzosporano), Şenol Talınlı (Tenor) Tuncay Kurtoğlu (Bas). Tüm solistler olağanüstü duyguluydular..
Finaldeki "Aşkın aldı benden beni.. /Bana seni gerek seni/ Aşk şarabından içem/ Mecnun olup dağa düşem/ Sensin dünü günü endişem/ Bana seni gerek seni"de koro ve solistler nasıl muhteşemdiler anlatamam..
Müthiş bir coşku içindeki salona baktım..
Ne Cemal Reşit Rey'in sahibi yerel yönetimden, ne de Ankara'dan, Kültür Bakanlığı'dan kimseleri göremedim. Bizim vergilerimizle olsa dahi bir çiçek göndermeyi dahi gerek görmemişlerdi..
Kazak Kültür Bakanı, sahnede solo keman çalarken, Türksoy'un kurulmasına önderlik eden Türkiye'nin Kültür Bakanlığı ortalarda görünmemek için özen sarf ediyor gibiydi. (Gibi lafı belki de fazla oldu.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.