YAZARA MAİL GÖNDER Ziyan olmuş şarkılar..

YAZARLAR

"Aysel'im" albümünü dinledim..
Sarmadı.. "Belki zamanlamam yanlıştı, havam yoktu" dedim..
Ertesi gün bir daha dinledim.. Sonra bir daha.. Hep ayni.. Yani bende "Bir daha dinlerim" arzusu uyandıran tek şarkı yok..
CD'yi diskoteğime koymak, saklamak içimden gelmiyor..
Oysa ne hevesle beklemiştim..
Bu hayal kırıklığı neden?.
Bence suç yapımcıda..
Aysel Gürel'i anmak için onun sözlerini yazdığı şarkılardan bir albüm yapmak, her şeyden önce "Yüce" bir düşünce.. Cengiz'in (Semercioğlu) "Ben sanatçıların yerinde olsam, 'Bundan böyle hiçbir saygı albümünde yer almıyorum' açıklaması yapar bitirirdim sömürüyü" deyişine de katılmıyorum..
Şimdi Hasan Cemal'in 50. Yıl Kitabı için benden yazı istediler. Severek yazdım.
Kitapta yazımı görünce de gururlandım. Yetmez mi?.
Şimdi Hakkı Devrim, Kahraman Babçum ustalar için yazı isteseler "Kaça" diye mi soracağız Cengiz?.
Yapımcı albüm için önemli bir yatırım yapıyor, riske giriyor, hele günümüzde artık plaktan para kazanılmazken..
Sanatçının taş atıp da kolu mu yoruluyor?.
Neyse..
"Niye beğenmedim" diye sora sora buldum kendime..
Yıllar önce dinlediğimiz şarkıları bu defa başkaları okumuş..
Kulak yadırgıyor, beyin mukayese ediyor da ondan..
Bakın, Tarkan'ı Firuze'sine bile "Hayır" dedim, bu sebeplerden.. Kabul edemedim..
Hele 1945!..
Eda ve Metin'e lafım yok.. Ama Sezen'in yorumu öyle muhteşemdi ki, Shirley Bassey daha iyisini yapamaz.. Kulağımda Sezen, aklımda "Bu muhteşem şarkı nasıl ziyan oldu" kahrı varken..
Bazı şarkılar, ayni sanatçının ayni dönemdeki başka hitleri arasında yok olur giderler..
Timur Selçuk'un Rıhtımda'sı, Beyaz Güvercin'i gibi.. Nükhet Duru'nun Geberiyorum'u gibi.. Sezen'in kaç şarkısı vardır, zirveye vurmayan.. Kavaklar, Mevlana'sı mesela..
1945, Onno'nun müziğiyle muhteşemdi..
Sezen'in yorumuyla muhteşemdi.. Ama Aysel'in sözleriyle muhteşemdi asıl.. Her devirde geçerli laflar yazmıştı ölümsüz usta..
Okuyun.. Dikkatle, kelime kelime hissederek okuyun. "Gel asırlardan uzan da tut ellerimi sımsıcak Yoksa bendeki çocuk da böyle çaresiz kalacak Öfke ile beslenen çocuklar yalnızdırlar Ve ümitleri çiçeklerden acıları tarihlerden Senin gibi benim gibi Onlarda hep insandılar Ve sevgiye inandılar ve saygıya inandılar Senin gibi, benim gibi Onlar biraz terk edilmiş biraz küskün çocuktular Sanki biraz incitilmiş Sanki yetersiz sevilmiş Sanki utandılar kavgadan ve sustular Öp, incilenen gözyaşları kurusun inançlarında"
Bu dizeler bugün yazılmış olsa, aklınıza kimler gelirdi?. Bu şarkı kimler için yazılmış derdiniz, anında?.
Hey koca Aysel!..

***

Bir Anı, bir Armağan albümü yapacaksanız, orijinal şarkıları koymalı "Best of Aysel" çıkarmalısınız ortaya.. O zaman "Telif" sorunları doğar ama, bir şekilde aşılır, istenirse.. Ayni şarkıları, eski uyarlamalarıyla dinlemeye doyamazdım.
Hepsi bir arada olunca da, müzik setimden hiç çıkarmazdım.
Bu arada.. Albümün kapağını da sevmedim..
Hangi ressam yapmış, bilemem.. Bir sanatsal çalışma olarak lafım olmaz. Ama Albüm kapağı, satış unsurlarının başında gelir..
Çekici olmalı.. "Beni al" demeli, raftan insana..
Bu öyle değil.. Çekeceğine, itiyor.
Kartonet de berbat.. Yani her kelimesinin okunması gereken bilgiler içeren bir kitapçık, bir ressamın görünüş zevkine kurban edilip, bu kadar işlevsiz hale getirilir mi?. Hep yazıyorum.
İnatla yazmaya devam edeceğim.. Kartonet yazıları zaten ufak.. Bir de dişi yaptınız mı, renklere boğdunuz mu, okuyabilene aşkolsun..
O zaman onca masraf niye?.
Bir ressam mastürbasyon yapsın diye..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.