YAZARA MAİL GÖNDER Benim kadersiz Mısır'ım..

YAZARLAR

Kahire nispeten talihli Mısırlıların oturduğu yer.. Halkın hiç değilse yarısının iş imkanı var. Gerisi sefilleri oynuyor.. Meydanlardan yapılan canlı yayınlarda insanların giysilerine bakarsanız anlarsınız..
Bakın lafı dolandırmadan söylüyorum. Mısır halkının derdi demokrasi falan değil.. Sefalet..
Alp'le (Yalman) gittiğimde aşık olduğum Mısır'a daha sonra bir daha gittim. Bu defa önce Kahire'de kaldım. Sonra Nil üzerinden Luxor'a indim.. İyice içlerinde yaşadım.. İyice sefilliği gördüm..
Antik devirlerin en ileri uygarlığına sahip, en zengin ülkesinin bu hale neden geldiğini uzun uzun düşünmeme gerek yoktu.
Batı.. Doymak bilmeyen aç gözlü Batı.. Dünyayı sömürecek yer bulmak için keşfeden Batı'nın zengin Mısır'ı gözden kaçırması mümkün mü?.
Roma İmparatorluğu zamanında iştah doruklara ulaşmış.. Soygun da o devirde başlamış.. Önce tarih soygunu.. İstanbul'daki Dikilitaş Mısır'ın malı.. İmparator Teodosyüs getirmiş Mısır'dan..
Arkeoloji bilimi Mısır'dan başlamış diyebilirim. Bugünkü bilim adamları alınmasın. Arkeoloji, mezar soygunculuğu ile başlamış.. Mısır en zengin ülkelerden biri.. İnsanların ölümden sonra yaşadıklarına inandıkları için mezarlara servetlerini de koyuyorlar. Bunu öğrenen mezar soyguncuları da başlıyorlar, kazmaya..
Bugün dünyanın hangi büyük müzesine giderseniz gidin, Louvre'dan, Metropolitan'a, Royal Museum'dan aklınıza nere gelirse oraya, dolaşın.. Mutlak çok zengin bir Mısır pavyonu bulursunuz.. Hepsi Mısır'dan çalınma..
Bir Mısırlı arkeologla konuştum, Luxor'da bir kazıda rastladığım..
"Dünyada gördükleriniz, sahip olduklarımızın yüzde onu.. Yüzde 90 hala toprak altında" dedi.. "Niye çıkartmıyorsunuz" dedim..
"Henüz elimizde tutacak gücümüz yok. Yer altında durduğu sürece bizimdir"dedi, iyi mi?.
Bir Dikilitaş da Paris'te var.. O, çalınma değil.. Takas.. Mısır Hidiv'i Kavalalı M. Ali Paşa, bir çalar duvar saati ile değiştirmiş. Orda bile kazıklamış Fransızlar. O saat hiç çalışmamış. Şimdi Kahire Müzesi'nde duruyor.. Hani son olaylar başladığında bir bölümü yanan müze.. Mısır o kadar zengin ve güçlü ki, Paşa bu hovardalığı yapıyor.. Bir saate bir Dikilitaş..
O paşa komutasında Mısır birliklerinin Kütahya'ya kadar geldiklerini unutmayın. Hasta Adam'ın, zengin ve güçlü Hidiv'in eline geçmesini istemeyen Avrupa araya girmişti de, kurtarmıştı paçayı Osmanlı..
Parfüm deyince akla Paris gelir değil mi?. Peki o kokuların özü nerden gelir?. Doğudan.. En fazla da Mısır'dan..
Hani Lady Macbeth'tin ünlü lafı vardır.. "Elimdeki kanı Arabistan'ın bütün kokuları temizleyemez.."
İşte orada kast edilen yer Mısır. Tarih boyu eşsiz bir koku merkezi olan Mısır.. Nil kıyısında bugünkü yerlerini gezdim.. Dev bir atölye.. Her gün binlerce ziyaretçisi var.. Yüzlerce, binlerce koku.. Paris'i besleyen ülke..
Sömüre sömüre bitirememişler Mısır'ı.. Ama halkını bitirmişler..
Süveyş Kanalı iştahları iyice kabartınca, kukla kralla sömürüyü son düzeye vardırmışlar..
Kağıt üzerinde Mısır zengin, ama halk aç ve sefil.. Bugün tek gelir kaynağı turizm bile batılıların elinde.. Mısırlı gelen turistten "Bahşiş" dileniyor ancak.. Şimdi bu milletin umurunda mı, demokrasi, ya da firavunluk..
Adamın karnı aç.. Umudu yok.. O zaman herhangi bir gurubun onu tahrik etmesi, sömürmesi kolay..
Asker müdahalesi, Kukla Kral Faruk'un devrilmesiyle başlamış.
General Necip.. Albay Nasır.. Enver Sedat.. Mursi.. Sissi.. Hepsi darbelerin ardından gelmişler..
"Mısır için uğraş: Nasır'dan Tahrir Meydanına/Struggle for Egypt: From Nasser to Tahrir Square" kitabının yazar Orta Uzmanı Steven A. Cook'un, New York Times'taki Mısır makalesini okudum.
"Faustvari bir anlaşma: Demokrat olarak Generaller" başlığı taşıyordu.
Goethe'nin ünlü eserinde Dr. Faust, mutlu olmak için şeytanla anlaşır ya.. Ona atıf yapıyor..
Öylesine muhteşem bir tarihsel servetin sahibiyken, sömürüle sömürüle, "Bahşiş"le yaşar hale gelen aç ve umutsuz ve de kadersiz Mısır halkı herkesle anlaşabilir..
Mısır insanının yargılanmaya değil, yardıma ihtiyacı var..
Bu aç insanlar şimdi ikiye bölünmüş, iki ayrı meydanda toplanmış birbirlerini yiyorlar.. O meydanların ardında kim var, sizce?. "Böl ve hükmet" Batı'nın yüzlerce yıllık taktiği..
Tahrir, ya da Adeviye meydanlarına değil, Mısır insanına taraf olmamız gerek!..
Hala sömürülen Mısır insanına..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.