YAZARA MAİL GÖNDER Bir muhteşem film ki..

YAZARLAR

"Şimdiki zaman ve geçmiş zamanın belki ikisi de gelecekteki şimdiki zamandır ve gelecek zamanın içinde geçmiş zaman da vardır. Eğer bütün zamanlar, sonsuz bir şimdiki zamansa, hiçbir zamanı geri alamazsınız. Ya da, sonun başlangıçtan önce ve başlangıç ile sonun her zaman başlangıçtan önce ve sondan sonra olduğunu söyleyebilirsiniz. Ve hepsi daima şimdidir.."
Film T.S. Elliot'un bu sözleriyle başlıyor. Ondan nakleden de, öykünün kahramanlarından biri, Christopher Walken..
Sakın hemen T.S. Elliot'u düşünmeye başlamayın. Çünkü bu küçük paragraf, aslında bir yaşam felsefesinin özeti. Daha sonra uzun uzun düşünürsünüz Siz en iyisi filmi izlemeye bakın..
Dünyaca ünlü bir kuartet, 25. Yılını kutlamak üzere, New York Metropolitan Salonunda vereceği konsere hazırlanmakta. Oscarlı oyuncu Christopher Walken, quartetin çellocusu ve en yaşlıları. Ötekilerinin hocası..
Jübile için müthiş bir parça seçiyorlar.. Beethoven 131!.
Bu kuartetçiler için bir bela.. Bir iddia.. Bir yarış.. Bir diploma..
Kuartetler genelde dört bölüm.. Beethoven 7 bölüm yazmış. Daha felaketi, bölümlere ara vermemiş. 40 dakikalık eseri, durmadan, dinlenmeden çalacaksınız.
40 dakika.. Yaylı çalgıların akortlarının bu uzun sürede bozulmamasına imkan yok. Ama ara olmayışı yüzünden akort mümkün değil.. İşte "İddia" burda.. Akortları bozulmuş 4 yaylı ile de uyumlu sesler çıkarabilmek.. Bunu başarmak, ustalık ötesi virtüözlük gerektiriyor işte..
Provalar sırasında, yaşlı çellist Walken, parmaklarını kontrol edemediğini hissediyor.. Doktora koşuyor. Teşhis acımasız.. Parkinson başlangıcı.. Doktor "Tıpta tedavisi yok. İlaçlar ve fizik tedaviyle ilerlemesi yavaşlatılabiliyor ancak. Bir sezon daha çalabilirsin belki" diyor..
Walken karar veriyor.. Bu dünya çapında gurup devam etmeli.. Yeni bir çellistle devam etmeli. O zaman da, Beethoven 131, 25. Yıl değil, onun veda konseri olmalı..
Arkadaşlarına "Bensiz devam edeceksiniz" diyor..
İkinci kemancı, o da Oscarlık oyuncu Philip Seymour Hoffman, ayni zamanda eşi olan viyolacı Catherine Keener'a "Devam edeceksek, ben de zaman zaman birinci keman olmalıyım" diyor.. Karısı "Şimdi zamanı mı bu tartışmayı açmanın" diye itiraz edince Hoffman, filmden defterinize yazacağınız ikinci lafı ediyor.. Bir yaşam felsefesi notu daha..
"Çocukken ne zaman bir şey yapmaya teşebbüs etsem, annem 'Şimdi zamanı değil' derdi. Hiçbir zaman, zamanı değilse, o zaman her zaman zamanıdır!.."
Ve en muhteşem ders gene hepsinin ustası, hocası Walken'den geliyor..
Çellonun daha acemisi olduğu gençlik günlerinde her nasılsa, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük çello ustalarından Paplo Casals'ın önünde çalma fırsatını yakalıyor.. "Berbat çaldım. Konser sonrası Casals geldi.. 'Harikaydın' dedi. Ama ben üzüntüden ölüyordum. Sonra bir fırsat daha buldum. Gene berbat çaldım. Casals gene geldi, gene hararetle kutladı. Kibarlığı beni daha da öfkelendirdi.
Aradan yıllar geçti. Bir gün büyük usta ile yemek yiyoruz baş başa.. O gençlik konserlerimi anlattım. 'Berbattım ama siz gene kutladınız. Sizin gibi bir usta, öylesine rezil bir performansı nasıl kutlar' diye sordum."
Casals'ın yanıtını da (Aslında filmdeki bu anekdot gerçek hayattan alınma, yaşanmış yani..) defterinizi çıkarın ve en tepesine yazın.. Bu sizin hayattan tat alma, yaşamın keyfini çıkarma formülünüz olacaktır..
"Ben çaldıklarının içindeki güzel anların tadını çıkardım. Onları alkışladım.. Gerisini de, yanlışları sayarak yargıçlık taslayan gerzeklere bıraktım. Ben kendimi harika hissediyorsam, sen de hissetmelisin.. Çünkü bazen bir minik nota bile, harikulade bir andır. Onu yakalamalısın. Yanlışları, hataları değil.."

***

Filmden çıkar çıkmaz, Çağ'ı (Erçağ) aradım. Borusan Kuartetin çelisti.. Can dostum hepsi..
"Bu filmi mutlak görün.. Hatta dördünüz beraber gidin" diyeceğim.. Açılmadı..
Sonra Çağ döndü..
"Hıncal Ağabey açamadım, kusura bakma.. Yoğun provadaydık.. Yeni sezon açılışına hazırlanıyoruz da.."
"Ne çalacaksınız" dedim..
"Beethoven 131!."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.