YAZARA MAİL GÖNDER Esrarın baronu yok!..

YAZARLAR

"Ünlüler ve esrar üzerine bir tek doğru soru soruldu. O da Mehmet Yılmaz'dan" demiştim ve "Yanıtı ben de merak ediyorum" diye eklemiştim.
Mehmet "Verilen bilgilerden anlaşılıyor ki, torbacılar 6 ay süren teknik takibe alınmışlar, mal sattıkları ünlüler belirlenmiş ve operasyon yapılmış. Peki o zaman, malı aldıkları toptancılar nasıl takipten kaçmış?. Torbacıdan malı alan belli de, torbacıya malı satan niye ortada yok?."
Gayet mantıklı bir soru.. Adamın aklına da bir yığın birbirinden kirli ihtimal geliyor.. Benim de geldi tabii ve fazla kalmadı. Çünkü dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik, İnterpol ve Dış İşlerden Sorumlu Yardımcısı Mahir Çakallı aradı. Mahir Müdür, Narkotik Müdürlüğü de yapmış, uzman bir Emniyetçi..
Çok samimi bir konuşma yaptık.. Önce o, etraflı anlattı. Sonra ben durumu netleştirecek sorular sordum. Hepsini yanıtladı..
İşte işin güzelliği bu.. İşte demokrasi, ifade özgürlüğü bu.. Bir şey yazıyor, eleştiriyor, soruyorsunuz..
İlgili kamu görevlisi anında arıyor..
Her sorunuzu yanıtlıyor.

Mahir Müdürü, bir defa gerçekten tüm bürokratlara örnek olmasını dilediğim bu davranışı yüzünden kutlarım. Teşekkürler, ayrıca..
Mahir Müdür, önce geniş bir özet yaptı, doğal narkotikler üzerine.. Yani kökeni doğal bitkiler olan, LSD, Ecstacy gibi laboratuvarlarda üretilmeyen üç yaygın kullanımlı narkotik var.. Eroin, kokain, esrar..
Eroin'in vatanı doğu.. Trafiği Batı'ya.. Karadan gidiyor. En yoğun üretildiği yer Afganistan.. Türkiye yol üzerinde..
Kokain'in vatanı batı. Güney Amerika.. Trafik eroinin tersine.. Doğuya.. Uçak yolculuğunun gelişmesi trafiği havaya kaydırdı. THY de hızla gelişince, Türkiye kokain transit yoluna girdi.
Eroin ve kokain fevkalade kârlı ticaretler.. Maliyeti beş dolar olan mal, son kullanıcının eline gelince 5 bin dolara çıkıyor. Bin misli..
Bu kârın büyük bir bölümü de, sattıkları malı muhtemelen hayat boyu görmeyen "Baron"ların eline geçiyor. Baron kaçak organizasyonu, satıcı ağları, anında adam öldüren acımasız tetikçileriyle müthiş bir teşkilatın başındaki adam.
Esrarda durum farklı.. Dünyada adı "Ot" diye geçen bu narkotik ucuz. Çıktığı yerle, satıldığı yer arasındaki fiyat farkı iki misli falan.. Yani bu dünyada esrar satışından geçin şatolar kurmak, apartman dairesi almak mümkün değil..
Yani, esrarda baron yok.. Toptancı yok.. Torbacı dediğimiz adam, bin el dolaşıp fiyatı bin katına çıkan malı değil, çoğunlukla kendi yetiştirdiği otu satıyor..
Ot dediğimiz bir kenevir türü.. Saksıda bile yetişiyor.. Tüm narkotik ana maddeleri, devlet güvenliğinin uzanamadığı terör, ya da iç savaş yaşayan bölgelerde üretiliyor tercihan..
Esrar da nispeten öyle..
Bizde güneydoğuda ekilenler kontrolden kaçabiliyor. Tercih edilen bölgemiz orası..
Ama sadece orası değil. Tüketimin olduğu her yerde üretilebiliyor. Üreten de kendi satıyor, çoğu zaman..
Buraya dikkat.. Esrarı satan üretiyor, evinde, balkonunda, terasında, bahçesinde, gözden kaçan bir yerde..
Yani torbacı ikinci el değil. Birinci el.. Esrarın toptancısı yok. Baronu da yok. Çünkü insanları zengin edecek bir piyasası ve fiyatı yok..
Yani, "Ünlüler operasyonu"nda polisin yakaladığı torbacılar malı üretenler zaten!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.