YAZARA MAİL GÖNDER Turizm politikası olmayan ülkemiz..

YAZARLAR

Kurban Bayramı'nın dört gün tatili, salı günü başlayıp, cuma günü sona erince, pazartesiyi ayarlayabilecek, ya da kaytaracaklar için, 11 Ekim Cuma akşamından, 21 Ekim Pazartesi sabahına kadar 10 günlük bir tatil imkânı doğdu.
İlk haberi dün gece televizyon alt yazısından öğrendim..
"Tatil otellerinde doluluk oranı yüzde 80!.."
Ne güzel değil mi?.
Güzel olan insanların 10 gün tatil yapmasının çok ötesinde ve derininde..
Bu ekim ayındaki 10 günlük tatilin ekonomiye getireceği hareketliliğe bakın..
Kapıların nerdeyse kapandığı bir sezonda otellere ful doluluk ne demektir?.
O ilave 10 gün için kaç insan mevsimlik iş bulacak?. O otellerin ikmallerinden, mesela etlerinden, sebzelerinden, bunların nakliyelerinden kaç firma, kaç insan paralar kazanacak?.
Yazın dört ay çalışıp kazandıkları ile kışı geçiren on binlerce aile için bu ilave on gün kazancı ne demek?.
Turizm şirketleri, onların çalışanları.. Otobüsler, uçaklar.. Yol boyu dizilmiş benzinciler. Yol boyu kafeleri, restoranları..
Bir düşünün aklınıza neler neler gelir?.
Parası olan harcayacak. Bu harcanan paraların önemli bir bölümü, parası olmayan, ya da yetmeyenlerin cebine girecek..
Bütün bunların ekonomiye katkısını bir düşünün kısaca..
Yani turizm, bu ülke için nasıl bir bacasız sanayi.. Nasıl bir ekonomik kalem..
Yazının tam burasında kahvemden bir yudum almak için başımı kaldırdım. Tam karşımdaki ekranda gençliğim duruyor iyi mi?.
Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Türkan Şoray!..
Üniversiteden başlayarak, nerdeyse 20 yıl süreyle onların filmlerini izledik. Altın Koza Film Festivali, açılış törenini, dünyanın en güzel rekabetini yapan bu dörtlüye ithaf etmiş..
Tam da benim yazının temasına denk düşen bir görüntü..
Cannes, Venedik başta, Avrupa'da festivallerin nasıl bir turizm hareketliliği yarattığını iyi bilirim. Bizde o da yok.. Altın Koza Festivali'ni turistik yapabildik mi?. Bu festival için binlerce turist Adana'ya aktı mı?.
Tek kişi gitmemiştir, davetliler dışında.. Niye gitsin ki?. Gitsin diye ne yaptık ki..
Antalya'da durum farklı değil.. Bu iki festivali bir turistik cazibe yapamadık. Yapmayı başaramadık.. Çünkü bu ülkede her şey var, bir şey yok.. Ben kendimi bildiğimden beri.. 1957 yılında gazeteciliğe başladığımdan beri..
Her türlü iktidar, her türlü rejim gördüm, ama "Turizm Politikası" diye bir şey görmedim, duymadım, şahit olmadım..
Her şey var gerçekten..
Doğa.. Güneş, deniz, kum.. Kış sporları yapmaya uygun dağlar.. Yeşili seven yazlıkçılar için akıllara seza yaylalar..
Tarih.. Dünyada uygarlığın başladığı ülkeyiz nerdeyse.. Binlerce yıllık antik eserler adım başı.. İpek Yolu Türkiye'yi geçiyor boydan boya.. Tek kuruş faydası var mı, turizme?.
İnanç.. Hıristiyanlar için hac ülkesiyiz nerdeyse.. İlk tapınakları.. Emsalsiz, benzersiz Kapadokya ve Frigya.. Meryem Ana'nın mezarının olduğu Efes..
Bir "İnanç Turu" dünyayı akıtır, ülkemize.. Pazarlamayı bilirsek..
İstanbul'da, dünyanın önünde eğildiği Mimar Sinan'ın kaç eseri var, biz Türkler biliyor muyuz?.
Bir "Mimar Sinan Turu" duydunuz mu, ülkemizde?.
Sağlık.. Dünyanın en sağlıklı, hemen her hastalık için ayrı suları, termalleri dört bir yana yayılmış.. Kaçını biliyoruz, kaçını tesisleştirdik, pazarlıyoruz?.
Say saya bilirsen..
Türkiye, turizm konusunda abartmıyorum, Allah'ın en cömert davrandığı ülke.. Lütfen tek bir ülke gösterin ve bana deyin ki "Şurasının bizden fazlası var.."
İspanya.. İtalya.. Fransa.. Amerika.. Rusya.. Söyleyin onlarda ne var da bizde yok.. Ama bizde olup da onlarda olmayan tonla şey sayarım ben size..
Her şey tamam..
Olmayan şey ne?.
Turizm politikası..
Bu ülkenin hiç ama hiç turizm politikası olmadı..
Hükümetler geldiler gittiler.. Turizm bakanları geldiler gittiler ama hiç biri "Turizm bu ülkenin ekonomik gelişmesine en büyük katkıyı en kolay sağlayacak hazır sektördür. Şuna bir el atalım" demedi, ciddi ciddi.. Çok laf ettiler, o kadarla da kaldılar..
Şimdi birkaç gün bu konuyu yazacağım..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.