YAZARA MAİL GÖNDER Dostlar eksiliyor bir yandan..

YAZARLAR

Suha Ağabey.. Ercan.. Mikro Mustafa.. Geçen hafta sonu birbiri ardında kaybettiğim üç dost..
Ercan tanıdığım en efendi futbolculardandı.
Sevgi ve saygı dolu ziyaret ederdi, futbolu bıraktıktan sonra..
Kemal Belgin "İyi durumda değil" demişti geçen ay.. "Bir bakımevinde kalıyor.." "Aman gidelim" dedim..
Gidemedik.. Kaybettik..
Mikro Mustafa'yı Ordu Takımı'nda oynarken tanımıştım.
Müthiş golcüydü. Suriye'yi 19-0 yenerken, 17 falan gol atmıştı..
Ben de röportaj yapmıştım. Ahbap olmuştuk. Sonra Fener'e transfer olup İstanbul'a gidince koptuk ama "Orda bir dost var uzakta" türünden kaldı hep. O da yok şimdi..
Süha Ağbi hep dostumdu. Onu Galatasaray sayesinde tanıdım.
Tanıdığım en yürekten, en büyük Galatasaraylılardandı.
Ben gazeteciydim, o Galatasaray'ın Genel Sekreteri..
Erkekçe'yi çıkartmak üzere İstanbul'a taşındığımda beni, Galatasaray'a gelir temin etmek üzere Hilton Havuzbaşındaki bir Gala'ya davet etti.
Zamanın en ünlü şarkıcısı Julio İglesias'ı getirmişti, bir başka iyi Galatasaraylı, menecer Erkan Özerman da.. Süha Ağbi kendi masasında ağırladı beni.
Çok zengin bir ailenin çocuğuydu.
Çok da varlıklı.. Tüm parasını Galatasaray'a ve "renkli yaşam"a harcadı.. Nasıl eli açıktı..
Hiç unutmam.. Bir gece beni Maksim'e davet etti "İlle" diye..
Gönül söylüyormuş.. "Hem eğlenir, hem de başbaşa laflarız" dedi..
Gittim. Bir faça masa.. Pistin hemen kenarında.. 10 dakika falan ikimiz oturduk.
Sonra "Aaa.. Süha Ağbi" diyen geldi, çöktü. Geldi çöktü.. Süha Ağbi hesabı istediğinde 40 kişi falan olmuştuk. Şef garsonu tanırdım.. "Her gece böyle, Hıncal Bey" dedi..
Süha Ağbi öylesini severdi çünkü.. Etrafında dostlar olsun..
Bir de güzel kadınlar..
Güzellik yarışmaları işine böyle girdi. Bugünün kaç şöhreti her şeyini Süha Ağabeye borçludur..
Hülya'yı kimse tanımazken alıp bana getiren odur.. "Kapak yaparsın" diye..
Erkekçe'nin en güzel ve en satan kapaklarından biri oldu Hülya Avşar.. Sonra da tutamadılar zaten..
Alp Yalman ve ben, Süha Ağbinin nöbetçi jürileriydik. Nerde, nasıl yarışma yapsa bizi mutlak listeye koyardı. Onu kırmak mümkün mü?.
İki elimiz kanda olsa gitmeye bakardık..
En son nisanda aradı beni.. "Diyarbakır'da Dünya Medeniyetler Güzeli Yarışması var.
Alp'le sen jüridesiniz" diye..
Çözüm sürecine katkıda bulunmak için Diyarbakır'ı seçmiş, Miss Turkey yanında bir Kürt kızını da yarışmaya sokmuştu, "Miss Diyarbakır" diye.. "Emrin olur ağbi" dedim..
Diyarbakır'a da âşığım zaten.
Çoktandır gitmemişim.. "Geliyorum" dedim.
İki gün kala aradı, ağlıyor gibi bir sesle "Gelme" dedi..
Bir takım yobazlar protesto etmiş, sponsorları ve yarışmanın yapılacağı otelin sahiplerini de tehditle korkutmuşlar, onlar da vazgeçmişlerdi..
Gitsem, Süha Ağabeyimi son defa görecekmişim meğer..
Dimdik, sağlığı keyfi yerinde ve rengarenk yaşadı, 92'sine kadar.. Ardından üzülmek mi, gıpta etmek mi gerek bilemiyorum..
Nur içinde yatsınlar, dostlarımın üçü de..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.