YAZARA MAİL GÖNDER Cennetten gecekonduya..

YAZARLAR

Dün size bayramda kaldığım Belek'teki Cornelia Diamond Golf Tatil Otelini anlattım kısaca.. Beş yıldızlık ama, yedi yıldızlık ödülleri var.. "Avrupa'nın En İyisi.. Dünyanın En İyisi" diye başlayan.. Yörede böyle dünya güzeli daha pek çok otel ve tatil köyü var.. Bildiğim, kaldığım Xanadu mesela.. Gene benzerine, tüm Akdeniz sahilleri boyunca rastlamadığım.. Yunanistan'da, İtalya'da, Fransa'da, İspanya'da yok böylesi.. Daha adını bildiğim, çok duyduğum, ama içinde kalmadığım ne muhteşem oteller var, Antalya sahillerinde.. Ve de o sahiller, sadece güneş ve kum cenneti değil.. Orada, tarih var.. Binlerce yıllık Antik Anadolu tarihi.. Efsane Aspendos.. Dağların tepesindeki Silyon.. İnanılmaz.. Dört çeker araba ile iki saatte gidebildik 20 kilometre yolu.. Öyle sarp, öyle dar.. Oraya tiyatro yapmış adamlar 2 bin yıl önce.. Devasa taşlar hala üst üste.. Nasıl taşımışlar, nasıl mimari.. Oraya, daracık dağ yolundan çıkılan tepeye stadyum yapmışlar iyi mi?. O dağ yolu dünya güzeli.. Tam rafting yapılacak bir ırmak çağıl çağıl akıyor, kayaların arasından.. Kayaların arasından ağaçlar fışkırmış ırmağa doğru..
Irmak ovada sakinleşiyor.. Kanyon denen yer oluşuyor.. Suyun üzerinde kurulmuş iskelelerde yemek yediğiniz, oturup kahve içtiğiniz.. Side.. Perge.. Her karışı tarih..
Manavgat'ın çağlayanları.. Çağlayanların içindeki, altındaki dinlence, eğlence yerleri..
Alanya tek başına on yazı yazdırır, doğası ve tarihiyle..
Bu daha, Antalya'nın bu tarafı..
Bir de öte yanı var, Beldibi, Kemer.. Fenike'ye kadar.. Orasına da ciltler gerek.. Özet bile böyle dört sayfa ister..
Antalya'nın kendisi.. Konyaaltı.. Orada Menderes Türel'in kente kazandırdığı harikulade Atatürk Parkı.. Falezler.. İnsan hiç bir şey yapmasa resim çektirmeye gider o falezlere..
Yani.. Antalya ve çevresi.. Yani Alanya'dan Fenike'ye Türk Rivierası dediğimiz sahilleri görmeye, tadını çıkarmaya, hakkını vermeye 15 gün yetmez.. En az dört yıl yaz tatilini orda yapmanız gerekir ki, söz açıldığında "Aaa. Orayı gördüm" diyebilesiniz.. Öylesine cömert bir coğrafya burası..
Ve bu cömert coğrafyada tüm dünyayı ağırlayan, dünyanın en güzel tatil otelleri ve köyleri var..
O zaman gözünüzün önüne ne geliyor?.
Bu tatil köylerinin etrafında en çağdaş, en güzel yerleşim merkezleri.. Enfes mimarisiyle bakılacak binalar.. Birbirinden güzel restoranlar, kafeler, gece kulüpleri ve eğlence yerleri..
Öyle ya.. Hem de golfçüler geliyor buraya uçak uçak.. Golfçü demek zengin demek. Para yiyen, keyfine bakan adam demek.. Gündüz golfünü oynayacak, gece gezecek. Golfe ara verdiği günlerde çevredeki doğa, kültür ve tarih hazinelerini görmeye gidecek..
Öyle olmalı değil mi?. Dünyada öyle oluyor değil mi?.
O dünya güzeli Cornelia'dan, Belek yerleşim merkezine çıkıyorsunuz..
O dünya güzeli, yepyeni, aile dostlarım Kaya'ların yeni bitirdiği Kaya Palazzo'dan da Kadriye'ye..
Ve otellerin güvenlik kapısından çıkar çıkmaz, kendinizi bir gecekondu çirkinliği içinde buluyorsunuz.. Köhne.. Leş!..
Hani Anadolu köylerinin şirinliği vardır. O bile yok.. En sakil, en ucuz, en iğrenç şehirleşme..
Niye?.
Çünkü o Cornelia, o Kaya Palazzolara gelen, hem de tonla para ödeyip gelen dünya vatandaşları (Bayram'da Cornelia'da 30 ayrı milletten konuk vardı.) kafalarını otelin kapısından dışarı çıkarıp, 3 dakika mesafedeki o kasabalara bile gitmiyorlar.. Nerde kaldı yarım saat yoldaki Antalya?.
Tarih, kültür, sanat umurlarında bile olmuyor..
Niye gitsinler ki..
"Her şey dahil" otelde.. 24 saat içerde kal.. 24 saat içerde ne istersen ye, ne istersen iç (12 yıllık Chivas dahil), her türlü eğlen, beş kuruş para harcamıyorsun..
Niye çıksın adam otelinden?. Niye çıkarsın ailesini..
Uçak.. Otobüs, Cornelia.. Cornelia, otobüs uçak.. Ötesi turist için "Yok!.."
"Y- O- K!.."
O zaman da Belek ve civarında, kimse yatırım yapmıyor.. Lokanta yapsa batar.. Pastane yapsa batar.. Kulüp yapsa batar.. Ne yapıyor.. Gecekondular.. Otellerde çalışanlar kalsınlar diye, kanser uru gibi yayılan gecekondu çirkinlik ve rezillikleri..
Dün "İki Antalya" demiştim..
İki Antalya bu işte..
Dünyanın en çirkin, en ihmal edilmiş, en rezil yerleşim sistemi içindeyken, bir güvenlik kapısından geçip bir anda cennete giriyorsunuz..
İkisinin de adı Antalya bunların..
Bu rezil, bu iğrenç farkın tek sebebi var.. "Her şey dahil" denen sistem..
Yarın!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.