YAZARA MAİL GÖNDER Bu ne bir rüyalar ülkesidir?..

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Müze değil aslında burası.. Rüyalar ülkesi.. Sizi daha ilk adımınızda bugünden alıyor, tarihin derinliklerine, hem de nasıl derinliklerine götürüyor..
Girişte hemen Prehistoria salonu var.. Tarih öncesi.. Hani "Yontma Taş" diye biliriz ya, en ilkel zaman, ondan da öncesi.. İnsanlar yontmayı bile bilmiyorlar. Avcılık ve toplayıcılıkla yaşıyorlar.. Hayvanları öldürmeye, bitkileri kesmeye, koparmaya yarayan taşları, ağaç parçalarını oldukları gibi kullanıyorlar..
Nesilleri 30 bin yıl kadar önce tükenen Neandertal insanı bunlar.. İlk bulundukları yer Hollanda.. Sonra güneye Akdeniz'e kadar inmişler.. Burada Afrika'dan gelen bizim atalarımız Homo Sapiensle karışıp yok olmuşlar..
İşte ilk salonun ilk vitrini 200 bin falan sene eskiye ait, Neandertal insanının alet diye kullandığı taşlar.. Neandertaller bildiğimiz mağara adamları olduklarından, bugün bulunan mağaralarında hem kendilerinin, hem aletlerinin kalıntıları var..
Müze onlarla başlıyor.. Sonra aletlerini kendileri yapmaya başlıyorlar.. Yontma, Cilalı Taş derken, seramik yapmayı öğreniyorlar.. Tabii bu yazdığım kadar kolay değil.. 150 bin yıl falan sürüyor ve ilerleme.. Tarih çağlarına geliyoruz artık.. Milattan bin yıl önce ile, bir yıl sonrasının seramikleri Antalya yöresinin dört bir yanındaki kazılardan çıkmış.. Burada..Siz de Seramik Salonuna geçiyoruz. Nasıl enfes süslemeler..
Ve İmparatorlar Salonu.. İsa'dan 200 yıl sonra, Roma devrindeyiz artık. Perge'den çıkmış muhteşem imparator heykelleri, hele de Hadrianlar arasında, siyah ve beyaz mermerden yapılmış bir dansöz heykeli uzanıyor ki?.
Hemen yanında Tanrılar Salonu.. Yunan Mitolojisi burda.. Zeus.. Afrodit.. Apollon.. Hermes.. Daha nicesi.. Bu nasıl bir mermer işlemeciliğidir, o devirde..
Bir Afrodit var ki, Milo Venüsü halt etmiş. Mozaikler, Mermer Portreler ve Perge Tiyatrosu sahne süslemeleri salonlarını geçtikten sonra, Lahitler salonuna geliyorsunuz. Ölümden sonra yaşama inandıkları için, lahit ve mezar kültürleri fevkalade gelişmiş. Akıllara seza şeyler izliyor, bakıyor, dalıyorsunuz..
Ertuğrul Günay'ın yarısını getirdiği Herakles Heykeli için özel bir köşe yapılmış. Bölünmüş ve üstü kaçırılmış iki parça birleştirilmiş ve görkemli bir Herakles çıkmış ortaya..
..Ve tabii, kaçırılan ve parça parça geri getirilen Elmalı Hazineleri.. Sikkeler Salonunda, Elmalı'dan çıkan sikkeler var, yüzlerce.. Bir tanesinin piyasa değeri 2 milyon dolarmış.. Gerisi de getirilecekmiş..
Son bölümler Etnoğrafya.. Arkeoloji'den çok farklı, toplumsal, mukayeseli bir bilimcilik.. Bu bölümün ayrılıp ayrı bir müze yapılması ve arkeoloji müzesinin genişletilmesi planlanıyor..
Çıkarken "Bu müzenin kitabını verin bana" dedim. Yokmuş.. Hangisinin var ki?. Van Müzesi de muhteşemdi, kitabı yoktu..
Yahu Turizm ve Kültür Bakanlığı.. Yahu yerel Üniversiteler.. Yahu yerel yönetimler ne işe yararsınız siz, söyler misiniz bana..
Ertuğrul Günay dostumu aradım "Herakles heykelini yerinde gördüm, teşekkür ederim" demek için.. Sonra sordum.. "Kültür Bakanlığı'nın bir kitap bütçesi yok mu?. Burada dünya çapında bir müze var.. Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rusça, İbranice kitapları olmalı" dedim..
Bütçe varmış tabii.. Ama kim bilir nerelere harcanıyor?.
Antalya'da dünya çapında bir müze var, bu ülkenin sorumluları.. Ne yaptınız bu müze için, bugüne dek?. Kültür ve Turizm Bakanları, ne yaptınız?. Antalya Belediye Başkanları, ne yaptınız?. Akdeniz Üniversitesi, ne yaptınız?.
Haberiniz var mı, Sayın Bakan, Sayın Başkan, Sayın Rektör, Avrupa Konseyi taa 1988 yılında Antalya Müzesi'ni "Yılın Müzesi" seçti.. Dünyanın en önemli müzelerinden biri olduğunu ilan etti, haberiniz var mı?.
Benim palavra medyam, senin haberin var mı?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.