YAZARA MAİL GÖNDER Bizden "Akıllı" oldukları kesin!..

YAZARLAR

Hayır, uzaylıların istilasına falan gerek yok.. Bir takım akıllı yaratıklar, hayatımızı esir almaya başladılar bile.. Onları biz yarattık üstelik.. Adına da "Telefon" diyoruz.. "Akıllı Telefon!.."
İnsanoğluyla ilgili en iğrendiğim manzaranın aletleri bir lastik ve bir enjeksiyondu. Koluna lastiği bağlar, damarına eroini enjekte eder.. Bağımlılıkların en rezili, en çirkini, en aşağılık olanı buydu benim için.. İnsanı insanlıktan çıkarırdı bir.. Kurtulması da fevkalade zordu iki.. Hem mutlak profesyonel tıbbi yardım gerektirirdi, hem de müthiş bir irade.. Yıllar yıllar önce, bir Zürih gezimde, o zaman orada THY Müdürü sevgili çocukluk arkadaşım Uçal Dalgıç "Needle Park" denen yeri göstermişti bana.. İğne Parkı yani.. Kanton yönetimi, bağımlıların çevreye zarar vermesini önlemek için onlara burayı göstermişti. Malı da devlet veriyordu.. Ağaçların dibinde gencecik insanlar..
Beynime işlendi o manzara.. Şimdi filmlerde falan görürüm, içim titrer..
Ama bakın inanın, "Akıllı Telefon" manzarası onu geçti..
Eroin bağımlılığı öyle her yerde rastlanan türde değil.. Hatta öyle ender ki, her birinin hikayesinden, orijinal bir roman çıkarabilirsiniz..
Oysa Akıllı Telefon bağımlılığı herkesi vuruyor.. Yediden yetmişe, her cinsten, her sınıftan insanı..
Beş yaşında çocuk.. Ana okuluna gidiyor. Elinde akıllı telefon.. Gece konduda yaşıyor, ayağına giyecek donu yok. Elinde akıllı telefon.. Üst sınıflarda iseniz, farkınız, "Çifte tabancalı kovboy" gibi.. İki telefon.. Cepte, çantada değil, elde.. Bir elde yapışık ikizler gibi iki telefon..
Asansöre biniyorum sabah, 10'uncu katta ya benim odam.. Arkamdan biri biniyor.. "3"e basıyor. Yani 10 saniye sonrasında odasında, masasında..
Telefon elinde ya zaten.. Parmak üzerinde kaymaya başlıyor.. 10 saniye, asansörde sabrı yok.. İçerde meslektaşları var.. Onlarla karşılaşacağı tek yer, tek zaman o işte.. Ama dünya umurunda değil. Bir gülümseme, bir "Günaydın"a vakti yok. Akıllı Telefon krizi tutmuş çünkü.. Parmak kayıyor. Ekranda birşeyler akıyor.. Asansör üçüncü katta duruyor..
Şimdi bu nedir söyler misiniz?.
Bu esaret, bu bağımlılık, bu kölelik değil de nedir?.
Bu yaşamdan, bu insandan vaz geçmek değil de nedir?.
Geçen gece bizim evde harikulade bir gece vardı. En yakınlarımı topladım, insan hayatında bir kere yaşanacak bir olayı paylaşmak için.. Benim keyfim paylaştıkça artan türden..
Şimdi oturacaksın divana.. Arkana yaslanacaksın ve o harikulade dakikaları sindire sindire yaşayacaksın değil mi?.
Hayır.. Elinde akıllı telefon, videoya çekmeye çalışıyor.. Kafası önünde yaşananlara değil, o akıllı telefon denen efendisine konsantre..
"Bana ne" desem mesele yok. Ama önümde ileri doğru uzanmış iki el, iki elin arasında ışıldayan bir ekran ve kafamda "Nasıl oluyor da bu anı yaşamak yerine, resimlemeyi tercih ediyor" sorusu çınlarken nasıl konsantre olabilirim ki?.
Sinemaya gidiyorsun, filmle birlikte Akıllılar sarıyor salonu.. Tiyatro öyle.. Konser öyle.. Her yer öyle..
Yaşamayı unuttuk, resimlemeyle görevlendirildik artık. Çünkü önemli olan "Akıllı Telefon" denen o yaratığın hafızası.. Sizin beyniniz ne ola ki?.
Geçen gün bir arkadaşım anlatıyordu.. 4 yaşındaki kızının ipadi, Akıllı Telefonu varmış. Sabahtan akşama onlarla oynuyormuş.. "Bu sabah bir kitap aldım kızıma" dedi.. Eline almış kitabı kız.. Babası bekliyor ki, kalın ciltli rengarenk kapağı çevirsin..
"İnanmazsın Hıncal Ağbi" dedi.. "Yaptığı iş parmağını kapağın üzerinde kaydırmak oldu.. Bir daha.. Bir daha.. Resmin değişmediğini görünce çok şaşırdı.."
Bu resmi değiştirmemiz gerek.. Ama mümkün mü?.
Akıllı Telefonlar hepimizden akıllı ve kanımıza girmişler bir defa.. Daha kötüsü, başka türlü telefon yapılmıyor da artık.. Durmadan akıllısı.. Daha akıllısı..
Geçen gün benim, 10 yıllık geri zekalı telefonumu bakıma götürdüm.. Delikanlı geri verirken "Hıncal Bey dikkatli kullanın.. Böyle telefon artık yapılmıyor. Yedek parçası bile yok" dedi..
Yani dünya, her geçen gün biraz daha gelişen Akıllı'lara iyice mahkum..
Uzaylılara ihtiyaç yok, köle olmamız için.. Tabii bu Akıllıları, uzaylılar bir şekilde yapıp elimize vermediyse.. HHH Bugün cumartesi.. Neşeli bitirelim gene.. Uçaklarda cep telefonu kullanılmasına izin verilecekmiş..
Jay Leno dedi ki, geçen gece..
"İyi haber.. Artık uçaklarda cep telefonu ile konuşabileceksiniz. Kötü haber.. Yanınızda oturan yolcu da konuşabilecek!.."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.