Türkiye'nin en iyi haber sitesi

2 yıl 284 günü hücrede olmak üzere, tam 4 yıl 278 gündür, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan tutuklu bulunan "Gazeteci"
Mustafa Balbay, nihayet tahliye edildi ve "Bu sürecin taptaze bir başlangıç olmasını diliyorum" dedi.
Balbay, "Başlangıç" derken, geride, içerde bıraktıklarını kast ediyor..
Mustafa Balbay, Ergenokon olduğu iddia edilen davanın simge ismiydi benim için. Bugün özgür olan benim"Simgem!." Bu yüzden ben, Balbay'dan çok daha fazla umutluyum..
Bu sürecin, tüm ülkemde bir Adalet Reformu'nun başlangıcı olmasını diliyor ve umut ediyorum..

***

Geçen hafta, "Ne var, ne yok" diye dolaştığım haber kanallarından birinde, Sevgili kardeşim Avni Özgürel'e rastladım. Kışlalı okulundan ve Yankı ekibindendir. O sağ kanattakilerdendi. Müthiş zekası, harika kıvrak kalemiyle sivrildi. 1980'de Erkekçe'yi kurmak için İstanbul'a gelirken oluşturduğum çekirdek kadronun Kurthan Hoca'dan sonraki en önemli adamıydı. O derginin 150 bin satmasında çok katkısı olmuştur.
Avni, ekranda Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında konuşuyordu.
"Bir eski bakan, bir yeni bakan hakkında genelde olumlu konuşmaz. Ama geçen hafta eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek bana 'Sadullah Ergin iyi bakandır' dedi. Bu Ergin'in gerçekten iyi bakan olduğunu gösterir" dedi.
Avni'ye katılmayı çok isterdim.. Çünkü ben, devlette adaletin önemini çok iyi öğreten bir okulda, Mekteb-i Mülkiye'de okudum. Her mahkemede yazan "Adalet mülkün temelidir" sözünün boş laf değil, gerçeğin ta kendisi olduğunu iyi bilirim.
Adalet, iki yönlü bir sözcük..
Bir yönde "Hukuk" var.. Hukukun kaynağı da yasalar. "Adil" ile ayni kökten gelen Adalet, yasaların insanlara eşit ve adil uygulanması anlamına gelir. Adaleti simgeleyen teraziyi elinde tutan kadının gözlerinin bağlı olması bundandır.
Öte yönde ise, kamu vicdanıdır, Adalet duyusu..
Yasalar eşit ve adil uygulansa bile, kamu vicdanı rahatsızsa, bir yerde bir yanlış var demektir.
Bugün ülkemizde kamu vicdanının nasıl rahatsız, hatta kanlar içinde olduğunu anlamanız için anket yapmanız gerekmez.
Kendi vicdanınıza bakın yeter. Evde, işte, okulda, etrafınızdakilerle konuşun..
"Vicdanım rahat" diyen bir kişiye rastlarsanız, onu bana yazın, okurlara duyurayım, resmiyle beraber..
Türkiye'de kamu vicdanı "Adalet" deyince fevkalade yaralıdır. Bunu söylerken, sadece siyasal suçlarından, fikir suçlarından söz ettiğim sanılmasın. Her gün gazetelerde okuduğumuz ve artık kanıksadığımız adi suçlara, trafik suçlarına verilen cezalara kadar rahatsızdır.
Adi suçlara verilen cezaların orantısızlığı ve cezanın esas amacı "Önleme" etkisinden yoksun oluşu en büyük sorunlardan biridir mesela..
Bu ülkede sarhoş olarak kırmızı ışıktan hızla geçerken, ya da kaldırıma çıkıp adam ezen ve öldüren ehliyetsiz sürücüler, nerdeyse tutuksuz yargılanıp serbest kalırken, arkadaşından, elindeki jileti göstererek 1 lira (Bir lira) isteyen öğrenciye yıllarca hapis cezası verilmesi, yasa gereğidir, mesela..
İşte kış geldi. Her gün sobadan ve şofbenden sızan gazlarla ölen insanları, hatta aileleri okuyorsunuz, iç sayfalarda tek sütun haberlerle..
Bizdeki gibi, ana, baba ve üç çocukları zehirlense Almanya'da, Franfurter Algemeine Zeitung'a manşet olur, ülke birbirine girerdi. Olay yerine en iyi muhabirler, foto muhabirleri, TV kameraları doluşur, bir gazetecilik yarışı başlardı. Yerel yönetimlerden öyle insanların hayatı kayardı ki, ülkede bir daha insanlar öyle pisi pisine, öyle bedavadan ölmezlerdi. Bizde bir haftada ikinci soba zehirlenmesi ve kılı kıpırdayan yok..
O zaman yanlış nerde?.
Adalet'te..
O zaman yapılması gereken ne?.
Yıllardır söylüyorum.. "Bu ülkeye, yeni Anayasa'dan önce, Adalet Reformu gerek" diye..
Bu ülkede Adalet reformu yapılmadıkça, kamu vicdanı kanamaya, bu devlet Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde durmadan mahkum olmaya devam edecektir.
Bu ülkede Adalet Reformu yapılmadıkça, mahkumiyete dönüşen insanlık dışı uzayan tutukluluklar devam edecektir.
Bu ülkede Adalet Reformu yapılmadıkça, dengesiz mahkumiyetler, ağır suçlara komik, hafif suçlara, vicdan sızlatacak ölçüde ağır cezalar verilmesi devam edecektir.
İşte bu yüzden, bu ülkede Adalet reformu gerçekleştirmeyen, göreve geldiği andan itibaren sadece ve sadece bu reform için varını yoğunu harcamayan Adalet Bakanı için "Başarılı" demem söz konusu olamaz..
Balbay'ın "Taptaze başlangıç" dileğini, ben Yeni Adalet Reformu olarak kabul ediyorum!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;