YAZARA MAİL GÖNDER Magazin gazeteciliği önemlidir!..

YAZARLAR

Ünlü kişilerin özel hayatı, haberdir.
Gazeteciliğin yazılı olmayan kuralıdır bu.. Dünyanın her yerinde.. Sebebi de gayet basit..
Gazete insanoğlunun "Merak Duyusu" yüzünden ihtiyaç duyulan ve üretilen bir tüketim malıdır. Gazeteciliğin doğuşu "Ne var, ne yok" sorusudur.
"Dedikodu" dediğimiz şey insanoğlunun en sevdiği haber türlerinden biridir. Anlatmayı da severiz, dinlemeyi de.. Konuşup, tartışmayı da.. Kimse inkâr etmesin..
Ünlü birinin özel yaşamı olarak kulağınıza fısıldanan bir şeyi "Ben dedikodu dinlemem" diye reddettiniz mi, hayatınızda?. Böyle bir dedikoduyu hemen birine nakletmek için sabırsızlanmadınız mı?.
Özel hayatın gizliliği esastır. Bu gizlilik hakkına saygı da esastır. Ama insana pek çok şey kazandıran ve sıradan insanlara göre çok ayrıcalıklı hale getiren "Ünlü olma"nın bir bedeli de vardır. O bedel işte budur.
Ünlüysen insanlar seni merak edeceklerdir. Sen merak edildiğin sürece de, gazeteci seni izleyecek, fotoğraflayacak ve yazacaktır.
Sakın bana, idealist klişelerle yanıt vermeye teşebbüs etmeyin. İdealist olmakla, realist olmak arasında çok fark vardır. Ben gerçeklerden söz ediyorum. Kendinize bile itiraf edemediğiniz gerçeklerden.

***

Son günlerde dört magazin haberi üzerinde yoğunlaştık. Rüzgar Erkoçlar.. Caner ve Asena Erkin.. Arda Turan ve Sinem Kobal.. Tolga Çevik, Ezgi Mola..

***
Ünlü bir dizi oyuncusuyken, iyi de para kazanırken, içindeki sese uyan genç kız, ameliyatla cinsiyet değiştirdi ve erkek oldu.
Bunun haber olmayacağı ülke yok. Olayın kahramanı, her ülkede, kamuoyu merak ettiği ölçüde izlenir.
Rüzgar da izlendi. Bir ajans onu bir pastanede fırıncılık yaparken buldu. Her gazete, ajanstan gelen ayni resimler ve haberi kendi muhabirlerinin imzasıyla yayınladı. Kıyamet de koptu. Tartışma başladı..
Ben bir gazete yöneticisi olsam, bu haberin arkasını getirmeyen, getiremeyen magazin servisimi fena halde fırçalardım. Haber orda duruyor, sana bakıyor ve kılın kıpırdamıyorsa, sen gazeteci değilsin demektir.
Gazeteci o pastaneye koşacak. Gerekirse uzaktan, teleyle falan fotoğraflar çekecek. Bilgiler edinecek. Rüzgar'la konuşmak için elinden geleni yapacak. Zoru başarırsan, gazeteci olursun. Reklam olsun diye PR menecerinin zaten ofisine getirmek için göbek attığı biriyle soru cevap yaparsan değil.
Rüzgar rahatsız.. Ben de olsam rahatsız olurum. Ama çare, kaçmak, saklanmak değil.. Bu topluma bir yerde kafa tutacak yürekli bir kararı almışsan eğer, sonuna dek gideceksin. Kaçmayacak, saklanmayacaksın. O zaman çözersin. Kısa bir süre sonra, ilginçliğini kaybedersin. Kimse merak etmez olur, haber değerin kalmaz. Keyfine bakarsın. Ama böyle kaçar saklanırsan, tam tersine tahrik edersin. Zorlarsın. Hani "Beni bikinili yakalayamazsınız" diye tüm paparazzileri peşine düşüren sanatçılar (!) var ya, onlara dönersin.
Ben Rüzgar'ın yerinde olsam, "Gelin" derdim.. "Ne zaman isterseniz gelin, ne isterseniz sorun.."
***

Caner- Asena Erkin olay fevkalade ilginç bir magazin haberi. Belli, Asena ile, popçu arasında bir şeyler yaşanmış. Sonra karı koca olayı aralarında çözmüşler. Haberin yayınlanması bundan sonra..
Müthiş olan Caner'in tutumu.. Sporculuğunu zerre sevmediğim Caner'in adamlığına ve yüreğine hayran oldum. Medyada kıyametler koparken karısı ile el ele, paparazzilerin kol gezdiği Bebek ve Nişantaşı'nda dolaşıyor.. "Hadi buyrun" diyor.. İşte bu!.
Caner'i yaralayacak yorum yapanlara da bir sorum var. Olay tersine yaşansa, Caner bir ünlü kadınla eşini aldatıp geri dönse, bu kıyameti koparır mıydınız?.
"Kadın erkek eşitliği" mi dediniz?.
Efendim, duymadım!..
***

Arda Turan, Sinem Kobal işini uzattıkça uzattı. Bana sorarsanız, sonunda Sinem'i zor durumda da bıraktı. Medyada durmadan dedikodu haberleri üretilirken, Arda ortalarda yok.. "Erkekliğin onda dokuzu kaçmak, biri hiç görünmemektir"i oynuyor..
Çık konuş.. Bittiyse "Bitti" de. Bitmedi ise, yalanla.. Bunca yıl yanında iftiharla dolaştığın genç kadının da bir gururu olduğunu düşün..
Ben, burada da Sinem'in tutumuna hayran oldum. Kız tam bir prenses asaleti içinde davranıyor..

***
Tolga Çevik, Ezgi Mola aşkı mı?. İki ezeli rakipten Sabah, Caner Erkin golünü atınca, Hürriyet bir üretme haberle kontratak denedi.
Ezgi ile Tolga birlikte film çektiler ya.. Şimdi birlikte Komedi Dükkânı oynuyorlar ya.. Zemin ve zaman uygun. O zaman salla..
Anında yalanlandı ve okurlar bu defa yalanlayanlara inandılar. Haber yayından kalktı kendiliğinden.
Burada önemli bir kurala geliyoruz..
Dedikodu haberdir. Ama gerçekse.. Dedikodu, özel yaşam haberidir ve her haber gibi doğru olması şarttır. Üretilmiş dedikodu haberi, gazetecilik ayıbıdır.
Bana sorarsanız hatta, kovulmayı gerektirir.
Son sözüm de bu.. Bugünlük..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.