YAZARA MAİL GÖNDER Klasik kedi, popüler kedilere karşı..

YAZARLAR

İstanbul'un bir yakasında, 20'inci yüzyılın en popüler, en uzun ömürlü müzikali Kediler (Cats) fırtınası eserken, öbür yakasında, bir 19. asır klasiği Kedi var. Kül Kedisi!.. Çin'den başlayıp, hemen her ülkenin, bölgenin folkloründe olan ünlü masaldan Rossini'nin yaptığı komik opera..
Rossini'nin bu operası, dünyada ilk kez 25 Ocak 1817'de sahnelenmiş. Türkiye'deki ilk sahnelenme tarihine bakar mısınız?.
25 Ocak 2014!.. 97 yıl sonra ayni gün..
Niye Kül Kedisi bizde bu kadar beklemiş?..
Operayı sahneye koyan Yekta Kara "Rossini'nin üç haftada bestelediği Kül Kedisi'ni sahnelemek için biz aylardır çalışıyoruz" derken, bir yerde gecikmenin sebebini de anlatıyor.
Kül Kedisi zor bir opera.. Bir defa 7 baş rol yazmış, üstat!. Nasıl baş rol?.
Önce, birinci sınıf sesin olacak.. İkincisi, birinci sınıf, komedyen yeteneğin.. Ve de, izleyende, hemen herkesin nerdeyse ezber bildiği ve beş yaşından beri hayalinde yaşattığı o masal kahramanlarını sahnede görünce, hayal kırıklığı yaratmayacak fiziğin..
Hadi bunları bir araya getirin bakalım!..
İstanbul Devlet Operası, bu mucize ekibi kurmuş işte ve de, dünya çapında yönetmenimiz, Avrupa'nın paylaşamadığı Yekta Kara'ya "Gel, bu işin başına geç" demiş..
Kara, kolları sıvamadan önce düşünmüş..
"1817 yılının bir komik operasını, 21. yüzyıl seyircisine nasıl kabul ettiririm?."
Yanıtı çabuk bulmuş..
"Bir pop opera yorumu yaparak.."
Pop Art, 20. yüzyıl ortalarının sanatı..
Andy Warhol hani.. "Andy Warhol, Kül Kedisi'ni yönetseydi" diye yola çıkmış Yekta Kara ve olağanüstü güzel, olağanüstü şirin, olağanüstü cazip bir Kül Kedisi yapmış.
Daha perde kapalıyken.. Perde dediğim aslında inip kalkan bir ekran.. Orkestra uvertürü çalarken.. Evet, Cats'deki gibi playback değil.. Bu defa, çukurda canlı orkestra var. Alessandro Cedrone'nin yönettiği, o dinlemeye doyulmaz, İstanbul Opera ve Bale Orkestrası..
Ne diyorduk.. Uvertür çalarken ekrana, Pop Art'ın en ünlü ikonu, dünyanın dört bir yanında milyonlarca gencin (Tabii, o yılların gençleri..) evinde bulunan "Love" yazısı biniyor.. Robert İndia'nın 1967 yılbaşı kartları için çizdiği o ünlüler ünlüsü Pop Art Love yazısı..
Altta yan yana, V ve E harfleri yapışık.. Adeta bir yatak.. V'nin üzerinde, tipik simgesel erkek, L ve yanında, E'nin üzerinde hafif uzanmış, dişiyi simgeleyen O!..
..Ve sonra perde açılıyor.. Efter Tunç, olağanüstü bir pop art dekor yapmış.. Yani Andy Warhol çizse, böyle olur ancak..
(Aç parantez, Şanda Zıpçı'nın kostümleri de, tam o devrin Pop Art İtalyası..)
Andy Warhol diyip duruyorum. Yekta Kara, onu da yerleştirmiş, Rossini'nin operasına.. Kül Kedisi masalında, evde hizmetçi muamelesi gören kızı, prensin balosuna yetiştiren İyilik Perisi var ya.. Rossini'de, prensin akıl hocası, bilge adam Alidoro olmuş o.. Yekta Kara da Alidoro'ya bire bir Andy Warhol makyajı yapmış.. O ünlü saçlarından, kılığına kadar..
Müthiş yorumcu Yekta Kara, Kül Kedisi'nde, klasik opera yorumu ile bir pop konserini yoğurmuş.
Gökçen Koray'ın o müthiş tenorlar ve baritonlar korosunu geri vokaller olarak düşünün.. Ve de, pop yıldızının dansçıları gibi, şirin ve hep pop koreografiyle dans ediyorlar.
Önde solistler.. Bir bakıyorsunuz, sahnede, hepsi kendi yerlerinde, konser solistleri.. Bir bakıyorsunuz, müthiş mim sanatçıları, komedyenler gibi oynuyorlar..
Yekta Kara'nın solistleri de Pop Art'ın ikonları.. Kapak, Andy Warhol'un o ünlü Marilyn Monroe tasarımından mülhem.. Prens, Popun kralı Elvis Presley!..
Öykü gereği birinci perdeyi prens kılığında oynayan uşağı, ikinci perdede prensin kendisi, Elvis'in artık o ezber bilinen hareketleriyle oynuyorlar ve söylüyorlar rollerini..
Dedim ya yedi baş rol isteyen oyunun yedi baş rol oyuncusu da müthiş.. Kül Kedisi'nin babasında Işık Belen, prensin uşağında Caner Akgün ve şımarık, küstah kızlarda Elif T. Işık ve Nesrin Gönüldağ, bu rolleri dünyanın her yerinde oynarlar.. Ayrıca bana sorarsanız, harika müzikal de oynarlar.. Çünkü sesleri, fizikleri ve oyunculuk yetenekleri, mimikleri, olağanüstü.
Prenste Ahmet Baykara, Alidoro'da Umut Tarık Akça ve Kül Kedisi'nde Dilruba Bilgi, Rossini'nin istediği yediliyi müthiş tamamlıyorlar.
Size bir şey diyeyim mi?.
Bu Rossini turneye çıkar.. Bu Rossini, Londra'da, New York'ta, Paris, Berlin, Viyana ve Tokyo'da oynar..
Oynar ve Türkiye'nin uluslararası gururu olur!..
21. yüzyılda dünya böyle fethedilir!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.