YAZARA MAİL GÖNDER Müthiş bir gerilim oyunu.. Kurban!.

YAZARLAR

Devlet Tiyatrosu'nun Cevahir Salonu tıklım tıklım doluydu. Güç bela yer bulabildik. Üstelik oyun, ikinci sezondur devam ediyor. O görüntü bana "İyi bir şey" izleyeceğimiz hissini verdi. Perde açıldığı andan itibaren de yanılmadığımı anladım.
Söze perdenin açıldığı anla gireyim o zaman.. Dekor.. İşte Devlet Tiyatrosu bu.. Bu kadar güzel ve etkileyici dekora özel tiyatrolarda rastlamak zor. Çünkü, geniş pencereleri, pencerelerinden dışardaki bahçe görünen lüks ve zengin salon dekoru yapmak masraf ister. Özeller böyle bir masrafla üç oyunun tümünü çıkarıyorlar. Işın Mumcu, bu güzel dekor için ilk alkışımı aldı..
Popüler, oyunları dünyanın dört bir yanında sergilenen Mario Fratti'nin Kurban'ı, pencereden gördüğümüz kadarıyla, kapıya gelen bir tamirci ve bu tamirciyi öldürüp, onun çantasını alarak ama cebinden çıkardığı anahtarla kapıyı açıp içeri giren bir esrarengiz adamla başlıyor.. İlerleyen sahnelerden öğreniyoruz ki, adam, yakınlardaki hastaneden kaçan azılı bir katil ve akıl hastası.. Girdiği evde tamirciyi bekleyen yalnız bir kadın var.. Bu kadın, akıl hastası katilin yattığı ruh hastaları kliniğinin baş hekiminin eşi..
Olaylar ardı ardına sürprizlerle gelişiyor. Gerilim yükseldikçe yükseliyor ve birinci perdenin finalinde tavana vuruyor.
Fratti, birinci perdeye "Bundan sonra artık ne olabilir ki" dedirten müthiş bir final yazmış.. Yani bu oyunu ben sahneye koysam, hatta orda bitirirdim. Kimse de bir şey diyemezdi. Öylesi..
Esrarengiz adamda, Aydın Şentürk'ü ilk defa izliyorum. Müthiş bir oyunculuk sergiledi. Oyunun tüm sürprizleri onun üzerine kurulu. Bu yüzden çok değişik tipler canlandırmak ve inandırıcı olmak zorunda.. Hem de nasıl başarıyor.. Süper!..
Kadında Şebnem Dokurel Topçuoğlu, özellikle ikinci perdede, ağzı bağlı, gözleri ile konuştuğu sahnelerde müthiş. Erdoğan Aydemir de, doktoru başarıyla götürüyor.
Kurban'ı yöneten Saydam Yeniay, gerilimi baştan aşağı ayakta tutmayı başarmış.. Bir alkışım da, ışık tasarımını yapan Ayhan Güldağları'na.. Oyunda ışıkların hem de nasıl rolü var çünkü..
Kurban, hele gerilimi sevenler kaçırmasın.. Kapalı gişe oynadığına göre, galiba kaçırmıyorlar da..

***
İkinci sezonuna girmiş bir oyun için, hem de Devlet Tiyatrosu kapıda program vermiyor, ne kadar ayıp.. Dönüp ofisime geliyor ve Devlet Tiyatrosu resmi sitesine giriyorum, kim kimdir öğrenmek için.. O dahi şişirme.. Bir oyuncu listesi koymuşlar, ama kim hangi rolde belli değil.. Ben tahmin etmek zorundayım.
Yahu iki satır yaz. Fratti kim, yönetmen kim, oyuncular kim?. Eline mi yapışır, zahmet mi olur?.
"Siz gene de www.devlettiyatro. gov.tr 'yi tıklayın. Programa bakın. Size en yakın sahnede ne zaman oynadığını bulun" derim.
Bu arada.. Nasılsa doluyor, diye seyircilerine program dağıtma zahmetine katlanmayan İstanbul Devlet Tiyatroları Müdürlüğü'ne, İstanbul Devlet Operası Müdürlüğü'nün hazırladığı Kül Kedisi kitabına bakmalarını öneririm. Program broşürü değil, başından sonuna zevkle okuyacağınız, müthiş bilgilerle dolu, müthiş keyifli bir kitap yapmışlar. Atmaya kıyamaz, kitaplığınıza koyarsınız, o kadar güzel, o kadar değerli.. Kitabı hazırlayan Burçak Savaşkan ve Defne Arıkan'a gecikmiş teşekkürlerimle..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.