YAZARA MAİL GÖNDER 14 Şubat, sevenlerin günüdür!..

YAZARLAR

Aslında, bu günün, Türkiye'ye yayılmasında büyük rolüm olduğundan, benim de günahım var ya.. Adını yanlış koyduk, "Sevgililer Günü" diye.. "Sevenlerin Günü" olmalıydı.. Önemli olan sevmektir çünkü..
Ne diyor Nâzım?.
"yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?"
Tam da 14 Şubat'ı anlatıyor bu dizeler..
Sevgililer Günü'nün dünya adı "St. Valentin Day/ Aziz Valentin Günü.."
Aziz Valentin'den beri sürüp gelen bir gelenek var.. İnançlara göre, Valentin Günü sabahı, genç kızlar ilk gördükleri erkeğe tutulurlarmış. Bu yüzden delikanlı kafasında bir yavuklu kurduğu zaman, Sevgililer Günü'nü bekler, daha güneş doğmadan yollara düşüp, kızın evinin kapısının oralarda bir yere yerleşirmiş ki, kız sokağa çıkınca ilk onu görsün o sabah..
Yani.. Kızın daha haberi bile yok, oğlandan.. Birinin onu sevdiğinden.. Günü, gün yapan ne?. Seven.. Tek başına seven..
Attila İlhan da biraz onu demez mi, "Ne kadınlar sevdim, bazen yoktular" derken..
17 yaşımdan bu yana bakıyorum.. Ne kadınlar sevdim haberleri bile olmadı..
Sevmek, tek taraflı bir duygudur. Öyle olduğu için kutsaldır zaten..
Onun da seni sevmesi bekleyerek sevmek, sevmek olur mu?. Sevgi karşılık bekler mi?. Sevgi pazarlık yapar mı?.
Tabii herkes ister sevilmeyi.. Ama terazinin bir yanına sevmeyi, ötekine sevilmeyi koyun ve bakın bakalım..
Sevmek sizin duygunuz.. Sizin kalbinizin, sizin içinizde.. Kaç ölçü sevdiğinizi bilirsiniz, adınız gibi.. Tartı elinizde ya..
Peki öbür kefe.. Orda ne, ne kadar var?. Dünyanın her dilinde "Şüphe" sözcüğü niye var?. Onun yarattığı "Kıskançlık" niye var?.
Terazinin en saf, en güzel kefesidir "Seven" tarafı..
Şunu demek istiyorum.. Günlerden beri okuyorum da Sevgililer Günü üzerine yazıları.. 14 Şubat gecesi yalnız olanlara bir acıma hali var, satır aralarında..
Seven yalnız değildir, arkadaşlar.. Kafanızda biri varsa.. Kalbinizde duruyorsa sevdiğiniz, yalnız değilsinizdir, o gitmiş olsa da..
Cemal Süreya tercüman olur, o zaman da size..
Ben senin...
Sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım...
Biri bitse biri kalır...
Seni hiç bırakmayacağım!

***

Yarın sabah erkenden kalkacağım.. Yatak odamda nerdeyse benim boyumda bir kalp var.. Yılların öncesindeki bir Sevgililer Günü'nde bana gelmişti.. Üzerindeki minik bir kartta.. "Bir gün beni bırakıp gidersen, ben de seninle gelebilir miyim" yazıyordu..
Beni almadan, o gitti oysa. Bana bıraktığı kalbe bakacağım, uyanır uyanmaz.. İlk gördüğüm o kalp olacak, 14 Şubat sabahı..
O kalbin üzerinde, o Cemal Süreya dizeleri var şimdi..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.