YAZARA MAİL GÖNDER Kentsel dönüşüm mü, rantsal dönüşüm mü?.

YAZARLAR

1980'li yılların başında Erkekçe'yi çıkarmak için İstanbul'a taşınınca iki yıl kadar, Peker Sokak'ta oturduk. Bahçeli villalardan oluşan Levent ile, henüz kentin uzak sayfiyesi sayılan Etiler'in sınırı gibidir orası.. Bizim ev, Nispetiye Caddesi'ne iki dakika yürüyüş mesafesindeydi ve sokağın son eviydi. Ondan sonra bomboş araziler.. Çok çok ilerde Levazım Evleri.. Her sabah, o arazide koşu yapardık, Ali'yle (Kocatepe.). Bugün beton yığını..
Etiler'de Çamlık Yolu ünlüydü. Sokak falan değil. Dağ başı ya orası.. Yol.. O yol üzerindeki bahçeli ve pahalı villalarda oturmak, sosyal sınıf göstergesiydi.
"Etiler, Çamlık Yolu'nda oturuyorum şekerim" deyişleri vardı, ünlülerin..
Ve de, kentin uzağı, arsalar bedava ya.. Ne arsası, tarla.. Sosyal Sigorta Kooperatif siteleri vardı, civarda.. Petrol Sitesi.. Profesörler Sitesi.. Belediye Sitesi..
Sonra.. Sonra ne olduğunu anlamadan betonlaşma başladı. Hem de nasıl bir hızla.. Hem de nasıl hesapsız, kitapsız ve zevksiz..
"Bu daracık Nispetiye Caddesi bu kadar yükü kaldırır mı" demediler.. Villalar yıkıldı, mimariden zerre nasip almamış, beton yığını apartmanlar, bahçelerin yerini aldı..
Etiler/ Levent ekseninde bir o siteler kaldı, yeşil adına..
Akmerkez'in Ulus kapısının hemen karşısındaki cennet Belediye Sitesi bunlardan biriydi.. "..di" diyorum. Çünkü gidiyor..
Efendim depreme dayanıklı değil.. Efendim kentsel dönüşüm.. Efendim o sosyal sigorta evlerini daha sonra ilk sahiplerinden satın alanlara inşaat şirketlerinin teklifleri.. Bu tekliflere kapılanlar..
Orada yaşayan arkadaşlarım var.. Sordum.. Anlattılar.. O zaman bu acıklı hikayeyi ben anlatmayayım da, onların anlattıklarını özetleyeyim..

***

Boğaz çevresinden sonra, İstanbul'un en kıymetli arazilerinden biri Akmerkez karşısındaki Belediye Sitesi'dir...
Sitenin kıymeti, 35-40 yıl öncesindeki seyrek yapılaşmasından geliyor. O günlerde, çiçeği-böceği, kuşu-yeşili bol olan bu semte, çok katlı binalar yerine sıra sıra villalar inşa edilmiş, halen de bu yapı korunuyor. Şehrin merkezinde, kalan son yeşilliklerde kuşlar ötüşüp, çiçekler açıyor.
Sonraları, Ulus- Etiler İstanbul'un en gözde konut alanlarından biri olmuş. Tam karşısına da Akmerkez gelip oturmuş. Önündeki semt pazarı da yerini duble yola bırakınca, değeri daha da artmış. Şimdilerde hizmete girecek metro ile inşaat şirketlerinin hayallerine uygun, adeta "çölde bir vaha" !..
Arazi son derece kıymetli, 6500 metrekarelik alana dünlerde, 0.6- 0.7 emsal ile beheri 90-100 metrekarelik 36 dubleks villa inşa edilmiş. Buna ek, arazinin tam da önünde, 1500 metrekarelik hazineye terk bir yeşil alan daha var. İşini bilen yatırımcı, bunu da projeye dahil ederek alanı 8 bin metrekareye çıkarabilir!..
Bugün yeni yapılaşma için, çevre binalara göre 2.2-2.5 emsal alınabilir. Böylece mevcut 3.600 metrekarelik toplam inşaat alanı; kot altı ilaveleri ile filan 25-30 bin metrekarelik kapalı alana dönüşebilir. Böyle bir yapının konut olarak bile metrekaresi 12-15 bin dolardan pazarlanabilir. Bu da 400-500 milyon dolarlık bir rant anlamı taşıyor.
Yürürlükteki deprem yasası esasında doğru; "olası bir depreme karşı, sağlam konutlar oluşturmak ve bu yolla vatandaşı korumak".
İştahlı bir inşaat şirketi, Deprem Yasası ile, bu cazip araziyi buluşturuyor.
Önce sitede oturan bir yandaş buluyor. Yanına bir de hukukçuyu takıp; "Binalar eski, yıkılma tehlikesi var" diye bir dilekçeyle numuneler alınıyor. 45-50 yıl öncesi teknik ve betonun kalitesinin, günümüz teknolojisine uygun olamayacağı da ortada. Bu uygulama ile Dolmabahçe ve Topkapı Saraylarını da, "Makine betonu ile yapılmadı" diye çürüğe çıkarabilir ve yıkabilirsiniz!..
Sitede oturan ve kat karşılığı isteyenler de, olası bu tür bir yıkım kararına karşı, bir başka inşaat şirketi ile anlaşıyorlar. Çünkü yasa açık; "yıkıldığında, bir şirketle anlaşma varsa, yıkımı ve yeni binaları bu şirket yapacak"...
Anlaşma şartları.. 100 metrekarelik evi olana 400 metrekare ev verilecek, para isteyene de 1.250.000 dolar. Her şey yasaya ve kurallara uygun.
Diğer yatırımcının amacı ev filan yapmak değil. Burayı AVM veya yüksek katlı bir otel olarak değerlendirme peşinde. Akmerkez'in karşısına bunu dikecek ki Ulus'a giriş yolu biraz daha kalabalıkla bunalsın, evlerine gidecekler hiç gidemesin!...
Böylece, Belediye sitesi ikiye bölünüyor. Bir tarafta, evlerinin yerine, yeni, kentsel dönüşüm evleri isteyen 18 malik.. Öte yanda, diğer 18 malikin aklını çelip, 1 günde villa başına 2 milyon lira ödeyerek, sitenin yarısını satın alan, öteki firma..
Bu firma, daha da büyüme ve genişleme arzusu ile yandaki parsele de saldırıyor.
Orada henüz bir yandaş olmadığından, ucuza kapatmak da mümkün değil. Buradaki kat maliklerine daire başına 4 milyon dolardan kapıyı açıyorlar. 1 milyon nerde, 4 milyon nerde?.
Yörede Belediye Sitesi'nden başka, komşu Petrol Sitesi, Otelcilik Okulu ve Etiler Uçaksavar sitesi var.. Halen sahneye konulan, filmin daha fragmanı...
Bir tarafta, Başbakan'ın "Ben vatandaşımı ezdirmem, onları yerlerinden etmeden, sağlam ve güvenli yapılar yapacağız" diye çıkarttığı deprem yasasına uyan yoldan giden inşaat şirketiyle anlaşan 18 kişi...
Diğer yanda ise; otel, rezidans, AVM yapmak için yanıp tutuşan ve daha önce tarihi sitenin diğer 18 katının yeni maliki şirket...
Yani!.. Kentsel dönüşüm ile, rantsal dönüşüm karşı karşıya..
Bakalım ne olacak?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.