YAZARA MAİL GÖNDER Kırım'daki felaket günlerim..

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Ben Kırım'a gittim.. Sovyetler Birliği zamanında.. Onlarla maçımız vardı, Simferopol'de.. Kırım'ın başkenti...
Giderken, daha önce gitmiş olanlar "Havlu, sabun ve tuvalet kâğıdı götürün, yoksa rezil olursunuz" demişlerdi.. Beter olduk.. Ben hayatımda böylesi bir pislik ve sefalet içinde üç gün geçirdiğimi hatırlamıyorum..
Güya kentin en lüks, en pahalı otelinde kalıyoruz.
Gece odama gelip ışığı yaktığımda müthiş bir hışırdama sesi çıkıyordu.. Yüzlerce, yüzlerce hamam böceği ışıkla kaçışmaya başlıyordu da ondan..
Yatak, yorgan, rutubetten sırılsıklamdı.. Uyuyabilirsen uyu..
Sabah kalkınca hepimizi bir otobüse bindirip kilometre uzakta bir yere götürüyorlardı. Kahvaltı için.. Bizim lüks otel kahvaltı veremiyormuş..
Gittiğimiz yerde salona burnumu tıkayıp giriyordum. Çünkü masalara önceden servis edilmiş, çiroz salatasına benzer bir şey vardı.. Sabah sabah kurutulmuş balık salatası ile kahvaltı..
Peynir ekmekle idare edelim desek o da mümkün değil..
Ekmekler ponçik gibi, yumruk büyüklüğünde yuvarlaklar.. Ama taş gibi.. Atsan kafa yarar..
"Tazesi yok mu" dedim garsona.. "Var ama servisi yasak. İki gün kurutup veriyoruz" dedi. Efendim tazeyi servis ederlerse tüketim çok oluyormuş.. Bakar mısınız?.
Bir tur düzenleyip, Kırım Türkleri'nin yaşadığı Bahçesaray'a gittik, yol boyu Türk köylerine uğrayarak.. Onların misafirperverliği sayesinde boğazımızdan lezzetli şeyler geçti.. Köylüler, kendi hallerinde, kendi ürettikleriyle geçiniyorlar. Şehirdekilere göre çok daha insancıl yaşıyorlardı. Onların da şikâyetleri dağlar gibiydi aslında..
O zaman uzun uzun yazmıştım, dönüşte.. Dönüş bir rezalet olmuştu ya..
Bizi hiç olmazsa, oturma imkânları olan giriş salonundan uçuş saatine yarım saat kala, sadece ayakta durabileceğimiz bölüme aldılar, pasaportlarımızı kontrol edip. THY uçağı 12 saat gecikince, o daracık " yeri"nde aç susuz, ayakta beklettiler.. "Dışarı çıkalım bari" dedik.. "Pasaporttan geçtiniz olmaz" dediler..
Süründürdüler.. Sabah halimize acıyıp gene çiroz salatası ikram ettiler, iyi mi?.
Dönüşte hava alanını nasıl öptüğümüzü hatırlıyorum!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.