YAZARA MAİL GÖNDER Bir kelebeği kurtarmak..

YAZARLAR

Her sabah yaptığımı yaptım gene.. Bahçe kapımı açtım.. Kedilerin kapları dizili orda.. Mamalarını koyarken, koşuşmalarını keyifle seyrettim bir süre.. Sonra az ilerdeki minik nilüfer havuzuma gittim. Orda da balıklarım var.. Bir tutam yem de onlara.. İki dakika da onların yavaş yavaş suya dalan yemlerine saldırışlarını seyretmenin keyfi..
Sonra mutfak.. İki dilim kızarmış esmer ekmek.. Üzerlerine tereyağ gibi sürdüğüm krem peynir ve makinemden aldığım sütlü kahvemin yanına gazetemi yaymam..
Tipik sabahım benim.. Az sonra Fatoş geldi. Sonra Ercan'la Muhammed.. Gazeteye gitme zamanı.. Ön kapıya doğru yürürken, birden bir şey dürttü sanki. Arkadan, bahçeden çıkmaya karar verdim, aniden.. Bahçe kapısı zaten açık.. Bahçeye adımımı atarken, benim sarı kedi Sunny'yi havaya uçarken gördüm.. İki eliyle bir şey yakaladı havada ve yere indi.. Hani "Kedi kaleci" derler ya.. O poz, aynen..
Uçan, kaçan her şeye saldırma adetlerini biliyorum. Hızla Sunny'ye saldırdım ben de, bağırarak.. İki elinin altına sıkıştırdığı şeyi bıraktı ve kaçtı.. Bıraktığı bir kelebekti.. Uçtu kanat çırparak ağaçlara doğru..
İçimdeki ani dürtü bir kelebeğin hayatını kurtarmıştı..
Arabaya binip gazeteye gelirken, olayı düşündüm..
"Beni son anda döndüren, arka kapıya gönderen ve kelebeğin hayatını kurtarmama sebep olan şey neydi acaba" dedim kendi kendime..
"O şey neyse.. Bir kelebeğin hayatını kurtarmak neyi değiştirir ki?.."
Sonra birden kafama "Dank" diye düştü..
Kelebek Etkisi..
Geçen yıl, tam da bu zamanlarda yazmıştım Kelebek Etkisi üzerine.. Merak edip çok şey okumuştum hakkında da, sonra size özetlemiştim.
İşi elde ettiği verilere göre hava tahmini yapmak olan Edward Lorenz diye bir meteoroloji uzmanı 1961 yılında o devrin ilkel bilgisayarına, kısa yoldan 0.506 gireceğine, kesirin tamamını 0.506 127 diye yazınca, ortaya çok daha farklı bir hava durumunun çıktığını farketti. Eklediği onbinde bir küsur, sonucu akıl almaz değiştiriyordu.
Lorenz Kelebek Etkisi adı verilen teorisini açıkladı..
"Amazon Ormanlarında kanat çırpan bir kelebek, bir kaç hafta sonra Teksas'ta bir kasırgaya sebep olabilir.."
İlk dediği martıydı ama, sonra Kelebek daha romantik bulundu.. Ne var ki teori hızla gelişti. Hele kuantum fiziği ile, zaman içinde yolculuğa kadar uzandı ve her şeye uygulanmaya başladı..
Bir şeyin, hiç alakasının olmadığı bir zamanda, hiç alakası olmayan bir başka şeyle hem de nasıl ilişkili olduğunu anlattı, Kelebek Teorisi..
Geçen yıl şubat ayındaki yazımda, Aral Gölü'nün kurumasının nasıl bir çevre ve tarım felaketine sebep olduğunu, Birleşmiş Milletler dahil, herkesin çözüm aradığını anlatırken "Bu gölün kurumasına Amerikan İç Savaşı sebep oldu, bilir misiniz" demiştim..
Amerikan İç Savaşı ile Aral Gölü'nün kurumasının arasında 150 yıl, iki kıta ve bir okyanus var.. Nasıl oluyor?. Şöyle oluyor..
Amerikan İç Savaşı, köleliğin kaldırılmasından yana Kuzeyliler ile, kölelerle yaşayan Güneyliler arasında geçti. Kuzeylilerin amacı, romanlarda yazıldığı, filmlerde gösterildiği, tarihlere geçtiği gibi, insan hakları, insanların eşitliği, idealizm falan değildi pek..
Amerika dünyanın en büyük pamuk üretici ve satıcılarından biriydi. Kuzeyde kölelik yoktu. Tarlalarda ücretli işçiler çalışıyordu. İşçilerin ücreti artıyor ama pamuk fiyatları artmıyordu. Çünkü işçi değil köle çalıştıran güneylilerin böyle bir sorunları olmadığı için fiyatlara zam yapmıyorlardı. Kârları giderek azalan Kuzeyli tüccarlar, çözümün köleliğin kalkmasında olduğunu gördüler..
İç Savaşın iç sebebi ekonomikti yani..
Savaş başlayınca pamuk tarımı fena halde aksadı. Sadece Mısır ve Hindistan'da yetişen pamuk dünya ihtiyacını karşılamaz oldu. Ruslar, bomboş duran ve Sibirya'ya kadar uzanan ovalarda pamuk ekmeğe karar verdiler.. Peki ama su?. Amu Derya ve Siri Derya ırmakları ne güne duruyor. Bu iki ırmak üzerine, bendler, barajlar kurdular ve tarlaları suladılar.. Suladılar da, bu iki ırmak aslında Aral Gölü'nü besliyordu. Irmaklarda Aral'a dökülecek su kalmayınca, 150 yıl sonra göl kurudu ve çevre felaketi başladı.. Hani Orta Asya'da göl kurudu ve Büyük Göç başladı.. Onun gibi..
Şimdi başa dönelim.. Kelebek etkisine.. Formülü de var.
d(fT (x), fT (y)) <\#62> eaT d(x, y).
Burada x kelebeğin kanat çırptığı, y de kasırganın olduğu yer oluyor.. Tamamı ne oluyor, onu yüksek matematikçiler bilir..
Benim bildiğim şu..
Sabah sabah bir kelebeğin hayatını kurtardım, ani bir dürtü ile.. Kanat çırparak uçtu gitti..
Ben ani kararla bahçeye çıkmasam o kanat çırpma olmayacak, bir yerlerde de bir şeyler değişmeyecekti. Şimdi değişecek.. Ama ne?. Bilmiyorum, ama değişeceğini biliyorum..
Yani..
Yarın sabah evinizden çıkıp gidecek ve bir, tek bir oy atacaksınız..
"Tek bir oy neye yarar, ne değiştirir ki" demeyin.. Neydi formül?.
d(fT (x), fT (y)) <\#62> eaT d(x, y).
x attığınız oy.. y de kasırga!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.