YAZARA MAİL GÖNDER Seyislikten imparatorluğa..

YAZARLAR

Bizans tarihinin en meraklı bölümlerinden birini Üstad Radi Dikici anlatıyordu iki haftadır. Bu hafta, üçüncü ve son bölüm..

***

Basil altı hafta içinde atı yarış için hazırdı ve İmparator Mikail girdiği yarışı büyük bir farkla kazandı. Çok geçmeden de Basil'i saraya çağrıldı.
Ertesi gün Büyük Saray kapılarını kapatmadan önce yetişti. Mabeyinci onu alıp imparatorun huzuruna götürdü. İçeri girdiğinde imparatorun ayaklarına kapandı.
İmparator ona, "Tamam Basil, ayağa kalk bakalım," dedi.
İmparatorun önünde bir altın kupa ve sürahi vardı. Nitekim o ayağa kalkarken imparator şarabını yudumluyordu.
Önce ona teşekkür etti ve atı nasıl hazırladığını sordu. Bir süre sonra elini kaldırarak sözünü kesti. "Tamam Basil, çok iyi anlattın. Sana bir şey söy... söyleyeyim mi, ben yalnız içki içmekten nefret ederim."
Birazcık dili dolaşıyordu. Önündeki diğer kupayı şarap doldurup Basil'e itti. Ancak o şaşkınlıktan öte bir durumdaydı. Bırakın bir imparator tarafından kabul edilmeyi, onunla birlikte şarap içmeyi aklından bile geçiremezdi. Herhalde ileride ona kimse inanmayacaktı.
Birlikte içmeye başladılar.
"Bi..biliyor musun, Basil seni çok sevdim. Otur bakalım karşıma. Hem içelim, hem de sohbete devam edelim" dedi ve bağırdı, "Hey mabeyinci bize yiyecek bir şeyler getirin."
Masanın üstü çeşitli mezelerle donatıldı.
Basil, biraz da içtiği içkinin etkisiyle rahatlamıştı. Her kadehi yuvarladıkça karşısındaki ona, Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi bir imparator değil de, sanki arkadaşıymış gibi gelmeye başlamıştı. Bir saat sonra kahkaha sesleri dışarıdan bile duyuluyordu. Basil'deki şeytan tüyü imparatoru da etkilemişti.
İçeriye aralıklarla yiyecek ve içecek taşıdılar. Hatta bir sefer içeri girdiklerinde imparatorun, "...Deme Basil, demek sana öyle söyledi kız..." dediğini duydular. Her ikisi omuz omuza vermişler ve gülmekten kırılıyorlardı.
Esasında imparator da çocukluğundan beri etrafında en az kendisinin yaşının iki katı şahıslarla birlikte yaşamıştı. Kendi yaşıtında hiçbir arkadaşı olmamıştı. İlk defa böyle bir mutluluğu yaşıyordu.
***

O gecenin sonunda imparator Basil'e, "Artık sarayda benim yanımda kalıyorsun," der. Onun için özel daire hazırlarlar. İlk başta hayat onlar için eğlenceden ibarettir. Bir yıl sonra Mikail onu başmabeyinci yapar. Aradan iki yıl geçince bütün istihbarat birimleri Basil'e bağlanır. 866 yılında ise İmparator Basil'i müşterek imparatorluğa atar. Artık ülkenin ikinci adamıdır. Son on yıl içinde tecrübesi çok arttığı için devlet yönetiminin tüm birimleri artık onun emrindedir. Mikail ise, yönetimde sorun kalmadığı için eğlenceden eğlenceye koşmakta, gününü gün etmektedir.
Tarihte "Sarhoş Mikail" diye anılan imparatorun içkiye düşkünlüğü giderek artar her gece onu yatağına taşıyarak götürürler. Ama 867 yılı geldiğinde daha büyük bir tehlike ortaya çıkar. İmparator yeni bir metres edinmiştir. Metresinin yakın akrabası Basillianikus'la iyi anlaşmaktadırlar. İçki sofrasında onun en iyi yoldaşıdır. İmparatoru uyuşturucuya alıştırdığı fark edilir. Sonunda imparatorun Basillianikus'u müşterek imparator yapmaya ve Basil'in yerine getirmeye karar verdiği anlaşılır. Risk büyümüştür ve çözülmesi gereklidir. Basil en yakınları ile yaptığı toplantıdan sonra verilen karar şu olur: "İmparatorluk iki ayyaşın yönetimine bırakılamayacak kadar önemlidir. Gereği yapılmalıdır."
867 yılının 23/24 Eylül gecesi Mikail'in karısı İmparatoriçe Dekapolitissa'nın doğum günü nedeniyle St Mamas Sarayı'nda düzenlenen yemekte Basillianikus dahil, beraberdirler. İmparator yemeğin ortası geldiğinde ayakta duramayacak kadar sarhoş olur ve yere yuvarlanır. Basillianikus onu dört hizmetçi ile birlikte yatağına götürür. Sabaha karşı işi bitirmek isteyen ekip iş başındadır. Önce imparatorla birlikte aynı odada yatan Basillianikus'un bir kılıç darbesiyle kafası kesilir.
***

Yavaşça imparatorun yatağına yaklaştılar. Basil'in kardeşi ve yeğeni kapıda durdular Basil yanında duran adamı İaonnes Chaldios'a işaret etti. O da belinden çok keskin bir kama çıkardı ve imparatorun iki bileğindeki damarları kesti. Onu öylece bırakıp kapıyı çekerek çıktılar...
***

Ertesi günü imparator yatağında kan gölü içinde ölü bulunur. Basil hazırlıklıdır. Ertesi gün hemen bir bildiri yayınlar:
"Majesteleri Roma İmparatoru Mikail bir suikasta maruz kalarak vefat etmiştir. Bunu işleyen kişi (Basillianikus) tarafımızdan cezalandırılmıştır. Majesteleri daha önce açıkladıkları arzuya göre Üsküdar'daki Philippikos Manastırı'nda yüce İsa'nın kollarına teslim edilecektir...
İmparator I.Basil"
Bir köylü çocuğu Konstantinople'a geldikten tam 12 yıl sonra, bir saray darbesi ile iktidarı ele geçirip 28 Eylül 867 Pazar günü Ayasofya'da yapılan törenle taç giyerek Bizans'ın yeni imparatoru olur. Onun kurduğu Makedonya Hanedanı 196 yıl süreyle Bizans'ta hüküm sürecek ve Bizans Rönesans'ının mimarı olacaktır.
rdikici@demma.com

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.