YAZARA MAİL GÖNDER Güzellik yarışması ile imparatoriçe seçimi

YAZARLAR

Bütün ülkemizi, dünyayı yasa boğan Soma faciası olmasa, geçen perşembe Türkiye Güzellik Kraliçesi'ni seçmiş olacaktık. Üstad Radi Dikici, bu sebeple bu haftaki yazısını özel belirlemişti.
İstanbul'da yapılan bir güzellik yarışması ile kraliçe değil, sözlük anlamı ile gerçek bir İmparatoriçe seçildiğini biliyor muydunuz?.
O zaman okuyun!..

***

Bizans İmparatoru Theofilos 829 yılında tahta geçtiğinde henüz 16 yaşındaydı. Babanın okuması yazması şöyle böyleydi ama yeni imparator askeri ve dini konular dahil mükemmel bir eğitim görmüştü. Belki bu, imparatorluğun önemli bir şansıydı. Theofilos, sadece Bizans tarihi ve Ortodoks dini konusunda değil, sanata ve bilime de çok önem veren ve hatta o sırada İslam dünyasındaki ilmi gelişmeleri de takip eden bir hükümdardı.
Abbasi Halifesi Harun Reşid 809'da öldüğünde Theofilos dört yaşındaydı. Onun yaşantısı ve yaptıklarıyla ilgili belgeleri eğitimi sırasında dikkatle incelemişti, inceledikçe de ona olan hayranlığı artmıştı. İmparator olduktan sonra zaman zaman Harun Reşid gibi davranmaya başlamıştı.
Örneğin; tebdili kıyafetle halk arasına karışır ve onların imparator ve yönetimi hakkında düşüncelerini öğrenmeye çalışırdı. Haftada bir gün Büyük Saray'dan, şehrin kuzeybatısındaki St. Marie Kilisesi'ne giderdi. Bunun için şehri boydan boya kat etmesi gerekmekteydi. Yol üzerinde de halkın şikâyetlerini dinler, haksızlık yapılmışsa onu tamir ederdi.
Nitekim bir gün aynı yolda giderken yaşlı bir dul, imparatora yaklaşarak, imparatoriçenin kardeşi Petronas'ın eşinin, sarayını büyüterek evinin manzarasını kapattığını söyledi. İmparator derhal durumun araştırılmasını emretti. Gerçekten yaşlı kadın şikâyetinde haklıydı. Önce Petronas'ın eşinin yaptığı ilave yerle bir edildi ve ayrıca Petronas'a halk huzurunda kırbaçlanma cezası verildi.
Hanedanın devamı için imparatorların erkek çocuk sahibi olmaları şarttı. Yine aynı yıl, yani 829'da annesi İmparatoriçe Eufrosyne kolları sıvadı.
İmparatoru evlendirmek için bir nevi güzellik yarışması düzenledi.
İmparatoriçe tarafından ülkenin dört bir yanındaki valilere birer emirname gönderildi. Valiler yaşları 15-18 yaşlarında çok güzel kızları aileleri birlikte Konstantinople'a göndereceklerdi.
Bunlardan biri de Amisos'dan (Samsun) gelmişti. Aile Konstantinople'a gelince istenen günde kızları Theodora'yı alıp İmparatorluk Sarayı'na gittiler. Emir gereği kızlarını bırakıp döndüler.
Akşama kadar sarayda ülkenin her tarafından gelen kırk güzel toplandı.
Öğleden sonra kızların bulunduğu bölüme gelen bir hizmetkâr, "Biraz sonra imparatorumuz annesi imparatoriçe hazretleri teşrif edecek. Sizleri görmek istiyor. Onun için kendinizi hazırlayın. İmparatoriçe içeri girdiğinde hepiniz eğilerek kendisini selamlayacaksınız," dedi ve nasıl yapmaları gerektiğini gösterdi.
Son moda bir kıyafetle İmparatoriçe Eufrosyne içeri girince hepsinin gözleri kamaştı. Çok ama çok güzel bir kadındı. Saçlarını tepesine toplamıştı ve ela gözleri ile tek tek kızları inceledi. Beğenmişti. Eliyle bütün hizmetkâr ve görevlilerin dışarı çıkmasını işaret etti.
Şimdi kızlar, imparatoriçe ve imparatoriçenin yanında bulunan bir kadınla baş başa kaldılar.
"Yavrularım," diyerek söze başladı, "eğer imparatorumuzun beğendiği bir kişi çıkarsa, içinizden biri imparatorun eşi olacak. Bunun için imparatorluğumuzun belirli kuralları var. Ben onu uygulamak için aranızdan yirmi kişiyi seçip imparatora takdim edeceğim."
Esasında iki ana kural vardı. Birisi çok güzel olmak. Kızların hepsi çok güzeldi. Bir de imparatorlukta hanedanın devam etmesi için doğurganlık yeteneği.
İmparatoriçe, "Şimdi soyunun, doktor hanım sizi muayene edecek," dedi. Böylece ikinci kuralın nasıl uygulanacağı da ortaya çıkmış oldu.
Hepsi çırılçıplak kalana kadar beklediler. Kızlardan bir kısmı soyunurken zorlanmıştı. Utanmışlardı. Theodora da onlardan biri idi. İmparatoriçe doktor hanımla birlikte tek tek kızları gözden geçirmeye başladılar. Zaman zaman doktor hanım kızlardan birine eğilmesini söylüyor ve cinsel organını kontrol ediyordu. Bu muayene sonunda yirmi kızı sağ tarafa, diğer yirmi kızı da sol tarafa ayırdılar. (Radi Dikici, Bizans İmparatorluğu Tarihi, s.236)
(Devamını gelecek hafta okuyacaksınız.. Biraz heyecanlı olsun..)
rdikici@demna.com

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.