Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kapanan her gazete, bana hem de nasıl hüzün verir.. İnanın, günlerce için için ağlamak gelir içimden.. Empati falan değil.. Yani kendimi gazetesi kapananların, işsiz kalan dostlarım ve meslektaşlarımın yerine koyarım da ondan değil..
Gazeteciliğe 1957 yılında başladım ve o günden bu yana kaç "Kapanma" yaşadım.. Daha 1957'de başlayan Sıkıyönetim kapatmalarını saymıyorum. Onlar leblebi çekirdek gibiydi. Kapanıp giden, piyasadan çekilenlerin sayısını unuttum.. Hele ilk yıllardakilerde, aslında bir maddi kayıp da yoktu. Maaş falan alamazdık ki.. Ama para almasak da, bu mesleği yapmanın tarifi zor bir lezzeti, aşkı var.. Bir başladınız mı, yapmadan durmanız zor.. Gazetesinin kapanması acısını benden iyi bilenlerin sayısı çok azdır.
Hayatımdaki mesleki istikrar, 1991 yılında Dinç Bilgin ve Ercan Arıklı tarafından Sabah'a davet edilmemle başladı.. İlk defa ayni iş yerinde bu kadar uzun süre kalıyorum..
Efendim Radikal kapanmamış, sanal gazeteciliğe dönmüş.. O bana biraz züğürt tesellisi gibi geliyor..
Yayınlanan bir gazetenin internet sitesi olmak başka şey, internette gazete çıkarmak başka şey..
En basiti..
Kağıda basılan Radikal'in kadrosunda kaç kişi vardı, internet Radikal'inin ekibi kaç kişi?.
Kağıt Radikal'in bürosu nasıldı?. İnternet Radikal'inki nasıl?.
Yazarlarına sorun bakalım.. Köşelerinin kağıtta olmasıyla, internette olması ayni mi?. İnternette daha fazla tıklanıyor olsalar da..
Geçiniz.. Bence Radikal gitti.. Ve de çok yazık oldu..
Radikal iyi, çok iyi gazete olmanın ötesinde "Okul"du.. Kağıda basılan son sayılarında, Radikal'de emeği geçenlerin isimleri yayınlanmış.. Aralarında adımın olmasını ne kadar isterdim. Kimler yok ki?. Kimler kimler yetişmiş Radikal okulundan..
Yıllar yıllar önce, Aydın Bey (Doğan) Milliyet'i satın almış ama bir türlü işi götürecek bir Genel Yayın Müdürü bulamamıştı. Ben Gelişim Yayınlarındaydım ve çıkardığımız Erkekçe, benzersiz bir dergicilik olayı olmuş, 150 bin tiraja ulaşmıştı. Ortak dostumuz Taylan Bilge, Aydın Bey'le beni buluşturdu. Oturduk bir yemek yedik.. Aydın Bey bana, Milliyet'in başına geçmemi teklif etti.
"Bu teklifiniz bana hayatımın en büyük gururunu verdi. Abdi Beyin koltuğuna oturmak, bu meslekte gelinecek en büyük mertebelerden biridir. Çok teşekkür ederim" dedim.."
Ama ne yazık ki size 'Hayır' demem gerekiyor. Birincisi, Gelişim Yayınları'nda çok mutluyum. Beni çok mutlu eden bu işi bırakırsam, bunun sebebi, sizin teklif ettiğiniz maddi olanakların cazibesi olacak. Ben para için, çok mutlu olduğum bir yuvayı terk edeceğim. Siz para için işini değiştiren bir yöneticiye sahip olacaksınız ve hep düşüneceksiniz.. 'Para için bana gelen bu adam, yarın daha fazlasını veren birine gitmez mi?. O zaman ben bu adama ne kadar güvenebilirim?. Oysa başarının birinci şartı güvendir. Ben size güveneceğim, siz bana.."
"İkincisi Aydın Bey" dedim.. "Diyelim aramızdaki meseleyi çözdük.. Peki, bu ülkenin en eski, en saygın gazetelerinden Milliyet'in çok geniş ve yerleşmiş bir ekibi var. Bu ekip, gökten zembille inen bir yabancıyı kabullenir mi?. Organ reddi gibi bir durum ortaya çıkmaz mı?."
"Fikir işçisi olarak çalışanınız kaç kişi Aydın Bey" diye sordum sonra..
"1200 civarında" dedi..
"1200 kişilik yerleşik bir gazete kadrosu kendi içinden bir yönetici yetiştiremiyorsa, bu işte bir yanlış var demektir" dedim.. "Yanlış da şu?. Milliyet gibi klasik olmuş gazetelerde her şey yerli yerine oturmuştur. Gazetecinin, hele yöneticilerin pek fazla yaratıcılığı olmaz. İmkan verilmez çünkü. Bu yüzden bu tür gazetelerin okul durumuna gelmesi zordur. Sizin, okul görevi yapacak bir gazeteye ihtiyacınız var.. Genç arkadaşları alacak, usta şeflerin yanına vereceksiniz. O yeni gazeteyi yepyeni düşüncelerle hazırlayacak, akıllarına gelen her şeyi deneyecekler, sınama yanılma ile, doğruyu, güzeli öğrenerek yetişecekler" dedim.
Aydın Bey, daha sonra, Hürriyet'i de aldı. Dergiciliğe, kitapçılığa başladı. Yeni gazeteler çıkardı, ülkenin en büyük yayın gurubunu yarattı.
Radikal işte bu koca gurubun okulu oldu..
Niye okuldu Radikal!..
Bir defa adı üstünde her yeniliğe açıktı. Yerleşik düzen gazeteleri için çok aşırı, çok köşeli olabilecek şeyleri, adı Radikal olan bir gazete çekinmeden yapabilir, yani çalışanlarına en geniş deneme imkanı sağlayabilirdi.
Ama asıl önemlisi, gazeteyi kuran adamdı.. Mehmet Yakup Yılmaz.. Benim gibi, çokları gibi, M. Ali Kışlalı /Yankı Okulundan mezun Mehmet, bu dünyaya yayın çıkarsın, insan yetiştirsin, yönetsin diye gelmiş biriydi sanki. Mesleğin temellerini, Ankara'da Yankı'da öğrenmiş, Erkekçe yıllarında İstanbul'u ve asıl önemlisi Bab-ı Ali'yi tanımıştı. Bir emsalsiz özelliği daha vardı Mehmet'in.. Benim hiç heves etmediğim, hesap kitap işlerine de merak sarmıştı..
Bir yeni yayın mı çıkacak?. Tüm maliyetleri bir kenara yazar, olası gelirleri belirler, bu iki tarafı dengeleyecek formülü de sonunda bulurdu.
Bu özelliği onu, "Yayıncı/ Yönetmen" yaptı. Bu ülkede Mehmet kadar gazete ve dergi çıkaran birisini daha tanımıyorum.
Mehmet, planı iyi yapar, temel ekibi iyi kurar, sonra gençlere fırsatlar verirdi.
Bu sayede kimler kimler yetişti, Mehmet Yılmaz ve onun en başta Radikal olan okullarından..
Şimdi kapanan böyle bir okul işte..
Mehmet de yıllar sonra "Ben yoruldum artık" deyip, köşesine çekildiğinden artık yenisi de kolay değil..
Doğan Yayın Gurubu, Radikal okulunun mezunlarını çok arayacak..
Radikal, haber gazeteciliği ile fikir gazeteciliğini çok iyi birleştiren bir yayın olduğu için 700 binlere varan tirajları da gördü. Ama maliyetler konusunda her kısıntıda en büyük tasfiyeler Radikal'de yapıldıkça, burada yetişenler Hürriyet ve Milliyet'e aktarıldıkça gazete küçüldü.. Küçüldü.. Ama işlevini son ana kadar yitirmedi.
Benim okuma saatlerim bilirsiniz, öğleden sonraları- dır. Bunun iki saati gazetelerdir. Radikal, masama koyduğum tüm gazeteler içinde elimde en çok kalanıydı.. Haberleri ve yazılarıyla en çok okuduğum gazete..
Yani, üzüntü sebebim sadece mesleki değil. Okur olarak da gazetelerimin en iyilerinden birini kaybettim..
Sakın bana "İnternetten okursun" falan demeyin..
Bir benim sanal dünya ile ilgim yok. Ben gerçek dünyada yaşayan bir adamım.
İkincisi.. O internet gazetesi, piyasada kağıt gazete olmadı mı, yaşar mı?. Dünyada deneyenler, kağıt yayınlara döndüler..
Dilerim Aydın Bey de, döner..
O zamana kadar.. Güle güle Radikal!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;