YAZARA MAİL GÖNDER Hey gidi Charlton Heston hey!..

YAZARLAR

Yaşı bana yakın olanların "Maymunlar Gezegeni" denince Charlton Heston'u hatırlamaması mümkün değil.. 1968 yılında, sinema dünyasına bomba gibi düşmüştü, Planet of Apes.. Bizde "Gezegen" lafı çarpıcı bulunmamış, "Maymunlar Cehennemi" diye aslında filmin içeriğine pek yakışmayan bir peşin hüküm seçilmişti..
Ortalığı kasıp kavuran film, 5 milyon dolara mal olmuş, 32 milyon dolar gibi de müthiş bir gişe geliri elde etmişti.. Rakamlarda yanlış var sanmayın.. Enflasyon sadece bizde mi oluyor?. Bugün sinemalarda oynayan Maymun filminin maliyeti 170 milyon dolar.. Sadece ilk haftasında ve sadece Amerika'daki gişe geliri de 72 milyon dolar..
İlk filmin tüm maliyeti, bugünkü filmde adını yeni öğrendiğimiz bir yardımcı oyuncunun ücretinden az iyi mi?.
O zaman tüm filmleri gelir rekorları kıran, yığınla dev yapımda baş rol oynayan, en çok kazanan Oscarlı oyuncu, tüm dünya kadınlarının sevgilisi Charlton Heston'un öldüğünde serveti 40 milyon dolardı, ister inanın, ister inanmayın. Bugün Tom Cruise'un sadece Görevimiz Tehlike III'den aldığı para 75 milyon dolar..
Benim anlatmak istediğim bu değil.. Tam da güncel ya.. Onun üzerine bir iki not..
Dünyanın hayranlığını kazanan Charlton Heston, azılı bir siyasetçiydi ülkesinde.. Öyle liberal falan görüşleri yoktu. Müthiş muhafazakardı.
Kovboy Başkan Ronald Reagan'ın en önde gelen destekçisiydi. Dahası.. Müthiş bir silahseverdi. Amerika'da silahlı çılgınların birbiri ardına sebep olduğu katliamlar kamuoyunda tepki uyandırmış ve tabanca ve mermilerin dükkanlarda serbestçe satılmasının yasaklanması istenince Amerikan Silah Birliği Başkanı Heston, "Bu karar, İnsan haklarına ve özgürlüklerine aykırıdır" diye kampanya yapmış ve başarılı olmuştu.
Ama Amerikan kamuoyu sanat ile siyaseti ayırmış, siyasal fikirleri yüzünden kimse kimseyi linç etmemişti..
Bizde önce Fazıl Say'ın bir Hayyam retweeti, şimdi de yığınla sevilen sanatçının Cumhurbaşkanı Adayı'nın davetine katılması yüzünden başlarına gelenleri görüyorum da..,
Fikir özgürlüğü, fikirlerini özgürce söylemekten önce, başkalarının fikirlerine, eylem ve söylemlerine saygı göstermekten geçer.. Eleştirme özgürlüğü herkeste vardır. Olmalıdır da.. Ama küfür etme, giderek linç etme, özgürlük değil, işte asıl o, kelimenin tam anlamıyla "Faşizm"in ta kendisidir.
Maymunlar Gezegeni: Şafak, Charlton Heston'un 1968 yılında, bir Uzay Gezisi sonunda bulduğu dünyanın doğuşunu anlatıyor.. "Devam filmleri" artık "Nasıl başlamıştı" diye çekiliyor ya..
Maymunlar üzerinde zeka deneyimleri yapan bir laboratuardan kaçan maymunlar hızla çoğalırken, bir virus salgınıyla insanlar daha büyük bir hızla azalıyorlar. Her 500 insandan 499'u ölüyor..
Kaliforniya'da hayatta kalan bir kaç yüz kişi San Francisco'da bir gökdelende toplanırken, kent civarındaki bir ormanda da Maymunlar yaşıyorlar. Okuyan ve konuşan maymunlar..
Karşı karşıya gelmemeleri mümkün değil.. Geliyorlar da.. Film de orda başlıyor işte..
İlerledikçe görüyorsunuz ki, insanlarda da, maymunlarda da barış içinde yaşamak isteyenler var, ama ötekileri yok etmek isteyenler de var.
Yani insan olsun, maymun olsun farketmiyor, iki tarafta da iyiler de var, kötüler de.. Ama bir şey daha var filmde.. Kimse durup dururken kötü değil.. Karşı tarafı yok etmek isteyenlerin geçmişteki büyük acıları, onları intikamcı yapmış. Yani kimse doğuştan kötü değil..
Peki ama, hemen ayni koşullarda niye bazıları kötü olurken, bazıları iyi kalmaya devam edebiliyorlar?.
İşte üzerinde düşünülmesi gereken soru bu?.
Kötülükler olmasa, kimse kötü olmayacak.. Tamam!..
Peki ama, kötülükler niye herkesi kötü yapmıyor?.
Karar filmde değil, sizde..
Maymunlar Gezegeni Şafak, çok ama çok güzel bir yaz filmi.. Mutlak gidin!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.