YAZARA MAİL GÖNDER Sami Ağabey de gitmiş!..

YAZARLAR

Ya Anadolu baskıları palavra.. Bize gazete değil, kese kağıdı malzemesi satıyorlar..
Ya da bu ülkenin spor servislerinde, "Dün"ü bilen tek kişi kalmamış..
Dört gün ayrıldım İstanbul'dan.. Her gün gene tonla gazeteyi otelimde okuyarak..
İstanbul'a döndüm. İstanbul baskılarına göz atıyorum, "Atladığımız bir şey var mı" diye.. Hürriyet'in sayfalarını çevirirken, dondum kaldım.. Sayfanın en tepesinde.. Yok canım, spor değil, ölüm ilanları sayfasının.
Sami Ağabey ölmüş.. Sami Yavrucuk!.. Türk Spor Tarihinin altın adamlarından biri..
Ben 1957 yılında, 17 yaşında gazeteciliğe başladığımda Ankara Atletizm Ajanı idi.
Beni Atletizm aşığı yapan iki kişidir.. Cüneyt Ağabey'le (Koryürek), Sami Ağabey..
Gazete Rüzgarlı Sokak'taydı. Her akşam üzeri, yürüyüş mesafesindeki 19 Mayıs Stadı yanındaki "Müstakil Atletizm Sahası"na giderdik. "Müstakil.." Öyle önemli bir laftı ki, o devirde.. Atletler, genelde etrafında altı kulvarlı toprak pist bulunan futbol sahalarında çalışırlar, futbolcular gelince de kovulurlardı..
Bu yüzden Ankara'da ilk defa sadece atletler için yapılan bu "Müstakil" saha çok önemli bir ilkti.. Sami Ağabey'in gayretleri ile kavuşmuştuk o piste.. Biz Sami Ağabeyle tribünde oturur, nur içinde yatsın Besim Hoca nezaretinde çalışan zamanın devleri, Ekremleri, Cahitleri, Fahirleri, Osmanları ve nicelerini izlerdik. Müstakil saha ama öyle duş muş yok.. İdman bitince, çimleri sulama hortumunu kapardı Cahit (Önel tabii.. Bugünkü spor müdürlerinden bu ismi bilen var mı), Ekrem'i yıkardı. Sonra hortumu Ekrem'e (Koçak) verirdi.
Bu defa da Ekrem Cahit'i yıkardı. Koşullar öyle..
Sami Ağabey sonra Konya Bölge Müdürü oldu. Konya'yı ülkenin spor merkezlerinden biri haline getirdi. Konya Stadının etrafında ülkenin iki velodramından (Bisiklet yarış pisti) biri vardı. (Öteki Balıkesir'de.. İkisi de bugün, ölü.. O stadlardaki maçlarda dikkat edin.. Üzeri plastik örtülü velodramı sezebilirsiniz..) Konya'yı bir bisiklet ve atletizm merkezi yaptı, Sami Ağabey.. Öyle başarılı oldu ki, Ankara'ya, sonra İstanbul'a Bölge Müdürü oldu. Buralara da neler neler kazandırdı..
Türk Sporunun önemli adamlarındandı Sami Ağabey.. Candan, içten, dost, sohbetine doyulmaz bir insan.. Kızı Sumru'nun oyuncu olmasına çok karşı çıkmış, hatta küsmüştü. Ama Sumru'nun bir "Heves" değil, bir iç sesle bu mesleği seçtiğini ve başarılarını görünce, nasıl gurur duymuştu..
Durmadan beni arar, sorardı.. "Sumru'nun falanca dizisini gördün mü?. Mutlak görmelisin, bayılacaksın!.."
Nur içinde yat, Sami Ağabey..
Bu arada, Harika Çocuklarımızdan, büyük piyanist Verda Erman'ı da kaybetmişiz. Onu da Cumhuriyet'te okudum.. Verda da, çok zevkle dinlediğim, çok keyifle sohbetler ettiğim bir harika insandı..
Cahit Sıtkı'yı hatırladım şimdi..
"Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir
Gittikçe artıyor yalnızlığımız..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.