YAZARA MAİL GÖNDER İmparator Büyük Theodosius ve Ambrose!..

YAZARLAR

Üstad Radi Dikici, Bizans'ın en meraklı yaşanmış öykülerinden birine daha, geçen hafta başlamıştı. Bu hafta bitiriyor.

***

İmparator Theodosius o sırada Milano'da idi.
Haber ona ulaştığında müthiş öfkelendi. Bu bir isyandı. Bir komutanını nasıl linç edebilirlerdi?
Hemen bir emirname hazırlatıp onu Selanik valisine ve Butheric'in yardımcısına gönderdi. Buna göre hipodromdaki ilk yarış günü bütün kapılar kapatılacak, içeride ne kadar insan varsa ayırım yapılmadan hepsi kılıçtan geçirilecekti.
Emirnameyi taşıyan özel bir ulak ertesi sabah erkenden yola çıktı. Ancak durumu öğrenen imparatorun yardımcısı Stilicho, bunu önlemek için çare aramaya başladı. Sonunda bu katliamı ancak Milano Piskoposu Ambrose'nin önleyebileceğini düşünerek ona koştu. Durumu anlattı. Piskopos koşarak imparatorun huzuruna kabul edilmek üzere saraya geldiğinde ulak en az üç saatlik yol kat etmişti.
"Oğlum, suçluların cezalandırılmasını anlarım. Ama halkın katledilmesi doğru değil, hak ve adalet duygusuna aykırıdır.
Bunu hemen değiştirmelisin.
Yüce İsa adına derim ki, eğer böyle bir felakete neden olursan seni aforoz eder ve kiliseme de sokmam."
Geceyi zaten huzursuz geçiren Theodosius'un kızgınlığı geçmişti. Hemen Stilicho'yu çağırarak yeni bir emirname hazırlanmasını, eskisinin iptal edilip sadece linçe karışan suçluların bulunup cezalandırılmasını istediğini ifade etti. "Bu emri taşıyan en tecrübeli adamınızı seçin.
Eski emri götüren kişiye Selanik'e varmadan yakalasın.
Bunun için çabuk olun."
Stilicho imparatorun emrini yerine getirmek için hızla çalışıp yeni bir ulağı yola çıkardı. Ona, "İlk emri götüren ulağı yakalarsan seni on nomismayla (altın para) ödüllendireceğim," dedi.
Zamana karşı olan yarışı sonra çıkan ulak kaybetti. Selanik'e ancak öğleden sonra varabildi.
O sırada hipodromda yedi bin kişi cansız yatıyordu. 389 yılının yaz aylarında o güne kadar tarihin kaydettiği en büyük katliam yapılmıştı
.
Haber Milano'ya ulaşınca, geceyi kilisede geçirip af dileyen imparator, ertesi gün Piskopos Ambrose'yi ziyaret etmek istediğini bildirdi.
Ambrose onu kabul etmediği gibi kilisesine gelmesini de istemedi. İmparatorun ona büyük sevgisi ve saygısı vardı. Bu nedenle onun bu dileğine uydu.
O gün ne devlet işleriyle ilgilendi, ne de kimseyi kabul etti. Sanki orada katledilen insanların çığlıklarını duyuyor gibiydi. İmparatorluk ofisine getirilen yiyeceklere dokunmadı bile. Hava kararınca doğruca sarayın kilisesine gitti. Yüzükoyun taşın üzerine uzandı ve gün ışıyana kadar yerinden kalkmadı.
Bu durum bir haftadan fazla devam edince, imparator gözle görülür şekilde zayıflamaya başladı.
Stilicho durumun giderek tehlikeli bir hal aldığını görünce Theodosius'a haber vermeden Piskopos Ambrose'yi gizlice ziyaret etti. "Piskopos Hazretleri sizi ziyaret etme nedenim imparatorumuz içindir." "İmparatorumuz İsa Efendimizin yasakladığı en büyük cürmü işlemiştir.
Çok sayıda insanı ölüme göndermesi kabul edilebilir bir husus değildir." "Maalesef imparatorlar da insan.
Bazen olmadık öfkeye kapılıp aldıkları kararlar incitici olabiliyor. Şu anda gecesini ve gündüzünü bu verdiği karar yüzünden acıyla ve uykusuz geçirmektedir.
Kendisini görünce tanıyamayacaksınız.
Belki o olaydan sonra on yaş yaşlandı.
Saçları bembeyaz oldu, yeme ve içmeden kesildi.
Onun ruhunu sükuna kavuşturmazsanız korkarım ki kendisini kaybederiz." "O benim oğlum sayılır. Biliyorum üzerinde koca imparatorluğun yükü var.
Bunları kaldırmak o kadar kolay değil."
Ambrose pratik olmak mecburiyetindeydi.
Kiliseyi Theodosius kadar destekleyen başka bir imparator görmemişti.
Onu kaybetmek doğru değildi. O nedenle ertesi sabah imparatoru ziyaret edeceği haberini göndererek izin istedi.
Olumlu cevap alınca resmi kıyafetini giyerek saraya vardığında imparator onu ayakta karşıladı.
Başlangıçtaki nezaket cümlelerinden sonra Ambrose, "Majesteleri ruhunuzun selamete erişmesi için birlikte dua edelim," dedi.
Ancak imparator ondan sonra yaşadığı altı yıl boyunca bu günahını sürekli sırtında taşıdı. 395 yılında yine Milano'da ölünce cenaze töreni sırasında Ambrose uzun bir konuşma yaparak onu övdü.
Bu konuşmanın metni "De Orbitu Theodosii" olarak günümüze ulaşmıştır.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.