YAZARA MAİL GÖNDER Emniyet (!) şeridi ve polislerimiz!..

YAZARLAR

Efendim Emniyet şeritleri şöyle izleniyor, böyle kollanıyormuş.. Şu kadar kişiye bu kadar ceza kesilmiş, falan filan..
Bunlar beni ilgilendirmiyor. Ben gördüklerime bakarım..
Yaz dolayısı ile sık sık E-5 ve TEM'i kullanıp her iki yakada da uzaklara gidip geliyorum.. Rezilliği görerek yaşıyorum..
Hafta sonu, hafta içi.. Gündüz, gece, gece yarısı.. Emniyet şeridi kuralına uyulduğunu bir kerecik görmedim, ilaç için..
Trafik biraz yavaşlar olsun, Emniyet şeridinde konvoylar oluşuyor, ortada polisin "P"si yok.. O zaman, polislere "Doldurmadan gelmeyin" diye her sabah dağıtılan ceza makbuzu defterlerinin on paralık işe yaradığı yok.
Adam Emniyet şeridini yüz defa ihlal ediyor, bir defa ceza verse ne olacak?. Dünden razı..
Şimdi bu rezillik işinde şu yaşanana da bir bakın..
Bir arkadaşım var.. Doktor.. Jinekolog.. Özelinde.. Güzel bir kadın!.. (Bunu niye yazdım, anlayacaksınız.)
Cebine mesaj geliyor.. Acil durum var, hastanede ameliyata yetişmesi gerek.. TEM'e çıkıyor, trafik felaket.. Dörtlüleri açıp, Emniyet Şeridi'ne dalıyor.. Benim bugüne dek yaz boyu rastlamadığım polis, bizim Doktorun yolunu kesiyor. Güzel sürücülerin yolları, özellikle gece saatlerinde sık kesilir bu kentte nedense..
"Doktorum.. Hastanede ameliyata yetişmem gerek.. İşte hastanenin numarası, arayın, doğrulayın" diyor..
Uygar ülkelerde bu durumda polis öne düşer eskortluk yapar, hatta.. İşin içinde "Can" var çünkü.. Ama bizde eskortluk sadece sırtı kalınlara yapılır..
"Ben anlamam" diyor polis.. Basıyor cezayı..
"Tamam" diyor, doktor.. "Tamam da, hastaneye nasıl yetişeceğim?." "Emniyet şeridinden git" diyor polis, inanmazsınız.. "Emniyet şeridinden git. Bir daha çevirirlerse, bu makbuzu göster 'Ben cezamı ödedim' de.."
Mantığa bakar mısınız?.
Doktor, Emniyet şeridinden gazlıyor.. İnanmazsınız.. Masal gibi.. Polisin yok olduğu TEM'de o gece ikinci kez çeviriyorlar..
"Ben doktorum. Ameliyata yetişiyorum. Beş kilometre geride cezamı ödedim, bu da makbuzum!.."
"Doktorsan, o zaman sana niye ceza kestiler" diye soruyor, ikinci polis, inanmadığını göstererek..
Doktor, bu ikinciyi nasılsa ikna ederek, güç bela yetişiyor, ameliyatına..

***

İstanbul'un yeni bir Valisi var. Vasip Şahin.. Malatya'dan geldi. Malatyalı yakın dostlara sorduk.. "Bizde 1.5 yıl kaldı ama çok sevildi" dediler.. Hoş..
İçişleri Bakanımızın da sınıf arkadaşı imiş, bu da hoş..
Bu yazıyı bugün özellikle seçip en başa koydum.
Polisin birinci vazifesi yıllardır unutuldu. Polis deyince akla "Yasakçı.. Kovalayan.. Biber gazı atan.. Sular sıkan.. Yollar kesen.. " insanlar geliyor artık.
Bunlar polisin sonraki vazifeleri.. İlk vazifesi neydi, bakın bu satırları okuyanlar bile hatırlamaz sanırım..
Vatandaşa yardım..
Polis vatandaşa yardım için vardır.
Polis, vatandaşın sıkıntıya düştüğü anda ilk başvurduğu kişidir. Bu kişiliğini yeniden hatırlamalı ve hatırlatmalıdır Sayın Valim..
Polisimizi sevmeye yeniden başlamamız lazım, İstanbullular olarak..
Son 15 gün içinde yaşanmış bu olayı onun için anlattım ve itiraf ediyorum. "Arkadaşımın başına bir iş gelir korkusu ile de isim vermedim" dersem durumu anlarsanız, sanırım..
Hoş geldiniz, Sayın Şahin!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.