YAZARA MAİL GÖNDER En ucuz ölünen ülke!..

YAZARLAR

Sene 1979.. Holly ile Bodrum'a gideceğiz. Ankara Otobüs Garajı, o zaman Ankara Garı'nın yanında.. Garajda şirketin yerine geldik.. Pırıl pırıl bir otobüs.. Son model. Tertemiz.. İçi ayrı harika.. Şık perdeler asılı.. Kafa koyacak yerde, uçaklardaki gibi beyaz örtüler.. Hareket ettik. Tam kapıdan çıkarken durduk. Bir trafik polisi bindi arabaya.. Her şeyi kontrol etti. O zamanlar hız yüzünden kazalar olu- yor diye önlem alınmış. Çıkış saati yazılıyor. Belli bir saatten önce Bodrum garajına girme hakkınız yok. Ayrıca takometre denen aletler var, yol boyu hızı kaydeden.. Onları kontrol etti polis. "İyi yolculuklar" diledi. Çıktık.. Az sonra Ankara'dan da çıktık. Şehir ışıkları kaybolurken, otobüs yavaşladı. Sağa çekti ve durdu. Şoför anonsla özür diledi. Beklenmedik bir arıza olmuş. Telsizle (O zaman cep telefonu falan yok) bildirmişler. Şirket bir başka otobüs yollayacakmış..
Az sonra "Başka" otobüs geldi.. Bir hurda.. Bir leş.. En az 15 yaşında.. Her yanı dökülüyor.. Gecenin bir yarısı, dağ başında "Binmem" diyecek haliniz yok..
O hurda ile dura kalka, 16 saate yaklaşan bir yolculuktan sonra Bodrum'a ulaştık..
Yaz bitti. Kış geldi.. Bu defa İzmir'e, ağbimlere gideceğiz.. Gene ayni otobüs garajı ama, bu defa ağzımız yanmış ya.. Başka şirketten aldık biletleri..
Genepırıl pırıl bir otobüs.. Garaj kapısında trafik polisi gene ayni kontrolleri yaptı.. Gene gecenin bir vakti yola çıktık.. Şehir ışıkları kaybolurken, gene otobüs sağa çekti. Gene ayni özür. Arkadan gene başka otobüs geldi.. Hurdanın daniskası.. Hem de kış günü.. Afyon'a yaklaşırken, otobüs durdu.. Gitmiyor.. Mazotu depodan motora götüren borular donmuş.. Öyle hurda araba.. İçerisi de oldu mu buz.. Allahtan onun tedbiri var.. Mangallar çıktı, yakıldı. Otobüsün koridoruna iki tane yerleştirildi de, biz de donmaktan kurtulduk.. Gene 16 saati bulan bir yolculukla İzmir'e ulaştık. Verilmiş sadakamız varmış..
Tam 35 yıllık bu anıyı niye anlattım..
Isparta'daki, ülkem adına utanç verici kazadan (Aslında "Cinayet" demem lazım) sonra, Konya Valisi'ni dinliyorum canlı yayında..
Isparta'daki bahçelerden elma toplamak üzere mevsimlik işçiler toplamışlar, Konya'nın Akşehir ilçesinden.. Üç servis midibüsü.. Her birinde on, on beş kişi var. Gerisi boş.. Kasabanın çıkışında trafik görevi yapan jandarma çevirmiş. Kontrolleri yapmış. Aykırı bir şey yok.. "Yola devam" izni vermiş..
Jandarma kontrolünü geçer geçmez, en öndeki, en eski, 15 yaşındaki midibüs durmuş.. Arkadakileri beklemiş. O iki minibüstekileri de almış.. 26 kişilik midibüste, ton balığı gibi üst üste yığılmış 46 kişi.. Hurda araba, 1.5 ton ilave ağırlığa dayanamamış. Virajda savrulmuş.. 17 ölü.. Günde 35 lira kazanmak için yollara düşen 17 zavallının bedavadan ucuz ölümü..

***
Anlattığım iki olay arasında tam 35 yıl var, tekrar edeyim.. O 35 yıl yıl içinde, askeri darbe dahil, her türlü yönetildi ülke.. Askerler.. Teknisyen hükümetler, koalisyonlar.. Tek parti iktidarları.. Aklınıza ne gelirse..
Bazı şeyler hiç değişmedi..
Mesela bu trafik kontrolleri.. Bunlar hep göstermelik ve hep ayni yerlerde yapıldı. O kontrol noktasını geçenler, bir daha yolun sonuna kadar bir başka trafik kontrolüyle karşılaşmayacaklarını ezber bildiklerinden, bildiklerini yapmayı sürdürdüler..
Şimdi, o Konya Valisi'nin canlı yayında anlattığı sistemden haberdar olmaması mümkün mü?. "47 ne.. 80- 90 kişi doldururlar, mevsiminde" diyor insanlar.. Herkes biliyor da, valiler, jandarma komutanları mı bilmiyor.. Yapmayın!..
Çok mu zor bu ülkede, şehirler arası yollarda, sürpriz kontroller de yapmak?.
Ama yapılmaz.. İstanbul'dan Ardahan'a giden bir yolcu yazsın bana, binlerce kilometre yolda, trafik polisi ile karşılaşmışlar mı?.
Türkiye trafik kazalarında rekor ölümler ülkesi oldu.. Her yıl bir Anadolu kasabasını trafik kazalarında yok ettik. Trafikte ölenler, kıyametlerin koptuğu maden kazalarında ölenlerin nerdeyse yüz misli olduğu halde, hiç kimse köklü önlemler almayı düşünmedi..
Benim balık hafızalı medyam, bu cinayetlerin zerre üzerine gitmedi. İki günde unuttu her şeyi.. İşte örnek..
Ne oldu, Isparta'da günde 35 lira uğruna ölenler..
Cenaze namazları kılındı.. Tamam.. Yeni cinayetlere kadar, tıss.. O da böyle, en az 15'er. 20'şer falan ölürsek.. Teker teker 10 bin kişi ölsek, haber bile olmuyor artık..
Yasama, bu ülkede trafik kazalarını önleyecek sert ve kesin yasaları çıkarmıyor. Yürütme, mevcut yasaları bile uygulamıyor. Yargı, trafikte adam öldürmeyi, nerdeyse serbest ilan eden kararlar alıyor.. Bu üç gücü denetlemek, halkın ve hakkın sesi olmakla görevli, dördüncü güç, medya, yani biz, en büyük palavrayız.
İşimiz birbirimizi yemek.. Bu ülkenin, bu vatanın, bu insanın bir, tek bir sorununun çözümü için birleştiğimizi tarih yazmadı..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.