Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Üstad Radi Dikici, "Bizans tarihinde 1081 yılında I.Aleksius Komnenus'la başlayıp, oğul İoannes Komnenus ve torun I.Manuel Komnenus'la tam 99 yıl isyansız, iç kavgasız bir dönem yakalanmış ama baba ve torun zamanında, biraz da kendi kusurlarıyla istikrarı bozan tek unsur Haçlılar olmuştur. Ancak ne olursa olsun Haçlı Seferleri ile Ortadoğu farklı, bazen renkli, çok kere acıklı bir dönemi iki yüz yıl boyunca yaşamıştır" notuyla, bu hafta sonu Bizans'ta "Kardinal cüppesindense, imam sarığı" deyişine sebep olan Haçlı Seferleri'nin öyküsünü nakletmeye başlıyor..
Bizans'ta Haçlılar dizisini de merakla okuyacaksınız..

***

Bizans İmparatorluğu'nun 76. hükümdarı I.
Aleksius Komnenus (1081-1118) tahta geçtiğinde henüz 24 yaşındadır. Batıda önce Normanlarla, sonra Peçeneklerle mücadeleye giren imparator 1091 yılı geldiğinde her ikisinin de hakkından gelmiş ve onları tarih sahnesinden silmiştir.
Doğuda ise Anadolu'nun büyük bir kısmını ele geçirmiş olan Selçuklu Sultanlığı, Bizans'ın önemli insan ve beslenme kaynağını tehlikeye atmıştır.
Diğer taraftan 7 yıldan beri papalık makamını işgal eden II. Urban, Filistin ve Suriye'de bulunan kutsal toprakların, özellikle Kudüs'ün Müslüman Arapların elinde olmasından rahatsızdır. Ancak papalık makamı ile imparatorun arası, Konstantinople'da bazı Latin kiliselerinin kapatılması nedeniyle şeker renktir.
Buna rağmen İtalya'da papanın topladığı konsile Bizans temsilcileri de davet edilir. Oradaki müzakereler sırasında Bizans temsilcilerinin istekleri farklıdır.
Selçukluların Anadolu'nun önemli bir kısmına sahip oldukları için sürekli olarak Bizans'ı tehdit ettiğini, eğer Bizans düşerse Batı Hıristiyanlığı için büyük tehlike doğacağını, ancak şu anda Bizans'ın elinde yeterli insan gücü olmadığı için de batıdan, Bizans'ı, daha doğrusu Hıristiyanlık âlemini korumak için savaşacak birlikler isterler.
Papa ve konsil ikna olur ama amaçları farklıdır. Onların önceliği kutsal topraklardır.
Sırf bu amaçla Fransa'nın Clermont şehrinde 18 Kasım 1095 Pazar günü ikinci bir konsil toplanır. Konsil toplantısı sırasında binlerce kişi Clermont'a akın eder.
Toplantı sonrasında, Kudüs (1077'den beri Müslümanların elindedir) ve kutsal toprakları kurtarmak için yapılan çağrı, Avrupa'nın toprak sahibi olmak isteyen ve macera düşkünü feodal baronların yanında, ekonomik sıkıntılarla ezilmiş geniş halk kitlesi arasında da o derece heyecan uyandırır ki, adeta yer yerinden oynar, başlangıçta tümüyle karmakarışık ve ne idüğü belirsiz 30-40 bin kişilik bir topluluk oluşur.
İçinde asillerden, maceraperestlere ve serserilere kadar kadın, erkek her türlü insan vardır. Kutsal topraklara varmak üzere yola çıkarlar.
Bizans'ın beklentisi ise tamamen farklıdır. O, batıdan derlenecek profesyonel askerlerden kurulu birlikler beklemektedir. İmparator, böyle başıbozuk bir alayın Bizans için çok daha tehlike teşkil ettiğini fark etmiş, ancak iş işten geçmiştir. 15 yıllık bir mücadele sonrası belirli bir istikrarı yakalamış olan Bizans, bu defa daha büyük güçlükler doğuracak bir güruhun tehdidi altındadır. Yani I. Haçlı Seferi tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Büyük bir taktik ustası olan imparator hemen bazı tedbirleri yürürlüğe koyar. Belirli gruplar halinde gelen bu insanlar, etrafa verecekleri zararı asgariye indirmek için, Arnavutluk'tan başlayarak askeri birlikler tarafından karşılanacak ve onların refakatinde Bizans' a geleceklerdir..
Cerbezer bir keşiş olan Amienli Peter Hermit de Fransa'dan etrafına topladığı 40 bin kişiyle yola çıkar. Ama tam anlamıyla karmakarışık, disiplinsiz, önemli miktarda kadının da bulunduğu ve tam anlamıyla serserilerden oluşan bu grup Macaristan ve Balkanlar'dan geçerken her tarafı yağmalarlar. Niş yakınlarına geldiklerinde yağmalamaya devam etmek isterler ama o sırada Bulgaristan'daki Bizans valisi silahlı müdahalede bulunur. Konstantinople'a varana kadar, bu grubun dörtte biri Bizans askerleri tarafından yok edilir.
1 Ağustos 1096 Cuma günü Konstantinople'a varan Haçlılar, imparatorun yaptığı düzenlemeyle altı gün içinde karşı sahile aktarılır. Aynı gün Peter Hermit'i kabul eden hükümdar, bu seferin çok tehlikeli olacağı konusunda onu uyarırsa da, ikna edemez.
İmparator bu belayı defetmek için hiçbir şansının olmadığını bile bile onları kendi hallerine bırakır.
Önce İzmit'e, daha sonra o sırada Selçuklu başkenti olan İznik surları önüne varan Haçlılar, çevrede daha çok Hıristiyan Bizanslıların oturdukları yerleri yağmalayıp insanları öldürür, kadınlara tecavüz ederler.
21 Kasım Cuma günü artık mevcudu 20 bin kişiye inen bu güruh, Selçuklu Sultanı I. Kılıçaslan'ın Yalova yakınlarında hazırladığı tuzağa doğru ilerler. Önce ok yağmuruyla karşılaşırlar.
Bu onların yarısını yok eder. Arkasından süvarilerin hücumuyla birkaç saat içinde ortada Haçlılar diye bir şey kalmaz. Böylece Bizans, I. Haçlı Seferi'nin ilk gelen grubundan kurtulmuş olur.
Ancak I. Haçlı Seferi'nin asıl profesyonel güçleri ise yoldadır. (İkinci Yazı haftaya)

I.Aleksius Komnenus, Peter Hermit'i kabul ediyor. (Archer, T.A. and Charles L. Kingsford. The Crusades: The Story of the Latin Kingdom of Jerusalem, 1900. kitabından)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER