YAZARA MAİL GÖNDER Tarihin püf noktası..

YAZARLAR

Fransız Haçlıları'nın, Boğaz'dan Anadolu'ya geçmelerinden sadece üç gün sonra ilk haber Konstantinople'a ulaşır.
Alman birlikleri Eskişehir (Dorylaean) yakınlarında Selçukluların taarruzuna uğramış ve neredeyse 20 bin kişinin tamamı yok edilmiştir. Çok az miktarda kurtulanlar arasında III. Konrad ve yeğeni Frederik Barbarossa da vardır. Onlar sağ olarak, o sırada İznik civarına varmış bulunan Fransız ordusuna ulaşmışlardır.
Arkasında ordusu kalmayan III. Konrad, Efes'e ulaşır ama orada hastalanır. Hastalanınca Konstantinople'a döner ve imparator onu sıcak bir şekilde karşılar. Sağlık konusunda son derece tecrübeli olan I. Manuel Komnenus ve eşi Bertha Sulzbach Konrad'ın tedavisiyle bizzat meşgul olurlar. Konstantinople'da Mart 1148'e kadar kalan III. Konrad bir Bizans gemisine bindirilerek, Kudüs'e gitmek üzere uğurlanır.
Anadolu'da yola devam eden Fransızlar ise, imparatorun daha önce verdiği bilgilere itibar etmezler. Bizanslılardan nefret eden VII. Louis, sahil şeridi, yani Bizans hâkimiyetindeki bölge yerine, burnunun doğrultusunda Selçuklu bölgesine dalınca tam bir hezimetle karşı karşıya kalır. Kendisi ve karısı Eleanor Aquitaine canlarını zor kurtararak Antalya'ya varırlar. Bizans gemileri onları Eleanor'un amcası Raymond'un prensliğini yaptığı Antakya'ya salimen götürür.
İşte tarihin püf noktası Antakya'da yaşanır.
Fransa'nın güneyindeki Aguitaine bölgesinde genç kızlığından beri cinselliği muhtemelen dolu dolu yaşıyan Elenor'un, o dönem en büyük aşkı, babasından oldukça genç olan amcası Raymond'dur. Kader ve siyaset onu, cinselliği günah sayan VII. Louis ile evlenmeye mecbur etmiştir.
Antakya'da tekrar karşılaştıklarında aşkı depreşir, kocasından boşanmaya ve Antakya'da kalmaya karar verir. Durumu Louis'ye açıklayarak kocası ile bütün ilgisini keser ve Raymond'un hazırladığı özel bir daireye taşınır.
VII. Louis ise bir an evvel Kudüs'e varıp Kutsal Sepulchre Kilisesi'nde günah çıkarmak saplantısı içindedir. Yola çıkmadan önce bir defa daha karısına kendisi ile gelmesini rica eder. Eleanor reddeder.
Ertesi sabah gün doğmadan Eleanor'un kapısı çalınır. Uşaklar, kendisini Raymond'un beklediği haberini verirler. Hızla giyinip sevgilisine koştuğunu zanneden Eleanor, birden karşısında kocasını bulur. Eli ayağı bağlanarak bir arabaya konur. Yola çıkıp salimen Kudüs'e varırlar.
Aradan iki ay geçer. Halep Emiri Nurettin, Antakya'yı ele geçirir. Raymond'un kellesini kestirir ve gümüş bir tepsiye koyarak Bağdat'ta bulunan halifeye gönderir.
Kocası Antakya'dan kaçırarak, aslında Elenor'u kurtarmıştır.
Birkaç ay sonra Fransa Kralı VII. Louis ile artık aralarında hiçbir ilişki kalmayan Eleanor ayrı gemilerle, Sicilya'ya gelirler ve 1149 yılında ülkelerine dönerler. III. Konrad ise bir Bizans gemisiyle Selanik'e varınca bizzat imparator tarafından karşılanır, beraber Konstantinople'a gelirler.
Batı gelenek ve yaşam tarzına büyük hayranlık duyan imparator ile kral artık iyi dostturlar. Şubat 1149'da III. Konrad da ülkesi Almanya'ya döner.
Louis ile Eleanor'un evliliklerini sürdürmeleri mümkün değildir. 1152 yılında papanın izni ile resmen boşanırlar. Eleanor tam sekiz hafta sonra Normandiya Dükü Henry ile evlenir. Bir yıl sonra, Henry İngiltere Kralı olur, Eleanor, muhtemelen Nurettin'in hareminde bir cariye olacağına artık İngiliz Kraliçesi'dir.
..ve tarih yazmaya başlar. Henry'e doğurduğu 9 çocuktan biri, Aslan Yürekli Rişar'dır. Yani, dünyanın bildiği, filmlere konu olan bir Haçlı Seferleri yıldızı.
II. Haçlı Seferi tam bir fiyasko ile sonuçlanır. Avrupa'da mutlu olan tek kişi vardır. Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenus!..

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.