Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

La Boheme olayları, Royal Opera House'ı gölgeler!..

Royal Opera House London, yani dünyanın en ünlü opera kumpanyalarından biri, Zorlu PSM'de Puccini'nin La Boheme'ini sergiledi, bitti, ama dedikodu bitmedi..
Bini bir para, artarak sürüyor..
Sebep!.
Royal Opera House, yüksek maliyetler sebebi ile İstanbul'a, orkestra ve koro getirmedi. Zorlu PSM'den yerel yardım istedi.
Kıyamet burda koptu işte.. Geçen hafta başında yazdım, ilk. Perşembe günü Zorlu PSM Genel Yönetmeni Ray Cullom ziyaretime geldi. Bir saat falan konuştuk. Daha sonra, işin başında adı geçen Rengim Gökmen şefimle de konuştum..
Durum özetle şöyle..
Royal Opera House, yerel yardım isteyince, Zorlu PSM, Devlet Operası ile temasa geçmiş. Rengim Gökmen o zaman Genel Müdür..
Gökmen "Ortak yapım olsun.
Bizim orkestra çalsın. Bizim koro söylesin" önerisi yapmış. "Karşılığında da karı paylaşırız. Zorlu PSM Salonu da yılda bir kaç kez, salonu olmayan İstanbul Opera ve Balesi'ne tahsis edilir" demiş.
Görüşmeler sürerken Gökmen görevden ayrılmış. Yeni gelenler iş birliğine yanaşmamışlar.. Devlet Operası ile görüşmeler kesilmiş.
Ray Cullom, orkestra şefi Cem Mansur'la konuşmuş. Mansur, hem orkestrayı, hem de koroyu temin edebileceğini söylemiş.
Cullom "Çözdü de" dedi..
Ama sorun çözümde..
İşte başlıcaları..
1- Mansur önce, İstanbul Senfoni ve İstanbul Operası Koro Şefi Gökçen Koray'la görüşmüş.
Koray "Provalar için ücret istemeyiz. Dört temsil için, korist başı 500 lira" demiş. Mansur "Gönüllü koro" istemiş. Görüşmeler durmuş. (Zorlu açıklama gönderdi.. "Yazınız üzerine Gökçen Hanımla konuştuk.
Gökçen Hanım 'Bana teklif yapılmadı. Ben de karşı teklifte bulunmadım. Bu olayda yokum' dedi." diyorlar.
2- Boğaziçi Caz Korosu, bizzat şeflerinin açıklamasıyla beş kuruş almadan, gene kendi deyimi ile "Bu serüven"e atılmış.
3- Cem Mansur, yönettiği Gençlik Orkestrası'na "Gönüllü çalacağız.
Gönülsüz olanlar gelmesin" demiş..
Şimdi bir yanda Royal Opera House gibi dünya çapında bir kumpanya.
Bu kumpanyanın herhangi birini parasız çalıştırması söz konusu değil. Öte yanda, kalabalık sahneleri ve korosuyla ünlü La Bohem'de bedava söyleyen bir amatör caz korosu ve gönüllü gençlik orkestrası..
Ray Cullom "Ben sadece Cem Mansur'la muhatap oldum. Koro ve Orkestrayı o kurdu" dedi. Ekledi.. "Tek kişi parasız çalışmamıştır. Biz koro ve orkestranın parasını Cem Mansur'a ödedik" dedi. Oysa Koro şefi, Agos Gazetesinde çıkan röportajında "Beş kuruş almadık" demişti. (Ertesi gün gelen yazılı açıklamada ise "Boğaziçi Korosuna temsiller bittikten sonra ödeme yapılacaktır) deniyordu.
Ben, Bay Callum'a "Bu ülkede ödemeler makbuz karşılığı yapılır.
Her orkestra üyesi ve koristin imzalı makbuzlarını görmek istiyorum" dedim. Bugün salı, yani 5 gün geçti.
Ses yok. Şimdi sorum Ray Cullom'a tekrar.. "Cem Mansur'a orkestra ve koro için para ödendi mi?. Ne kadar?.
Makbuzlarını görebilir miyim?."
Bu soruma yanıt alırsam, ikinci sorumu Cem Mansur'a soracağım.. "Her orkestra üyesi ve sizin tarafından angaje edildiklerini Ray Cullum'un söylediği koristlere teker teker, ne ödeme yaptınız?. İmzalı makbuzları lütfen.."
Konunun kapanması ancak böyle mümkün olabilir, dostlarım.. Çünkü, eskiler "Şuyuu, vukuundan beterdir" demişler. Ortada dönen dedikodular benim yüzümü kızartıyor, iki önemli kurumu, Royal Opera House London ve Zorlu PSM'yi de fena halde yıpratıyor.
Kötü niyetlileri susturmanın tek yolu, belgedir. Gösterin lütfen ve hemen!..

***
Bu arada.. Pazartesi öğleden sonra ziyaretçilerim oldu. Borusan, ya da İstanbul Flarmoni Korosu adları altında görev yapan profesyonel gençler geldiler.
Bazı cep telefonu mesaj kayıtlarını, dinledim ve de gördüm. Yazılı olanları vardı, sesli olanları da..
Bu kayıtlardan, Gökçen Koray'ın başından beri olayların içinde olduğu anlaşılıyor.
Teklif önce Koray'a yapılmış. O koristlerin fikrini almış. Temsil başı 500'er lira istenmiş. Zorlu PSM adına teklif getirenler, "Gönüllü olacak.
Royal Opera House ile La Boheme yapmanın şanı için söylesinler" demiş.
Gökçen Hanım reddetmiş. Bunun üzerine Rezonans diye bir yarı amatör koro var. Ona gidilmiş. Bu koroda da, Borusan Korosundan arkadaşlar var. Gökçen Hanım haber salmış. "Rezonans'la gidip bedava söyleyenler bir daha benim koromda kalamazlar.."
İşte bu noktada, bir amatör caz korosu ve onun reklama fevkalade meraklı şefi, Cem Mansur'a "Biz bedava geliriz" demiş.
Bu noktada da ne olduysa Gökçen Hanım " Artık işi uzatmayalım. Bu konuda kimse konuşmasın, tamam" demiş. Amatör Caz Korosu üyelerinin konu hakkında konuşmaları da yasaklanmış.
Şimdi bu mesele bu hali ile kapanır mı?.
Benim muhatabım Zorlu PSM de değil aslında.. Royal Opera House..
Esas kastından, hatta ikinci kastından tek solist yok. Orkestra yok. Koro yok.. Onların yerine İstanbul'dan temin edilen amatör gençler var..
Yani Royal Opera House, dünyaca ünlü adını, İstanbul halkını kandırmak için vermiş görüntüsünde şu anda. Ve de parasız adam çalıştırmışlar..
Yakışır mı?. Dünyanın en büyük opera kumpanyalarından birine, adına böylesi gölge düşürmek yakışır mı?.
Ben şimdi İngilizlerden açıklama bekliyorum asıl..
İstanbul'da, Avrupa Kültür Merkezi İstanbul'da bu olup bitenleri rapor edecek bir İngiliz Kültür Ataşesi vardır elbet!.
Bir Londra dönüşü, Oxford Caddesi'nin pisliğini yazmıştım. Hem Westminster bölge, hem de Londra Belediye Başkanlarının imzası ile yanıt gelmişti. Bu köşede yayınlamıştım.
Royal Opera House, London Yöneticileri de konuşmalı!.
Adlarını kullandırarak, İstanbul halkını aldattılar mı?.
İstanbul'da bedava adam çalıştırdılar mı?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA