YAZARA MAİL GÖNDER Hamza'ya bir uyarı daha..

YAZARLAR

Sevgili Hamza için perşembe sayfasına yazdığım, son haftalardaki inanılmaz hatalarını anlattığım eleştiri yazısı, yanındaki "Mutlak girecek" notuna rağmen, editörlerim tarafından sayfaya alınmadı. Galatasaray ve Hamza her gün güncel ama, o eleştirilerin güncelliği kalmadı..
Klasik klişe lafı etmek düştü bana da.. "Artık önümüze bakalım..
Sen de önüne bak, Sevgili Hamza..
Bu takım bu sezon başarılı olursa, çok sahip çıkar kesin. Adın arada geçerse şükret.. Ama kaybederse, tek sorumlu sen olursun, bunu bil..
Akhisar'da başladığın ve aculluğun yüzünden yarıda kestiğin o harika kariyer bitiverir..
Bu hataları, Kocaeli Spor ve Allemania Aachen'de Mustafa Denizli, Fiorentina'da Fatih Terim yaptılar.
Yarım bırakmasalar, yarattığı Aachen Mucizesi ile Denizli, portföyüne, o çantada keklik İtalya Kupa Şampiyonu kartını koyacak Terim, bugün Mourinholar, Guardiolaların yanlarında olacaklardı..
Bak Sevgili Hamza..
Sana dışardan fısıldananları boş ver.
Tüm ipleri eline al. Aldırmazlarsa da bırak.. Bırakmanı hiçbiri göze alamazlar.
Dördüncü Yıldız hesabı kapanana kadar sana mahkumlar..
Bak Sevgili Hamza.. Adım gibi biliyorum ki, Galatasaray'ın en ihtiyaç duyduğu iki yerin ilkinde, hele şimdi ara transfer de kapanmışken, yani sen "Denize düşen yılana sarılır" durumunda iken, üstelik yılanı geç, sen dahil, kulüpte, yönetici, futbolcu dahil en örnek Galatasaraylı Gökhan Zan kadro dışı bırakılamaz.
Bursa önündeki hezimet futbolun, baş sebebi, bu sezon Galatasaray'ın yediği hemen hemen her golde imzası olan Chedju ile, orta sahayı bomboş bırakan, sadece göstermelik koşan Emre Çolak ve Sneijder ikilisiydi. Stoplerlere güvenmediğin için, Melo'yu da zaten geri çeken sendin.
Bursa bu bomboş orta sahayı fırtına gibi geçti, ilk on dakikada ve en az altı net gol pozisyonuna girdi. Onlar atamadı, Muslera kurtardı falan değil.
Son haftaların en parlak kanat oyuncusu Volkan'ın karşısında geride Hakan Balta, ilerde Telles ile kurduğun hat, harikaydı. Telles en iyi ileri çıkan bek.
Ama çıktığı zaman yerini dolduran yok..
Hakan- Telles düşüncesiyle bir taşla iki kuş vurdun. Volkan sağa, Sabri'nin önüne geçmek zorunda kaldı. Galatasaray oyunu denkleyince de Telles'in savunma arkasına atılan toplara atakları başladı. Telles bu yeni yerine alışırken tam, Sabri sakatlandı ve sen o rotasyonla takımı mahvettin.
Ağır Koray'ı bek yaptın. Hayatında kademe bilmeyen, savunmaya liderlik etmeyen Chedju da güya yardımcı olacaktı.
Olamadı ve o kanat hızlı ve kaliteli Volkan'a teslim oldu.
Volkan'ın golüne bak, Hamza Hoca..
Çünkü Maraton'un üç Ustası (!), pozisyon önlerinden on üç defa geçtiği halde bakmadılar.. Belluchi topu sağ kanada savunmanın arkasına attığında, Volkan, Koray'ın beş metre gerisindeydi. Aldığında beş metre önünde.. 30 metrelik pasta bir bek 10 metre fark yer mi?.
Peki Chedju nerde?. O maçtan sonra öve öve bitiremediğin Chedju?. Pozisyonu tam cephede görüyor. Koray'ın nasıl geride kaldığının farkında.. Ne yapıyor?..
O da seyrediyor.. Bir eskort, bir seyircili savunman golü hediye etti, Hamza Hoca..
Maraton Ustalarının iddia ettiği gibi, harika pas ve harika depar değil..
Üstelik Hocam senin tercihin Chedju mu, Gökhan mı da değil..
Yabancı kontenjanı dolayısı ile, aslında Chedju mu, Bruma mı?.
Ortada Popescu gibi bir savunma dehası, geriden oyun kurma lideri olur da, tamam.. Tekrar ediyorum. Bu takımın yediği her golde hatası olan, Chedju uğruna geleceği parlak olduğunu haykıran, Galatasaray hücumlarının fevkalade ihtiyaç duyduğu Bruma harcanır mı?.
Beş maç devamlı oynasın, görsün millet Bruma'yı.. O zaman Gökhan'a mecbursun Hamza Hoca.. Sabri nasıl tek idmanla, kovulduğu A takımına, hem de ilk 11'de döndüyse, Gökhan da öyle döner..
Engin olsaydı, Selçuk'un yeri bu kadar boş kalır mıydı?. Kimbilir kimin aklı ise, Hamit'i de silmişsin, sanki. Orta saha Emre ile Yekta'ya kalıyor.. Bunlar küçük takım oyuncuları.. Galatasaray küçük takım mı, Hamza Hoca?.
Maraton'da Şansal, Galatasaray'ın savunmasını top izlemediği, hücumunu da kendisini Messi sanıp, her topu ayağında tutarak, etrafında bir tur dönerek yavaşlatan ve rakip savumanın kilit pozisyon almasına izin veren Emre'yi, Fener'e rakip Galatasaray'a yapıştırmak ister gibi "Galatasaray'ın en iyisi Emre Çolak'tı değil mi, Mustafa Hocam" diye açmaz mı?.. Bekledim ki, "Ne en iyisi Şansal.. En kötüsüydü. Doksan dakika sahada kalması hataydı" diye gürleyecek.
Maraton'da bu sezon kedi bir Mustafa Hoca var.. Ne gürlemesi.. Adeta Şansal'a hak vermek için oraya konmuş bir Denizli.. Tümer yetmiyor da..
Ben açık ve net soruyorum, Hocam.. "O Emre'yi sen olsan takıma koyar, koysan 90 dakika tutar mıydın.. Hele penaltıyı atmak istemesine göz yumar mıydın?. Hem de o en kritik anda.."
Telefonum sende var. Bir mesaj at.
Aynen yayınlayacağım. Söz..
Tek kelime cevap istiyorum..
"Evet mi, hayır mı?."
Engin, Hamit ve Bruma'yı kazanacaksın Hamza Hocam..
Son bir not daha..
İkinci golü nasıl yedin?. Kornerlerde ısrarla, inatla Muslera'nın ve Tafferel'in boş bıraktığı arka direkte..
Göreve başladığın zaman, sana, İtalyanlardan bu yana ezberlenen hataları sıralayan bir yazı kaleme almıştım. Bu arka direk orada da vardı. Sordum. "Kalecinin gördüğü, rahat hamle yapacağı ön direkte adam var da (Bu defa hem de çift. Melo da eklendi.) görmediği, hamle yapmasının çok zor olduğu arka direk niye bomboş?."
İşte ilk kornerde kafası Sabri tarafından çıkarılan adam uyanık. İkinci kornerde arka direğe vurdu.. Gol..
Galatasaray'da birinin uyanması için, arka direkten daha kaç gol yememiz gerek?.
Çıkan ve giren gollerde piyero ile 10 dakika savunma eleştirisi yapan Denizli, arka direğin hangi akıl ve mantıkla, ısrar ve inatla boş bırakıldığını sormadı bile nedense.. İşaret bile etmedi.
Şimdilik bu kadar hocam..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.