YAZARA MAİL GÖNDER İki müthiş gece!..

YAZARLAR

Yani nasıl iki muhteşem gece daha yaşadık İstanbul'da.. Birisi Cemal Reşit Rey'de..
Eastman Dans Topluluğu
.. Belçikalı bir gurup. Ama yönetmenleri Shantala Shivalingappa ve Sidi Larbi Cherkaoi..
Yani "Doğu!.."
Sevgili Haşo'yu aradı gözlerim, "Doğu- Batı sentezinin ne olduğunu en iyi görecek ve anlatacak adam" diye..
Sahnede altları tekerlekli podyumlar var. Bu podyumların üzerinde dört müzisyen ve iki dansçı. Kare şeklindeki podyumları da iki dansçı, harika bir koreografi içinde kaydırarak, sahnede çeşitli şekiller yaratıyorlar.
Sahnelenen oyunun adı "Oyun!."
Aslında, oyun içinde oyun var, tıpkı Palyaço Operasında olduğu gibi. Biri kadın, biri erkek iki dansçı hem satrançtan başlayarak oyun oynuyorlar. Hem de oynadıkları oyunları kendileri oynuyorlar. Oyun ve gerçek iç içe.. Hangisi oyun, hangisi gerçek?.
Doğu felsefesinin içine gömülüyorsunuz..
Resmen mest oldu tüm izleyenler.. Bittiğinde, CRR Yönetmeni genç Ozan Binici'nin boynuna sarıldım. Bize müthiş bir sezon yaşattığı için.
İkincisi Boğaziçi Albert Long Hall'deki sezonun kapanış galası..
Vay ki vay!.. Evin İlyasoğlu Hocam gene harikalar yaratmış..
Orada da dünyanın en ünlü bir müzik ve dans gurubu var.. Yedi müzisyen.. Bir soprano ve bir balerin. 1600'lü yılların çalgılarıyla, o yüz yılın müziğine götürdüler bizi..
Gurubu keman ustası Jorge Jimenez kurmuş. Soprano Sophie Junker müthiş.. Hem ses, hem oyuncu olarak.. Olağanüstü de bir mim yeteneği var. Yani oynamıyor, söylemiyor, yaşıyor, derler.. Öylesi.. Ramona Nagabczynska, dansçı ve koreograf.. Müziğe göre içinden geldiği gibi dans ediyor sanki.. Ve de, keman, viyola ve çelloya ilaveten 17. Yüzyıl çalgıları..
Hani "Telli sazdır bunun adı/ Ne ayet dinler, ne kadı/ Bunu çalan anlar kendi/ Şeytan bunun neresinde" demiş ya Aşık Dertli.. İşte aynen o saz. Sadece teli değil, adı da ordan. Telli Çalgı.. Yalnız onların çalgısında 14 tel var. Yani hayli kalabalık..
Bir bizim saz boyunda olanı vardı.
Bir de nerdeyse iki metreye yakın, kocamanı.. Onun adı Therbo.. İlk defa gördüm.. Bir de olağanüstü perküsyoncu vardı, geceye imza atanlardan.. Marc Clos..
Evin bir de müthiş sürpriz yapmış.. Bize gelecek yılın tüm konserlerinin programını dağıttı. Sadece konuklar değil, seslendirecekleri eserler dahil..
Bu listeyi şimdiden belirlemek, Sevgili Evin'in müzik dünyasındaki saygınlık ve etkinliğini gösteriyor.. Kutlarım..
Tabii, bir kişiyi daha kutlarım.. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Gülay Barbarosoğlu, Evin'in arkasında kapı gibi durmasa, bunlar olabilir miydi?.
..Ve de.. Yüzlercesinin alınlarından öperim..
Koca bir ders yılı boyu her çarşamba bu salonu tıklım tıklım doldurarak, bu gayretlere, bu masraflara, bu emeklere layık olduklarını kanıtlayan Boğaziçi Üniversitesi gençlerine..

..En son.. Evin sahneden teşekkür etti zaten asistanı Çiğdem'e.. İki yıldır bu konserleri en rahat izlememi sağladığı için benim de özel teşekkürüm olmalı..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.