Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Seçim gecesinden beri ekranlarda dinliyor, gazetelerde okuyorum. En önemli konu, sonuçları bambaşka yapan en büyük etken, HDP'nin barajı aşması.. Nasıl aştı, HDP Barajı?.
Hemen herkesin düşüncesi ayni.. Hatta bu konuda ilk açıklamayı, bizzat HDP'liler, Sırrı Süreyya Önder ve ardından eş Başkanları Selahattin Demirtaş'la yaptılar ve kabul ettiler..
"Emanet oylarla.." Yani aslında başka partiyi destekleyenler, bu seçimlik oylarını HDP'ye emanet ettiler ki, barajı geçsin..
O başka partililer, ki içlerinde tam HDP'nin tam karşısında olan MHP'liler bile var, niye HDP barajı aşsın diye oylarını akıllarından bile geçmeyecek bir partiye verdiler?.
Ekranların ve sayfaların yorumcuları, hemen ayni şeyleri söylediler, bu soruya yanıt olarak.. Çünkü ortak bir noktaları vardı.. Hani "Asgari müşterek" dediğimiz..
Ortak noktaları, AKP'nin Anayasa'yı değiştirecek, Başkanlık sistemini getirecek bir çoğunluğa sahip olmamasıydı.. Ortak hedefin gerçekleşmesi için kendi partilerinden başkasına dahi oy vermeyi kabullendiler.
Seçim, hiç bir partiye tek başına iktidar şansı vermedi. Bugün, hükümet kurulmasının iki yolu var..
Koalisyon, ya da bir çeşit gizli koalisyon denebilecek, Azınlık Hükümeti..
HDP'nin emanet oylarla barajı aştığını söyleyen ve yazan ayni yorumcular, bu defa "Mümkün değil" demeye başladılar. "Koalisyon mümkün değil!."
Niye mümkün olmadığını da anlattılar da anlattılar..
HDP'ye barajı aştırmak için uzlaşanların, iktidara gelmek için uzlaşmaları mümkün değilmiş.. Mantığa bakar mısınız?.
Koalisyon mümkün olmazsa, tek partiyi iktidar yapacak bir sonuç çıkana dek, sandığa gidilir.
O tek parti hangisi olur sizce, eninde onunda, bugünkü tabloya bakarsak?.

***

Bakın, Cumhurbaşkanı'nın seçim sonrası yazılı açıklaması, o yorumcuların çok ötesinde.. "Sonuçların hiçbir partiye tek başına iktidar imkanı vermediği mevcut tablonun, yarışa katılmış olan tüm partiler tarafından sağlıklı ve gerçekçi bir değerlendirmeye tabi tutulacağına inanıyorum. .. Demokratik kazanımlarımızın korunması için tüm siyasi partilerin gerekli hassasiyeti göstermeleri, sorumlu bir davranış sergilemeleri büyük önem arz etmektedir."
Şifrelere dikkat buyurun.. "Sağlıklı ve gerçekçi bir değerlendirme.. "Sorumlu bir davranış sergileme.."
Sağlıklı, gerçekçi değerlendirme bizi "Uzlaşma"ya götürür.
Zaten, "Demokrasi uzlaşma rejimidir."
Uzlaşma belli ölçülerde ödün vermekle mümkün olur. Tüm koşullarını kabul ettirmekte ısrarcı oldun mu, "Uzlaşmaz" olursun.
Uzlaşmaya halk dilinde "Pazarlık" denir ve ayıp değildir.
"Sorumlu davranış sergilemek" ise, "Verilecek ödünlerle, karşılığında kazanılacakları teraziye dengeli oturtmayı kabul etmek"tir."
***
Radikal partileri bir kenara bırakırsak, her siyasal parti "İktidar olmak" için kurulur.
Muhalefet yapmak için parti kurulmaz.
Kursanız, yurt genelinde size canla başla hizmet edecek teşkilat kuramazsınız. Önlerine hedef konmayan insanları çalıştıramazsınız.
O zaman, gerçekçi değerlendirme yapalım..
AKP dışındaki partilerin, bugün, ya da yakın geçmişte tek başına iktidar olma şansları yüzde kaçtır?.
CHP, MHP ve HDP'ye iktidar yolları, ancak ve ancak "Koalisyon" ile açılmıyor mu?.
Bugün, AKP bile koalisyon yollarını açık tutarken, CHP, MHP ve HDP'nin o tek iktidar kapılarını peşin peşin kapatmaları en azından, siyasi amaçlarını inkar, sandığa saygısızlık ve demokrasiye inançsızlık olmaz mı?.
Cumhurbaşkanının görev verdiği her lider ve o liderin kapısını çaldığı her parti, koalisyon görüşmelerini kabul etmek, özümlemek ve sindirmek zorundadırlar ki, gelecek seçimlerde oy isteme hakkına sahip olsunlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER