YAZARA MAİL GÖNDER "Eh işte" bile değil!..

YAZARLAR

Filme büyük beklentilerle gittim.. Bir defa Amerika'da sinema tarihinin en büyük başlangıcını yapmıştı ilk hafta sonunda.. 511 milyon dolar.. İkincisi, imzası senet olan Steven Spielberg, yönetmen olmasa da, yapımcı diye işin içindeydi. Üçüncüsü, ilk Jurassic Park filmine bayılmıştım. Dördüncüsü, ilkinden bu yana geçen yıllar içinde teknoloji mucizeler yaratacak gelişmeler göstermiş, bu defaki film üstelik 3 boyutlu İmax çekilmişti.. Beşincisi.. Bilim kurgu filmlerini severdim.. Ve altıncısı ve sonuncusu.. Bizim eleştirmenler beğenmemişti. Yazılarına okura değil, birbirlerine mektup diye yazanların beğenmemesi, halkın beğenmesi demekti çünkü, deneyimlerimle..
Ama inanın, bu kez, bizim eleştirmenler haklı çıktı. Jurassic World filmi tam 2 saat 4 dakika boyunca beni sıktı..
Yani bu kadar baştan savma bir senaryo olmaz.. Filmin öyküsü yok anlatmaya değecek..
Dijital teknoloji ile canlandırılan dinozorları koşarken, önlerine gelen her şeyi ezerken, birbirleri ile savaşırken göstermek bir filmi izlenir yapmaya yetmiyor..
Oysa ellerinde büyük bir fırsat var..
Bu defa filmin kahramanı, ilk filmde, bir fosildeki dinozor kanından yaratılmış T- Rex değil. Bu defaki canavar insan eliyle laboratuarda üretilmiş. Farkı.. Akıllı..
Kullansana onu.. Akıllı dinozor, zekası ile, insanlarla bir satranç masasında gibi oynasın.. Yoo.. Karşımızda aynen ilk filmin kahramanı T- Rex var..
Off.. Yazarken bile sıkıldım. Bari biraz neşelendireyim..
O müthiş canavar, adayı gezmeye gelen iki çocuk ve teyzelerinin peşine düşüyor. Filmin dörtte üçü bu kovalamaca.. Ormanda, bataklıkta, dağlar, tepeler, merdivenler, beton yollarda, aklınıza gelecek her türlü zeminde koşan teyzenin başından sonuna ayaklarında yüksek topuklu ayakkabı var.. Arada daha rahat bir şey giyme fırsatını defalarca yakaladığı halde..
Feministler buna niye kıyameti koparmadılar acaba, "Yahu bu ayakkabılar, kadınının dinozordan bile geri zekalı olduğunu simgeliyor" diye..
Böyle bir şey, Spilberg'in değil de, Yeşilçam'ın filminde olsaydı, maazallah, bizim eleştirmenler ellerine ne kızılcık sopaları almışlardı kim bilir?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.