Türkiye'nin en iyi haber sitesi

PKK ve IŞİD'in bu ülkenin iç huzuru, barışı ve güvenliğine verdiği zararı konuştuk bütün hafta sonu.. Bu iki terör örgütüne karşı hükümetin tavrını tartıştık. Hâlâ da tartışıyoruz..
Canlı bombalar, suikastçiler ve tetikçilerle saldıran bu iki terör örgütü, bir başka örgütün yaptıklarını gölgede bıraktı.
Ultraslan denen, utanç örgütü, Türkiye'nin yüzüne bir kez daha kara çaldı, oysa, ayni günlerde..

Avrupa'da bir kez daha "İşte Türkler bunlar" denmesine sebep oldu..
..Ve bu rezalete ne yeterli tepki kondu, ne hükümet cephesinden, yani Spor Bakanlığı'ndan herhangi bir ses geldi.
Kendilerine "Taraftar" diyen güruhların çıkardığı olaylar yüzünden Almanya, Türk takımlarının kendi sınırlarında özel maç yapmalarını yasaklarken, şimdi ayni rezilliği, iğrençliği, Avusturya'da sahneye koyduk ve dünyaya sunduk.
Galatasaray ile Udinese arasında yapılan bir hazırlık maçı, sahaya atılan ses ve sis bombaları ile meşaleler yüzünden ikinci dakikada durduruldu. 34'üncü dakikada ayni "Hayvanlık" tekrar edilince, hakem maçı iptal etti.
Düşünün.. Bu takımlarının hazırlık maçı.. Hoca, takımın eksiklerini görsün, taktik düzenlemelerini yapsın diye hazırlanmış. Üç hafta sonra başlayacak lige mümkün olan en iyi hazırlıkla girebilmek için oynuyor bu maçı..
Bu maçta terör estirmenin, insanlık dışına çıkmanın ve dünyaya "İşte Türkler bunlar" dedirtmenin alemi var mı?.
Tablo gözümün önünden gitmiyor?.
O savaşı andıran bomba ve duman görüntülerinin arasında tribün önüne asılmış devasa bir Ultraslan pankartı.. Ve de tam da ortaya, tribün korkuluklarına, yüzü sahaya değil, tribüne dönük oturmuş bir amigo bozuntusu.. Şişman bir herif. Otururken pantolonunu sıyırmış, kıçı meydanda ve dünyaya yayında..
İşte "Türkler bu" dedikleri adam yani..
Hadi Başbakanımız çok meşgul kabul edelim.. Peki Spor Bakanı ne işe yarar bu ülkede?.
Bu ülke insanının alnına sürülen bu iğrenç leke, sürenlerin yanına kâr mı kalacak?.
Almanya'dan sonra, tüm Avrupa sahaları birer birer bize kapanacak mı?.
Onu mu bekliyorsunuz Sayın Bakan?.

***

Ses ve duman bombalarının patlama sebebi, maçın 34. dakikası.. 34 İstanbul'un plaka numarası.. Bu dakikayı ellerinde bombalarla bekleyenler de Ultraslanlar..
Ultraslan denen sportmenlikten ve yaratıcılıktan uzak, sadece Galatasaray'ı içten vuranlar.. Arda'yı kaçıranlar onlardı, sonra Kaptan Selçuk dahil futbolcuları, en ihtiyaç olduğu anlarda destek olma yerine ıslıklayan ve yuhalayan da onlar..
Tribün tezahüratları hep başta Fenerbahçe, başka kulüplerden kopya arabesk, uyutucu iğrenç şarkılardı. 34'üncü dakika eylemi de kopyaydı. 61'inci dakikayı çınlatan Trabzon'dan yürütmüşlerdi. Ama farkında bile değillerdi ki, 61 diye Süper Ligde tek takım vardı. Oysa 34, Fener'in de, Beşiktaş'ın da, Başakşehir'in de numarasıydı.
Zekâları yeni bir şey yaratmaya yetmediği için, tribünde kıç gösterisi ile 34 kutlaması yapmayı marifet sanıyorlardı.
Oysa Galatasaray, kurulduğu günden beri "Fark yaratanların, farklı olanların" kulübü olarak kıskanılmıştı. Tüm takımlar "Ya ya ya.. Şa şa şa" derken "Re re re.. Ra ra ra.." diye ayrılanlardı onlar..
Bir onlara bakın, bir de bugünün kötü, çirkin ve rezil kopyacılarına..
Udinese maçının 34. dakikasında o çıplak kıçlı, bombalı manzaraya bakarken Galatasaraylı olduğumdan utandım..
Ya siz, Bay Başkan Dursun Özbek?. Ya siz?.
Ağzınızı açtığınızı duyan olmadı da?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER