YAZARA MAİL GÖNDER Galatasaray'ın durumu iyi değil!..

YAZARLAR

Siz benim tabelacı medyama bakmayın. Bu medyada yazılar skora göze yazılır. Bu medyada kazanan eleştirilmez, göklere çıkarılır.. Hele kazanılan maç değil, kupa ise efsaneler yaratılır.. Bu efsanelere Galatasaray taraftarı da fena halde kapılır..
İnandığım bir şey var.. "Bin kişinin doğru demesi, bir şeyi doğru yapmaz.."
Liglerin başlamasına bir elin parmakları kaldı.
Çok kötü bir transfer sürdüren, daha da berbat bir hazırlık dönemi geçiren Galatasaray, yılın üçüncü kupasını da kaldırdığı için alkışlanıyor, hocası Hamza Hamzaoğlu da nerdeyse İkinci İmparator ilan ediliyor..
Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil..
Bu Galatasaray, bu Süper Ligde her takımı yenebilir. Hatta fark bile atabilir..
Kabul.. Ama, daha bu haftaki rakip Sivas'tan başlayarak her takım da Galatasaray'ı yenebilir, biraz iyisi hatta ezebilir.. Bu iyi biline..
Bu noktaya, yazının sonunda geleceğiz.. Önce genel sorunlara bir bakalım..

***

1- MELO.. Bizim analiz yeteneğinden mahrum medyamız, günlerdir "Bilal, Melo'nun yerini doldurur mu" kıyameti koparıyor.. Niye doldursun, a kardeşim. Sen maçı nasıl seyrediyorsun..
Bilal, Melo'nun yerinde oynamıyor ki?. Selçuk'un yerinde oynuyor o..
Selçuk, Melo'nun yerinde oynayan..
Yani, tartışma Melo'nun yerinin dolması ise, "Hamit, Selçuk Melo'nun yerini doldurur mu" olmalı, hiç değilse..
İkincisi.. Bu yeri dolmaz Melo kim?.
Ne yapmış?.
Geçen yıl, Galatasaray ligin en koridor, en gol çok gol yiyen takımlarından biri değil miydi?. Başakşehir 30 gol yerken, Galatasaray, hem de Muslera'nın harika kurtarışlarına rağmen kalesinde 35 gol yememiş miydi?. Ligin son döneminde mesela, sadece Beşiktaş, kupa finalinde Bursa, Galatasaray'ı beşlik yapmazlar mıydı?.
Rakip takımlar akıllara seza goller kaçırır, Muslera neler neler kurtarırken, Melo hangi savunmanın kilit adamı oluyordu.
Galatasaray'ı geçen yıl savunması mı, yoksa Hamza Hoca'nın gelişi ile başlayan Hücum Futbolu mu şampiyon yaptı?. (Tabii Fikret Orman ve Aziz Yıldırım'ın altın tepside ikramlarını da unutmamak gerek.)
-1 averajla lig lideri olan takım dünya tarihinde var mı?. Galatasaray'a bu payeyi(!) kazandıran savunmanın (!) yeri dolmaz adamı (!) kimmiş bir söyleyin hele..
Bu yeri dolmaz Melo'nun bir de kişiliği var..
Canlı bomba.. Geçen yıl oynadığı her maçta, iki sarıdan, çoğunda doğrudan kırmızıdan atılabilirdi. Hakemlerin büyük kulüp yağcılıkları sayesinde sahada kaldı. Atın torbaya Melo maçlarını..
Rastgele birini çekin, size kanıtlayayım, her maçta en az üç sarı kartını..
Bu dengesizliği sadece rakibe olsa..
Soyunma odasında kapıyı kilitleyip takım arkadaşını döven o.. Sahada kaptanın gırtlağına sarılan o.. Sonra utanmadan "Ben boğazına sarıldım da maçı kazandık" diyecek kadar küstahlaşan o..
Galatasaray terbiyesine bu kadar aykırı Melo, transfer sezonunun baş dansözü ve cambazı oldu üstelik.. Piyasasını yükseltmek için Galatasaray'ı kullandı.
Galatasaray'la oynadı.. Hala da kullanıyor, oynuyor..
Çünkü, bu kulüp sahipsiz, bu takım başsız!.. Ben bu satırları yazarken hala Başkan Özbek lafı eveliyor geveliyor, Hoca Hamzaoğlu hala "Melo kalsa iyi olur" havalarında kıvranıyordu.
Galatasaray'a bu kadar kötülük eden bir adama hala "Ya defol, ya da Eboue gibi, A2 takımına git" denemeyişinin üç gün sonra lig maçına çıkacak oyunculara nasıl etki edeceğini düşünen, düşünebilen de yok..
(Yarın devam edeceğiz.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.