YAZARA MAİL GÖNDER Emniyet Müdürü'nün yüzü kızardı mı?.

YAZARLAR

Aslında görüntüler kan dondurucu.. Aslında bu görüntüleri Toplum Psikolojisi uzmanlarından oluşan bir gurubun önüne koyun, size ülkenin bugün niye bu halde olduğunu söylesinler..
NTV'de seyrettim, pazar günü, son haber diye.. Kanalın bir uygulaması var. En sona "Neşeli" bir haber koyuyorlar. Bunu o niyetle seçmişler..
Oysa haber korkunç.. Haber kan dondurucu..
Ben olsam "Bir numaralı" haber yapardım..
Ben olsam bu ülkede en ünlü toplum psikolojisi profesörü kimse onu davet eder "Bakın ve anlatın" derdim..
Bir kamyon.. Boyunun iki misli yükseklikte bir havale yüklemiş, iple bağlayıp.. Üst üste yığılmış devasa çuvallarda kağıt dolu.. Sokaklardan toplanmış kağıtlar.. Bir sert rüzgarda kamyon olacak yelkenli gemi.. Görünüş rezil.. Tehlike daha da rezil..
Yetmemiş.. O kamyonda, o yelken gibi yükselmiş ve bağlanmış kağıtların üzerinde 7 kişi oturmuş.. Bir sert fren, bir sallanmada yerlere dökülecek yedi insan.. Oto banda önde giden kamyondan yedi kişi yola uçarsa, arkadan gelen arabalar ne hale gelir, kaç kişi ölür bir düşünün..
Ama bitmedi..
Beş kişi de kamyonun en fazla üç kişilik şoför mahallinde.. Şoförün sağında tıkış tıkış 3 kişi var.. Bir kişi de solunda.. Şoförün yasak olan solunda.. Sığmamış tabii, pencereden sarkmış..
O şoför o yelkenli gemiyi hangi şartlarda kullanıyor bir düşünün hele..
Bu ülke bu yaz, kırsalda, üstü açık kamyonda işçi taşıma kaçakçılığı yüzünden kaç can kaybetti, daha unutmadık..
Ama burası kırsal da değil.. Kent.. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en büyük kenti İstanbul.. Milyonlarca turist ağırlayan, Türkiye'nin dışa açılan penceresi, Türkiye'nin gururu İstanbul..
Ve bu rezil, bu iğrenç, bu trafik yönetmeliğindeki suçların nerdeyse yarısını işgal eden kamyon, İstanbul'da gidiyor.. TEM yolunda, boydan boya.. Sonra şehrin içine ana caddelerine dalıyor.. Sonra da sokaklardan birinde kayboluyor..
Mesele bu kamyonun yakalanmaması, bu kamyonu böyle bağlayanların, bağladıkları yetmiyor bir de üstüne çıkanların, bir de şoför mahalline sardalya gibi tıkışıp sürücüye direksiyon kırma, vites atma olanağı bırakmayanların, bu kamyonu böylesine bir canlı bomba gibi hem de İstanbul otobanları, caddeleri ve sokaklarında sürenlerin, trafik cezası değil, mahkemeye verilmemeleri değil, Sayın okurlar..
Mesele, adamlardaki, o 12 kişideki o pervasızlık.. Umursamazlık.. Devleti umursamazlık. Onlar da hepimiz gibi İstanbul'da devletin olmadığını biliyorlar.
O yüzden umurlarında değil canlı bomba gibi bir dünya metropolünde dolaşmak..
Size bir şey diyeyim mi?.
Bu görüntüler, Paris'te çekilse ve Tele France'da yayınlansaydı, Paris Emniyet Müdürü, daha o saat istifa etmişti. Etmezse görevden alınacağını bilirdi çünkü..
Paris valisi, hatta Fransa İçişleri Bakanı daha o gece görevlerini bırakmışlardı..
Bizde..
Eğer İstanbul Emniyet Müdürü'nün yüzü kızardıysa, adam değilim..
Bir ülke bu kadar başıboşsa, başıboşluk bu ölçülere varmışsa, devlet, İstanbul'da bile "Ben yokum.. Bildiğinizi yapın" diye bas bas bağırıyorsa yıllardır..
Devlet kendi koyduğu kuralları uygulamıyorsa, dünya metropolü İstanbul'da trafik teröristini kendi elleri ile yetiştirmiş olmaz mı?.
İstanbul'da direksiyona geçen herkesi "Terörist" olmaya devlet teşvik ediyorsa, Kandil'dekine kızmak niye?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.