YAZARA MAİL GÖNDER Bizans Tahtında Bir Bilge !..

YAZARLAR

Sevgili Hıncal, Üç hafta sürecek, Bizans tarihinin en garip ve en ilginç olaylarından birini okuyucularımıza sunacağız" diyor Üstat Radi Dikici, bugün başlayan dizisini sunarken. "Ancak bir nokta var ki, okurların, düğümün çözülmesi için son haftaya kadar beklemeleri gerekecek. Bazı noktalarda 2017 yılında yayınlanacak "Seyislikten İmparatorluğa I. Basil" kitabımdan alıntılar yaptım. Yani onlar sizin sayfanızda bütün bunları öncelikli olarak okumuş olacaklar."
Üstat Dikici, tarihi roman gibi yazmakta müthiş.. Bu defa, biraz da Agatha Christie'lik karışıyor işe gibi..
Şimdi iyice meraklandım.. Sizi Dikici Üstat'la başbaşa bırakıyorum..

***

Amorian Hanedanı'nın son temsilcisi İmparator III. Mikail, 842 yılında babası öldüğünde iki yaşındaydı. Annesi, okurlarımız hatırlayacaktır, güzellik kraliçesi seçimi düzenlenerek imparatoriçe seçilen Theodora, imparatorluk naibi olmuştu.
Tahta bir varis sağlamak için imparatoriçe oğlu Mikail'i evlendirmeye karar verdi. Onun için bir senator kızı olan Evdokya Dekapolitissa'yı seçti. Evdokya uzun boyu, koyu mavi gözleri, siyah saçları ve incecik beli ile çok güzel bir kızdı.
Ama Mikail başkasına aşıktı. Babası bir Frank generali, annesi Danimarka asıllı Evdosiya İngerina'ya. O da olağanüstü güzeldi. Aralarında belki tek fark, İngerina'nın yeşil gözlü, sarı saçlı olmasıydı.
Sonunda siyasi nedenlere dayanarak veya her zamanki gibi, anne galip geldi ve Mikail, Dekapolitissa ile evlendi.
Aradan dört yıl geçti. Bu süre içinde üç önemli olay oldu.
İlki, Dekapolitissa'da tık yoktu. Saray hekimleri sonunda pes ettiler ve imparatoriçenin kısır olduğunu imparatora açıkladılar.
İkincisi, annesi Theodora iktidarın tadını aldığı için tahtı oğluna terk etmeyi düşünmüyordu. En büyük yardımcısı ise senatonun desteklediği hadım Theoktiktus'tu.
Üçüncüsü, tarih sahnesine Basil isimli Adrianople'a (Edirne) yakın bir kasabada, Charioupolis'de doğan biri çıktı. 855 yılında Konstantinople'a gelen ve imparatorla tanıştıktan sonra onun en yakın yardımcısı olan Basil'di, o.
Tanıştıkları sırada Basil evli ve üç çocuk babasıydı. İmparatorun o kadar yakınındaydı ki, önce başmabeyinci, sonra da müşterek imparator oldu ve Mikail'le birlikte devleti yönetmeye başladılar.
III. Mikail, sonunda Theoktiktus'u yok ederek iktidarı tek başına ele geçirdi ve annesi Theodora'yı bir manastıra kapattı.
Ancak İmparator Mikail'le, sevgilisi İngerina arasında ilişki devam ediyordu. Tek zorluk, artık eskisi gibi buluşmaları, hem Senato'yu karşısına almamak, hem de halkın tepkisini çekmemek için güç hale gelmişti.
İmparator bir çözüm yolu bulmak mecburiyetinde idi. Sonunda formülü bulmasına buldu ama bir parça zor olacağı da belliydi.
İmparatorla Basil bir akşam davetten dönüyorlardı. Mikail saraya varana kadar hiç konuşmadı. Kafasında tekrar bir şeyleri kuruyor gibiydi.
"Geç oldu Basil. Ama seninle konuşmalıyım. Yine benim daireme gidelim."
"Yorgunuz. Yarına bıraksan."
"Olmaz."
İçeri girdiklerinde oturma bölümüne geçtiler. Her ikisi de mabeyincilerin yardımıyla üstlerindekileri çıkardılar. Tunikleriyle birlikte ortadaki büyük koltuğa oturdular. Basil her ikisi için de şarap doldurdu.
İmparator bir süre yine sustu. Basil onun bir şeyler düşündüğünü anladı. Birden konuşmaya başladı.
"Basil, kim olursa olsun bu konuda senden başka güvenebileceğim kimse yok. Onun için senden iki türlü fedakârlık isteyeceğim. Karından boşanacaksın..."
"Ama Mikail nasıl olur, üstelik benim üç çocuğum var."
"Lütfen sözlerimi sonuna kadar dinle. Çünkü bu ilk fedakârlığın olmayacak. Dediğim gibi karından boşanacaksın. Ama bu sadece formalite olacak. Çünkü yine eşin Maria ve çocuklarınla eskisi gibi ilişkilerin devam edecek. İkincisi, İngerina ile evleneceksin. Bu da tahmin ettiğin gibi formalite evliliği olacak. Böylece onu saraya almış olacağım. Sen yine eski dairende kalacaksın. Ama akşamları İngerina bana gelecek ve aramızdaki kapıyı kapatacağım. Biliyorum Basil bu senin için büyük fedakarlık ama tahmin edeceğin gibi İngerina'sız yapamıyorum."
Basil imparatorun bu planı uzun süredir düşündüğünü tahmin etti. Başlangıçta ne diyeceğini bilemedi. İmparatorun söylediklerini yaptığı takdirde, gayet düzgün giden özel hayatı altüst olacaktı. Ne yapmalıydı?
"Mikail önce bana duyduğun güven için teşekkür ederim. Ancak bunu uygulamaya kalktığımızda karşımıza önemli zorluklar çıkmayacak mı? Ben artık epey tanınan bir kişiyim. Boşanmam için patriğin izni gerekecek."
"Ben onu hallederim, merak etme. Çünkü Patrik Photios benden randevu istedi. Gönderdiği rapora göre Kutsal Havariler Kilisesi'nin onarımını ve ödeneğinin artırılmasını isteyecek. Bu sefer ona cömert davranacağım."
İmparator sonunda istediğine kavuştu. Basil karısından boşanıp İngerina ile evlendi. Ortada garip bir durum vardı sanki. Akşam olduğunda İngerina Basil'in odasından kalkıp yatmak için imparatorun dairesine gidiyordu. Basil'le İngerina resmi davetlerde karı koca rolü oynuyorlardı. Hepsi de biliyordu ki, Byzantium da bir şeyi ebediyen saklamak mümkün değildi.
Üç ay geçmişti. Bir akşam İngerina ile Mikail yalnızdılar.
"Mikail, bugün saray hekimi beni muayene etti. İki aylık hamile olduğumu söyledi."
Mikail bir an onun yüzüne baktı. İlk anda tam kavrayamamıştı. "Lütfen söylediklerini tekrar eder misin? Yani sen şimdi hamile misin?"
"Evet Mikail."
İmparator yerinden fırlayıp koştu. İngerina'yı kucaklayıp göğsüne bastırdı. Bırakmıyordu. "Mikail neredeyse beni boğacaksın... Lütfen..."
Kollarını gevşeten Mikail onun iki elini avuçlarının içine alıp, "Bir dakika burada beni bekle sevgilim," dedi. Yandaki özel odasına koştu. Biraz sonra döndüğünde elinde bir kutu vardı. "Bunu senin için almıştım."
İngerina kutunun kapağını açınca, parlayan elmasların şavkı gözünü aldı. Zamanın modasına uygun boyuna takılan gerdanlık ve küpeler olağanüstü bir işçilik örneği idi.
"Bunları Noel ayini sırasında boynuna takmalısın. Herkes kocanın hediyesi diye tahmin edecektir ama gerçeği bir tek sen bileceksin."
"Çok ama çok beğendim. Yüce Tanrı umarım ki bir erkek evlat verir."
Basil döndüğünde karısının hamile olduğunu öğrenmişti. Kesin bir şey vardı ki, çocuk ondan değildi.
16 Eylül 866 Pazartesi günü Basil'in bir oğlu oldu. İsmini Leo koydular. Ama bütün Konstantinople halkı çocuğun babasının İmparator Mikail III. olduğunu çoktan öğrenmişti.
(Devamı haftaya..)

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.