YAZARA MAİL GÖNDER Güneştekin'in Konstantiniye'si..

YAZARLAR

Malborough gibi dünyanın en büyük galerilerinden birine kabul edilmeyi başaran Sevgili Dostum Ahmet Güneştekin, Contemporary İstanbul'da durduğum ve eserleri keyifle izlediğim bir kaç galerinin başındaydı.
Malborough, tıkış tıkış doldurmamıştı eserleri çünkü. Bol mesafe vardı, her eseri rahat rahat sindirmenizi sağlayacak..
Ahmet, daha TRT 2'de o enfes Anadolu programlarını yaparken tanıdığım, çok sevdiğim bir yorulmaz sanatçı. Bir yanda deha.. Öte yanda "İnsan!.."
Sevme sebebim o.. Sergilediği eserleri, Tepebaşı'ndaki stüdyo/ evinde ağırladığında beni, daha yapılırken görmüştüm zaten..
Burada, bir güneş çarkını andıran Konstantiniyye dikkatimi çekti.. Dikine konmuş harflerle iç içe geçmiş halkalar, merkezdeki aynaların etrafında dönüyor.
"Burada İstanbul'un isimleri var" dedi, Ahmet.. "İstanbul'un kurulduğu günden bu yana bilinen 130'dan fazla adı var.. Halkaları oluşturan harfler o isimleri yazıyor."
"Bir kentin adı niye değişir?. Eski isimleri küçümsemek, yeni ismi büyütmek için" diye ekledi, Ahmet.. Ben uzaktan bakıyorum.. "Yakına gir, harflerin dibine bak" dedi.. Binden fazla harf.. Hangi birine bakayım, puldan az biraz büyük resimlerin.. Onlar da İstanbul'un her yerinin, her tarihten resimleri..
Yani, halkalar İstanbul!.. Peki aynalar?.
"O da bugünkü İstanbul" dedi, Ahmet.. "Çünkü içinde sen varsın. Ben varım.. Biz varız.."
Yani iğne ile oya gibi dokunmuş bir eser aslında.. "Delinin pösteki sayması" da diyebilirsiniz..
"Kaç ay sürdü, bunu yapman" dedim.. Der demez de sorumdan vaz geçtim..
"Yani bu eseri düşünmek mi daha uzun sürdü, yapmak mı?."
Güldü Ahmet.. "Düşünmek tabii.. Yapmak ne ki?.."
Konuyu değiştirdim..
"Bir sanatçı olarak soruyorum sana şimdi.. Güzel bir kadına bakmak için en ideal mesafe nedir?."
Şaşkın şaşkın baktı..
"Bir bilimsel kitap okuyorum da" dedim.. "Dünyayı değiştiren yedi bilim adamını anlatıyor.. Birbirleri ile her makalelerinde çatışan, ama yürekten dost adamlar.. Bu sabah okudum daha.. Ünlü Kuantum Fizikçisi Paul Dirac, kendisi gibi ünlü Georgi Gamow'a sormuş.. 'Bir şeye uzaktan bakınca göremeyiz. Çok yakından bakarsak da, görüntü deforme olur.. Yani bir güzel kadına bakmak için en ideal mesafe ne sence?.' Gamow gülmüş, soruya soruyla yanıt verirken.. Sence ne, Paul' diye.. Ben de şimdi sana soruyorum" dedim..
Şöyle bir düşündü Ahmet.. "1.5 metre falan" dedi.. "Leonardo, Mona Lisa'ya beş metreden bakmıştı oysa" dedim ve kuantumcu Dirac'ın yanıtını söyledim..
"50 santim!.."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.