Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yeni yıl telaşı içindekiler için rahat okunacak şeyler yazmakta fayda var.. Kimsenin ülkeyle ilgili ciddi eleştiriler okuyacak hali yok. Yeni yıla girerken, ortalığı daha da germenin alemi de yok..
Bu yüzden esas konu olarak sporu seçtim.. Uzmanlık dalım sayılabilecek Galatasaray'ı..
Yeni yılla birlikte, ara transfer sezonu da başlayacağından, camiada her kafadan bir sesin çıktığı şu günlerde, genel bir toparlama yapmanın faydası var.
Baştan başlayalım..
Teknik Direktör Mustafa Denizli, teknik kadro işini aceleye getirmedi. Bir bakıma iyi de etti. Şimdi, hatta transferlere girişmeden, fikir alışverişi yapabileceği bir kadro kurmak için kolları sıvamalı önce..
Bu en önemlisi..
Denizli, yanına kendisi gibi birini bulmak zorunda.. Yani bugüne dek hiç yapmadığını yapmalı..
"Kendisi gibi.. derken "Derwall'in yanındaki Denizli gibi"yi kastediyorum. Derwall Denizli'yi yanına baş yardımcı aldığında ondaki cevherin farkına varmıştı..
Neydi o cevher hocam?.
Türkiye'ye yüzde yüz yabancı bir hoca için Türk futbolunu iyi tanımak, bilmek.. Ve de asıl önemlisi, Derwall gibi dünya çapında bir hocaya, aklı basmadığı zaman itiraz edecek, kampı, hatta soyunma odasını terkedip gidebilecek kadar yürek ve kişilik sahibi olmak..
İyi hatırla Hocam.. Derwall'e kafa tutmadığın gün oldu mu?. Kaç defa kampı terkettin gittin?. Soyunma odasında tahtaya yazdığı kadroya, son anda bile itiraz etmedin mi?. Adın kısa zamanda Derwall'e yapışık manşetlere taşınmadı mı?. "Derwall ve Denizli" diye yazmadı mı gazete başlıkları..
Şimdi Mustafa Hoca'nın kendisine soralım.. Derwall, Galatasaray'ı ona bırakıp gittiğinden, yani fiilen Teknik Direktörlüğe başladığından bu yana kendisi böyle bir seçim yaptı mı, ya da yaptıysa da yanında barındırdı mı?. Galatasaray dahil, çalıştığı herhangi bir takımda "Gidersem, yerimi bu alır" dedirten bir veliaht hazırlayıp bıraktı mı?. (Bu eleştiri Fatih Hocam için de yapılabilir aslında..)
Mustafa Denizli'nin adının yanında başlığa çıkan bir ikinci isim hatırlıyor musunuz, Milli Takım dahil..
Mustafa Denizli, çok kritik bir "Olmak ya da olmamak" döneminde, ilk yarının bitimine beş hafta kala göreve gelmişken, "Arkadaşlar, kadromu henüz oluşturmadım, ama şu anda bana yardım edecek güvenecek dostlara ihtiyacım var. Beş hafta için gelin. Ötesini sonra konuşuruz" deseydi..
Mesela kime?.
Derwall döneminde birlikte çalıştığı Ahmet Akçan zaten Florya'da alt yapının başında.. Koşmaz mıydı Akçan böyle bir davet alsa.. Yardımcısı olmaz mıydı?.
Mesela kime?.
Birlikte olağanüstü çalışmalar yaptığı, Milli Takıma kazandırdığı, 2002'nin mimarlarından Can Çobanoğlu'na.. Can kankasıydı onun bildiğim. Böyle bir davet alsa, o darmadağın olmuş, takım hüviyetini ve ruhunu kaybetmiş kadroya harika bir toparlayıcı ağabey olmaz mıydı?.
Hep yazdım.. Gene yazıyorum..
Delta Ajans'ta (Bana çok şeyler öğreten, beni "Hıncal" yapanların başında gelir,) Cüneyt Ağabey'e şakayla karışık takılırdı dostlarımız, beni gösterip..
"Bu adama niye para veriyorsun.. İşi ne?."
"Onun işi bana itiraz etmek" derdi Cüneyt Ağabey.. "Dünyanın en değerli ve en pahalı işidir.."
Bugün hangi patronun, hangi liderin işi "İtiraz etmek" olan bir yardımcısı var?.
Mustafa Denizli, Galatasaray'ın başına geldiği hafta, liderle arasında yedi puan fark vardı. Bugün devre arası ve fark 11..
Yani.. İşler Denizli'den sonra daha da kötüye gitti. Tabii o Hamza'nın darmadağın edip bıraktığı kadronun suçu vardı.. Tabii, ileri geri konuşup, yangına körükle giden Başkanın suçu vardı. Tabii, Aziz Yıldırım'ın maaşlı askerleri gibi davranan Galatasaray tribünleri ve sosyal medyasının en başta rolü vardı.
Ama Mustafa Denizli de, sahaya takım çıkarırken ve kenardan yönetirken kendisinden beklenmeyen hatalar yaptı. Çünkü yanında ona itiraz edecek, en azından "Şu da olabilir" diye bir kez daha düşünmesini sağlayacak tek kişi yoktu.
Bugün her şey bitmiş değil.. 11 puana rağmen bitmiş değil.. Çünkü Beşiktaş da, Fenerbahçe de, "Güvenilir" futbol oynamıyorlar. Puan kaybedecekleri çok maçı nasıl kazandıklarını gördük. İkinci yarıda kazanamayabilirler. Galatasaray'ın işi, onlara bakmak değil, önündeki yarıda mümkünse her maçını kazanmak olmalı..
Olur mu?.
Mustafa Denizli vakit geçirmeden iyi bir ekip kurarsa.. Birlikte doğru analizler yaparlarsa.. Ara transfer, popülizmle değil, gerçek ihtiyaçlara göre planlanırsa, Galatasaray 17'de 17 yapar. O zaman da neler olur görürüz.
Kadro.. İhtiyaç olan yerler ve derhal gönderilmesi gerekenler konusunda kişisel görüşlerimi yarın yazacağım..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER