Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dün Sabah bizim gazetede okudum. Mustafa Denizli "Ben stoper istemiyorum. Semih'le Hakan'ın yerine Denayer ve Chedjou ile oynayacağım" demiş..
Dediğinden şüphe ederim. Çünkü transfer dönemi, gazetelerin "Sallama" günleridir. Akla gelen gelmeyen herkesi, her takıma transfer ederler, 767 bin 895 transfer haberi yazarlar.. Biri tutarsa, yüzleri kızarmadan başlık atarlar..
"Haber bizde okunur" diye..
Bir gün vakti boş biri çıkacak.. Liste yayınlayacak.. "Yalan da sizde okunur" diyecek, apışıp kalacaklar..
Mustafa Denizli'nin niye böyle bir şey demeyeceğine iki sebepten hükmediyorum..
1- En yakın dostu Fatih Terim, Milli Takımın başında bu yaz Fransa'da Avrupa Şampiyonası'nda olacak. Kimle oynayacak Fatih Hoca, Avrupa Maçlarını.. Kendi takımlarında yedek kalan Türklerle.. Çünkü, Türk futbolunu, Türk insanını zerre düşünmeyen bir popülist Federasyon Başkanı tüm kapıları açtı. En palavra döküntüleri getiren menecerler, milyonlar kazanırken, Milli Takımın gözdeleri yedeğe düştü.
Avrupalı Hocaların umurunda değil.. Ozan'ı oynatmayan ve öldüren Pereira kendi başının derdinde.. Ama Milli Takımın başında hem de iyi görevler yapan Şenol Güneş ve Mustafa Denizli, ülkelerini, milletlerini, Ayyıldızı ve Fatih Terim'i düşünmek zorundalar..
Denayer ve o rezil, o utanç adamı, o sahte futbol oynama kralı Chedjou takımda tutulacak da, Semih ve Hakan Balta tribüne çıkacaksa, Mustafa Denizli'nin aklından şüphe ederim.
Hakan ve Semih'in ölüleri, on Chedjou eder.. Çünkü Hakan ve Semih Galatasaray için can verirler.. Chedjou!. Gerzek tribünleri kandırır, Fener medyasını arkasına alıp.
Senin yönettiğin maçları oturup birlikte izleyelim mi Hocam.. Chedjou'nun nasıl sahtekar oynadığını sana kanıtlayayım, gözüne sokayım mı?.
Onu tutan destekleyen kim?. Fener medyası.. Her maçta, ama her maçta yedirdiği gollere bayılıyorlar ve istiyorlar ki, her maç oynasın.. Her maç yedirsin..
Hakan ve Semih.. Ve de mutlak ama mutlak, sağlam, güvenilir, kapı gibi bir stoper.. Galatasaray'ın ilk ihtiyacı bu..
Son ihtiyacı da sağ bek, Mustafa Hocam..
Galatasaray'ın bir yanda bir milyar borcu, bir yanda tepesinde UEFA Mali Fair Play kuralları var. Bol keseden transfer yapamaz. Az yapacak, mecbur.. O zaman da öz yapacak..
Sağ bekte Sabri var.. Son maçta bakmayın Fener medyasına.. Takımın en iyisi idi, Tarık var.. Hem sağda, hem solda oynuyor üstelik.. Denayer var..
Asıl delik göbekte iken, sağ bek arayan Hocanın aklına şaşarım ben..
Yeni stoper, Hakan, Semih, ortayı kapar.
Sol bekte de Olcan, Carole, gerekirse Hakan.. Orası da acil değil..
İkinci acil yer orta saha Hocam..
Kayseri maçında farkına bile varmadın belki ama, takımı batıran orta sahaydı..
Santra yuvarlığının etrafında sahte koşular yapan ve Galatasaray'a değil, o iğrenç, o rezil o Türk futbolunu batıran istatistiklere oynadığı için hemen yanındakiler dışında kimseye pas vermeyen Chedjou maçın "İyi Pas Kralı" oldu biliyor musunuz!. 60 iyi pas vermiş, bir metre yanındaki ya da gerisindekine.. Yuh olsun!.
Hocalar da bu istatistiklere kandıkları için, uyanıklar, takımlarına değil, istatistiğe oynuyorlar.
İstatistik sistemi iğrenç.. Rezil.. Neden?.
Olcay'ın o nefis pası, Gomez ıska geçseydi, "Kötü pas" diye yazılacaktı Olcay hesabına da ondan.. Van Persie gibi bir adam o müthiş ıskayı geçtiği için Caner'in harika gol pası, "Asist" diye değil, "Kötü pas" diye geçti kayda da ondan..
Bu istatistik nereye götürür futbolu..
"Oyunu geliştiren pas" diye bir şey var mı?. "Gol pası" diye bir şey var mı?.
Kanmayın. "Gol pası" yazılması için pası atanın hüneri değil, topa vuranın becerisi gerek. Vuramadı mı, oluyor "Kötü pas" çünkü..
Bu istatistikleri yasaklatırım ben, federasyon olsam..
Galatasaray'ın ve Milli Takımın kaptanı Selçuk da, oyunu geliştirmeye değil, İstatistiklere oynuyor.. Yanına, geriye, hatta santradan Muslera'ya verdin mi, iyi pas.. Koşan ve kaçan Umut'un önüne atarsan ve Umut yakalayamazsa, kötü pas oluyor çünkü.. Niye istatistiklerini düşürsün, "Akıllı" Selçuk..
Chedjou sahte.. Selçuk uyanık.. Yük kalmış Rodriguez'e.. Çırpındı çocuk oyunda kaldığı sürece bir şeyler yapmak için. Uyanık olmadığı, sahtekarlık yapmadığı için de ağız birliği ile "En kötü oyuncu" ilan edildi. Rodriguez'in kumaşı iyi.. Denizli'nin elinde sabırla "Helva" olacak, koruk o!.
Forvette de bir sahtekar vardı.. Podolski.. "Maç boyu bir şut atsam yeter" diye oynuyor. O şut için kendisini diri tutması lazım. Koşmuyor.. Görevi ileri çıkmak ve akınlara katılmak olan sağ bekine de zerre yardım etmiyor. Ama benim "Analiz" yoksunu medyam, 90 metre ileri geri oynayan ve zerre yardım almayan sağ bek kimse onu idam ediyor. O tek şutu atan Podolski'yi göklere çıkarırken.
Podolski, Galatasaray'da bir tek maç adam gibi oynadı.. Alman Milli Takımı Hocası Löw tribünde otururken.. Çağrılır ve giderse Alman Milli Takımında nasıl deli danalar gibi koştuğunu göreceğiz, bu yaz..
Yasin.. Tam bir felaket.. Geleceğin en büyük umudu idi.. Hamza onu bitirmek için her şeyi yaptı.. Yetmedi.. O da kendini bitirdi. Galatasaray on kişi oynasa daha iyiydi. Hiç değilse boş diye oraya top atan olmazdı. Her topu ezen, adam eksiltmeyi unutan, üstüne üstlük, kendini Messi sanıp bir de egoist oynayan Yasin'i Mustafa Hoca, devre arasında ruhsal tedaviye almalı.. Kazanılmaya değer bir yetenek çünkü..
Şimdi, durumu özetleyelim.
Galatasaray'a ara transferde lazım olanlar..
1- Galatasaray'ın utanç yüzü Melo'nun adının bir daha anılmasını önleyecek bir ön libero.. Donk ile anlaşılmış. Uygundur.
2- Dünya çapında bir stoper.. Verilecek en büyük para ona verilmeli gerekirse.. En iyisi bulunmazsa, sıradan birini almaya gerek yok. Semih, Hakan ve Koray yeterler. Ama Chedjou mutlak gönderilmeli. Kalanlara da ders olur..
3- Çok iyi bir kanat oyuncusu.. Ama çok çok iyi.. Hızlı, atak, adam eksilten ve iyi pas veren..
4- Para kalırsa ve yeterse, çok iyi bir santrfor.. Dünya çapında.. Sanırım yetmez. O zaman Burak, Umut, Sinan ve orada zaten geriye yardımı beklenmediği için bal gibi idare edecek ve Alman Willli takımına girmek için yırtınacak Podolski (Asla kanatta oynatılmamak kaydı ile. Oynadığı kanadı savunmada çökertiyor çünkü.) yeterler..
Gelelim kulübeye.. Denizli'ye bakıyorum. Sıkıntılı anlarda o da kulübeye bakıyor, umutsuz. Kim girecek de maçı kurtaracak?. Kim girerken, arkadaşlarına umut, moral verecek?.
Yedek kaleci sıkıntısı yok. Beklerde de yok.. Orta sahada var.. Bilal tamam.. Hamit iyileşirse tamam. Ya iyileşmezse.. Emre Çolak, Jem Karacan derhal gönderilmeli ki, millet "Var" sanmasın. Orta sahaya bir iyi yedek gerek ki, Selçuk da uyanıklığı bırakıp top oynasın..
Mustafa Denizli az, ama öz adam alırsa, takımı toparlar ve aynen dediği gibi Nisan ayına iddialı girer..
Takımı toparlaması için ama önce, dün yazdık, Teknik Kadroyu bir an önce ve çok çok iyi kurması lazım.. "Padişahım çok yaşa" diyen emir kullarından değil, kellesi pahasına, İkinci Beyazıd'a "Bu kafada gidersen senin için kılıç kuşanmam" diyecek yürek ve inanca sahip Gedik Ahmet Paşalar'dan kurulu bir komuta kademesi yapmalı..
Tarihler o "Çok yaşacı"lardan hiç birine not düşmedi. Ama idam edilen Gedik Ahmet'i "Fatih'in Rüzgar gibi veziri / Otranto Fatihi" diye yazdılar.. Biz de daha ilk okulda adını ezberledik..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER