Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Aşık İhsani, gazeteciliğimizin ilk yıllarının sevgili bir dostuydu. Yıllardır peşinde koşup uğruna koşmalar düzdüğü sevgilisi Güllüşah'a nihayet kavuşmuş, evlenmişlerdi.. 60'ların dünyaca ünlü İlerici Aşık'ı idi.. "Dünyaca Ünlü"yü lafın gelişi söylemiyorum.
Öldüğünde, Fransızların ünlü gazetesi Le Monde (Dünya) aynen şöyle yazmıştı..
"... İhsani ile söz konusu olan başka şey. Bunu söylerken Bob Dylan'ı, Joan Baez'i, Gospels'in politik olmuş kara derili şarkılarını düşünüyorum. Ray Charles'ın ya da Johnny Hallyday'in çığlık türküsü, Charlie Mingus'un yakarı türküsü, Bob Dylan ya da Joan Baez'in yakınma türküsü, Leo Ferre, Georges Brassens'in taşlama türküleri, İhsani sözlerindeki şiddetle karşılaştırıldıklarında adeta çekingen kalırlar. Yalnızca Vietnam Savaşı'na karşı koyan dünya ozanlarında görülen açık sözlü sertlik, İhsani şiirinin ilk göze çarpan özelliğidir. İhsani bu öfkeyi, bu sertliği halkına karşı olan her şeyi yermekte kullanıyor. Kibarlar belki bu tondan inciniyorlar ama bu akım, bu hakaret rayına oturmuştur..."
İhsani'nin mukayese edildiklerine bakar mısınız?.
Uygun bir günde yazacağım, Sunay Akın'ın son muhteşem şovunun ana fikri "Hafızası olmayan milletler yok olmaya mahkumdur"du. Sunay, kimleri, neleri unuttuğumu anlattı acı acı.. İşte bu İhsani'yi bugün kaç kişi bilir, dersiniz..
Ben İhsani'yi yılbaşı öncesi bir haberi okurken hatırladım. Çaycuma Milli Eğitim Müdürü okullara bir yazı göndermişti.. Diyordu ki.
"Milli kültürümüzle, milli ve dini değerlerimizle hiç bir ilgisi olmayan yılbaşı kutlamaları çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi kültürümüze ve değerlerimize yabancılaşmalarına, yozlaşmaya, başka milletlerin değerlerini benimsemelerine, milli ve manevi değerlerimizden uzaklaşmalarına yol açmaktadır. Ayrıca Türk milli eğitiminin temel amaç ve hedefleri ile de bağdaşmamaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, okullarımızda yılbaşı kutlaması, yeni yıl eğlencesi ve bu amaca hizmet edecek hiç bir etkinlik yapılmaması, velilerimizden ve öğrencilerimizden kutlama amacıyla her hangi bir talepte bulunulmaması, yeni yıl kutlamalarını çağrıştıracak süsleme ve semboller kullanılmaması, özellikle bu amaca yönelik eğitim öğretimin aksatılmaması, ortaokul ve liselerde öğrencilerimizin, yılbaşı kutlamanın milli ve dini bakımından sakıncaları ile ilgili bilgilendirilmesi hususunda gereğini önemle rica ederim."
Irkları, milletleri, dinleri, inançları, mezhepleri ne olursa olsun, tüm insanları sadece insan oldukları için bir araya getiren belki de tek güne, bir Milli Eğitim Müdürü'nün devlet emriyle yasak koyması kanımı dondurdu. Kişisel fikri öyle olabilirdi Müdürün.. Başkaları da var öyle düşünen.. Herkes düşüncesinde serbest.. Ama düşüncesini başkalarına zorlama ile kabul ettirme hakkı, hele Laik ve Demokratik Türkiyem'de kimsede yok.. O müdür bey, bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nın, Hıristiyan vatandaşların Noel, Yahudi vatandaşların Hanuka bayramlarını kutladığından haberdar değil mi?.
Her gün bölünen, kamplara ayrılan bir dünya, bir bölge, bir ülkede yaşarken, sadece "İnsan" olduğumuz için bizi birleştiren tek günü yasaklamaya kalkan o durumdan vazife çıkarma meraklısı müdür işte hatırlattı bana İhsani'nin Baş Müdür Bey dizelerini..
İhsani "Baş Müdür Bey" şiirini İş ve İşçi Bulma Kurumu Müdürü için yazmıştı aslında.. Ama her devirde benzeri her müdür için geçerliydi, sözcükleri..
Şöyle haykırıyordu İhsani..
"Öyle deme baş müdür bey,
İnsanım kafi değil mi?
Fikrim ayrı olabilir,
İnsanım kafi değil mi baş müdür bey?
Irkım ayrı olabilir,
İnsanım kafi değil mi baş müdür bey?
Bu nedir hey..."
"İnsanım kafi değil mi" bir dünya sloganı oldu, gene Le Monde sayesinde.. Gazete, Fransızcaya çevrilen Baş Müdür Bey şiirini, "Je suis un homme, ce n'est pas assez /İnsanım kafi değil mi" başlığıyla yayınlamıştı..
"İnsanım kafi değil mi?."
Irkçılık, mezhepçilik başta tarih boyu kıyımlara sebep olmuş, her türlü ayrımcılığa karşı çıkmanın, bir olmayı, birlik olmayı, insan olmayı öğretir bu üç sözcüklü soru..
"İnsanım kafi değil mi?."
İhsani'den kaptım o cümleleri ve hayatıma yön veren ilkelerin tepesine koydum..
Meraklı okurlar için şiirin gerisini de ekleyeyim..

"Bu kaçıncı, geliyorum,
Boştayım iş diliyorum.
Torpilim yok biliyorum.
İnsanım kafi değil mi baş müdür bey?
Bu nedir hey...
Osman iş görmüyor dense,
Ses çıkmaz milyonlar yense,
O senin yakının, bense
İnsanım kafi değil mi baş müdür bey?
Bu nedir hey..."
Türküyü, İhsani'nin sesinden dinlemek isterseniz, You Tube'da "Aşık İhsani Baş Müdür Bey" yazın yeter.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER